Fumimaro Konoe ve askeri hiyerarşi, Matsuoka'dan kurtulmak için dolap çevirdi.Konoye finì per appoggiarsi alle gerarchie militari per liberarsi di Matsuoka.
İçimde, kurtulmak istediğim bir sürü şey vardı.Ho molta aggressività dentro di me che necessita di uscire.
Benden kurtulmak mı istiyorsun?Ты хочешь от меня избавиться?
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Чтобы заткнуть Питера, ему дают приглашение на свадьбу дочери Дона.
Bu yazılara göre Sokrates idam cezasından kurtulmak için hapisten kaçmayı reddeder.В этом диалоге Сократ отказывается предпринимать побег из тюрьмы для спасения жизни.
En iyisi onlardan kurtulmak.Необходимо избавиться от них.
Ondan sadece kurnazlık sayesinde kurtulmak mümkündür.Избавиться от него удалось только хитростью.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Муж разлюбил и хочет избавиться от неё.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Тем не менее, многие боевики хуту бежали на запад, подальше от границы.
Bundan kurtulmak için çabalamış ancak bağımlılığı üstün gelmiştir.Они не добились ничего, кроме выживания, но были вполне этим удовлетворены.
Hiç sevmediği, hatta nefret ettiği kocasıyla aç kalmamak ve sokaklardan kurtulmak için mecburen evlenmiştir.Мужа ещё до свадьбы она ненавидела и ни за что не хотела выходить за него замуж.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.В первый раз он убивает налётчика, пытавшегося его ограбить.
Jackson buna ek olarak "Ben sadece ailemden, evimden, babamın iktidarından kurtulmak istemiştim.ووأضافت جاكسون موضحا إلى هذا (فانا أريد فقط أن أتخلص من عائلتي ومنزلي وسيطرة والدي .
Buna ek olarak, tüm ailelerin kırımdan kurtulmak için İslam'a dönüşmesi vakaları da vardı.بالإضافة إلى ذلك، كانت هناك حالات أسر بأكملها تتحول إلى الإسلام للنجاة من الإبادة الجماعية.
Egodan kurtulmak, insanın sadece kendini arındırması değil, aynı zamanda insani tüm değerlere sahip olmasıdır.ففي حالا اهانتهم فانهم لاييخسرون الشعور بكرامتهم فقط بل بكرامة غيرهم أيضا.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.أن يتخلوا : المراد من التخلي قضاء الحاجة .
Moses Abulafia, işkenceden kurtulmak için Müslümanlığı seçti.Moses Abulafia se tornou muçulmano para escapar da tortura.
En iyisi onlardan kurtulmak.É melhor fugir dele.
“Çünkü” dedi Nicolich, “Buradan kurtulmak bize kaldı.”Nicolich disse: "Porque isso significa que vamos sair daqui por conta própria".
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Para livrar-se de Peter, um convite para o casamento da filha de Don é enviado a ele.
Bunun üzerine Edge, "DX'ten kurtulmak" için Randy Orton'a yaklaştı ve ona güçlerini birleştirmeyi teklif etti.Isso levou a Edge a oferecer a Randy Orton uma aliança para "se livrar da DX".
Atabeg rütbesine sahip Selçuklu komutanı da tuzaktan kurtulmak için savaşırken öldürülmüştür.O comandante seljúcida, que tinha o título de atabegue, foi morto quando tentava escapar da armadilha.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Isto marcou pela primeira vez que uma Cervélo foi montada para vencer um Tour.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Eliminação da pobreza.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Ela se apieda dele e o insulta.
En iyisi onlardan kurtulmak.Ze weten te ontkomen.
Film bu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.De film laat de moeilijkheden zien die hij moest overwinnen.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Vermijdingsgedrag is het ontlopen van situaties waarin de angst tot uiting zou kunnen komen.
Ondan kurtulmak için de ayakkabıları, giysileri ters giymek gerekir.Om hun voeten niet te laten bevriezen, moesten ze hun schoenen 's nachts uitdoen.
Ondan sadece kurnazlık sayesinde kurtulmak mümkündür.Opnieuw weet hij door slimheid te ontkomen.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.Hermia en haar geliefde Lysander besluiten daarop te vluchten, bij nacht, door het bos.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Ze is verlost van de armoede.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Het was de eerste maal dat een wandelaar stierf tijdens de tocht zelf.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Toch wist een groot deel van de uitbrekende troepen naar het westen te vluchten.
Aile bireyleri bu lanetli durumdan kurtulmak için boşuna çırpınırlar.En niemand weet hoe ze van de vloek af moeten komen...
CJ, Cesar'ın dediğini yapar ve birlikte kurtulmak için The Truth sayesinde San Fierro'ya kaçarlar.Voordat CJ naar San Fierro gaat, gaat hij langs bij The Truth om de wiet op te halen.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Hierdoor voelt hij zich vernederd en probeert haar te vermoorden.
Ondan kurtulmak mı istiyorsunuz?Wilt u van hem af?
En iyisi onlardan kurtulmak.Najlepiej unikać ślubów.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Jeżeli lękacie się ubóstwa.
Herkes durumun büyüsünden kurtulmak istiyordu."Niech każdy próbuje wyjść z tej pułapki...”
Cadıların Cadısı, İngiltere'deki tüm çocuklardan kurtulmak için korkunç bir plan yapar.Pojken råkar tjuvlyssna på mötet och får då veta häxornas hemska planer på att döda alla barn i England.
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.Gömbös slöt ett omfattande handelsavtal med Tyskland vilket kom att förbättra Ungerns svaga ekonomi.
Kolayca sudan yükselebilmesine rağmen tehlikeden kurtulmak için uçmakta ziyade dalmayı tercih ederler.Den föredrar att fly från faror genom att dyka framför att flyga, även om den lätt kan lyfta från vattnet.
Bu yüzden ondan kurtulmak için ilk şart evi temiz tutmaktır.Для неї це єдиний спосіб остаточно вирватися з виправного будинку.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Проте, багато бойовиків хуту бігли на захід, подалі від кордону.
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.«Коли людина є слабка, то вона ховається.
Kendisi de annesinden kurtulmak istemektedir.А вона просто хоче, щоб мама була щаслива.
Ondan kurtulmak için de ayakkabıları, giysileri ters giymek gerekir.Stačí když mi koupíš boty a oblek.
En iyisi onlardan kurtulmak.Zbavte se jich.
Hareket etmek, hızla bir yere gitmek, gidiş, yerinde duramamak, kaçarak kurtulmak.Ale kam jít, co dělat, jak se zachránit a dostat se ven?
İçimde, kurtulmak istediğim bir sürü şey vardı.Já jsem měl něco, co tobě scházelo.
