Çünkü o asi idi ve adadan kesinlikle kurtulmak istiyordu.Látszik rajta, hogy mindenáron el akarja hagyni a szigetet.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Julie megharagszik rá és el akar tőle válni.
Rollins hareketten kurtulmak için ringin dışına çıktı.Romain Rolland távol tartotta magát a vitától.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Näin vaunuilla oli ensimmäisen kerran mahdollista onnistua taistelussa.
Eğer bu inancın etrafında birleşirlerse, Rus zulmünden kurtulmak da mümkün olacaktı.Jos tämä suunnitelma epäonnistuisi, liittoumaan taivuteltaisiin mukaan myös Japani.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Η επιβίωση είναι κακό όταν απαιτεί να υπάρχεις σε μια κατάσταση κακομοιριάς.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Θέλει να ξεφύγει από αυτό που το ενοχλεί.
En iyisi onlardan kurtulmak.Καλό είναι αυτό να αποφεύγεται.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Men man kan ikke undgå konsekvenserne af at undvige virkeligheden.
Kalabalık kurtulmak için kapılara hücum ettiğinde çıkışların kilitlendiğinden dışarı çıkamadı.Hun havde blokeret udgangene, så børnene ikke kunne slippe ud.
Kendisi de annesinden kurtulmak istemektedir.Naturligvis savner hun også sin mor.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.Hermia og Lysander bestemmer seg for å flykte, først ut i skogen.
En iyisi onlardan kurtulmak.Mereka bisa lolos.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Ia tidak malu menjumpai aku di dalam penjara.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Lần đầu do ông đã đánh lại một tên lính coi tù để giải thoát cho chính trị vượt ngục.
Her gün 10 çocuk bu vakıf sayesinde kurtulmaktadır.Hàng năm có khoảng 100 nhà khoa học được trao giải này.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Khử từ thực hiện khi từ hóa dư ở đó là không mong muốn.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Vì vậy Thánh Tông có ý ghét ông và có ý muốn hại ông.
Fidye yoluyla esirlikten kurtulmak için İslam Peygamberinden yardım istedi.あなた方の預言者ムハンマドは人類を救うために何をしたのですか」と応じたという。
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.災いから逃れる方法はただ一つ。
Her gün 10 çocuk bu vakıf sayesinde kurtulmaktadır.毎年10都市のみがこの賞を得ている。
“Çünkü” dedi Nicolich, “Buradan kurtulmak bize kaldı.”千尋には「私たちが見捨てたら、小野ちゃん死んじゃうんじゃないかな」とまで言われている。
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.ウェルズはキューバの経済的困窮を緩和するため、新たな通商条約の締結を提案した。
Almanya'nın 1990'da birleşmesinden sonra, takım kötü anılan geçmişinden kurtulmak için FC Berlin adını aldı.1990年のドイツ再統一後、クラブはシュタージとの繋がりや過去の記憶と決別する為「FCベルリン」と改称した。
Orada kazadan kurtulmak için Neptün'e vermiş olduğu yemini hatırlar.そのことが発覚した結果、殺されかけたことでネプテューヌと合流することになる。
Kurtulmak için kullanılan nesneler物による対処法
Kurtulmak için kullanılabilecek kelimeler言葉による対処法
Jackson buna ek olarak "Ben sadece ailemden, evimden, babamın iktidarından kurtulmak istemiştim.她后来评论道:「我只是想离开我的家庭,摆脱我父亲的控制。
“Çünkü” dedi Nicolich, “Buradan kurtulmak bize kaldı.”“因为这意味着,”妮可里奇表示,“我们打算靠自己离开这里。
Bu yazılara göre Sokrates idam cezasından kurtulmak için hapisten kaçmayı reddeder.在對話中,蘇格拉底拒絕從監獄中逃脫以避開死刑。
Hakikattede tebdil-i ahlaktan murad evsâf-ı beşeriyetten kurtulmaktır.廢除守護上杉房能而造成下克上的結果(永正之亂)。
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.女孩鼓起勇氣選擇了出走。
Bottini içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için Enrico'nun kardeşi Giovanni'yi Enrico'nun yerine geçirir.必要時就讓成田長親代替我吧。
Bu sıkıntıdan bir an önce kurtulmak için teklifi kabul ettiler.他们劝他立即停止这场闹剧。
En iyisi onlardan kurtulmak.因此我們可以逃脫。
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.이 전투는 구스타브를 독일의 상황과 함께 대처하는 데 자유롭게 놓은 알트마르크 조약으로 이끌었다.
11 yaşındayken, utangaçlığından kurtulmak için Paisley Sanat Merkezi'nin gençlik tiyatro programına katıldı.12살이 되자, 청소년 극장에서 연극 《벅시 말론》의 한 역할을 맡아 연기했다.
Siberadamlardan kurtulmak için gezegeni havaya uçurmak dışında başka bir yol yoktur.비주맥스 장비 이외에 교정을 위한 다른 장비가 필요 없다.
Bu fobiden muzdarip olanlar, yüksek ses kaynağından kurtulmak için endişeli hale gelirler.이 주파수를 느끼는 청소년은 불쾌감 때문에 해당 공간을 떠나 멀리 달아난다.
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.מילותיה האחרונות של הילד היו לברוח ולשרוד.
Kendisi de annesinden kurtulmak istemektedir.הוא לא רצה לאכזב את אמו.
Hareket etmek, hızla bir yere gitmek, gidiş, yerinde duramamak, kaçarak kurtulmak.הדבר נעשה כדי לנוע מהר יותר, להימלט מטורפים או לתפוס טרף.
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.מיד לאחר מכן חתם גומבוש על הסכם סחר עם גרמניה שסייע מאוד לכלכלתה של הונגריה בשנות השפל הגדול.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.שונא את אחיו ומנסה להיפטר ממנו.
Bu yüzden Timur, fillerden kurtulmak için bir hile düşündü.רו נאלץ לצאת לבדו לחפש את הפיל נפיל.
Bu yüzden onu ilgilendiren tek şey, Prens'ten ne şekilde olursa olsun, kurtulmaktır.כי כל סמכות שנטל לעצמו הנסיך נגרעה מהם.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.ייתכן ויידרש הליך פולשני כדי למנוע החרפה של המצב.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.לא קל להשתחרר מהרגלים רעים.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.לא קל להיפטר מהרגלים רעים.
En iyisi onlardan kurtulmak.Трябва да се отърват от тях.
Váli'nin kaderinde Ragnarök'den sağ kurtulmak vardır.В битка при Гюргево се решава съдбата на Влахия.
Bakteri sporlarından kurtulmak için bir yöntem geliştirdi ve bu yöntemin adı da ‘Tyndalizasyon’ oldu.Razvio je metodu za treniranje nogometa koja se zove po njemu, Coerverova metoda.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Na taj način se može spriječiti da ne dolazi do nikakvog ispuštanja onečišćenja u okoliš.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Cieľom je odstránenie chudoby.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.Hermia a jej milý, Lysander, sa rozhodnú počas noci utiecť do neďalekého lesa.
Film bu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.Film opisuje jeho boj o prežitie a snahu zachrániť ho.
Oradan kaçıp kurtulmak isteyen Manon elinde bulunan mücevherleri Geronte'nin önünde elinden düşürür.Tej pri pokuse o útek vypadnú šperky a spadnú priamo ku Gerontovým nohám.
Kısaca parantezlerden kurtulmak için yapmışlardır.Aj tak robili, s cieľom získať spravodlivejšie platy.
Herkes durumun büyüsünden kurtulmak istiyordu."Pravdou bolo, že sa chcel dostať z tejto honby za kariérou“.
Sultan, veba salgınından kurtulmak ümidiyle kadınların sokağa çıkmasını yasakladı.Úrady dokonca v snahe zabrániť šíreniu chorôb zakázali ľuďom pľuť na uliciach.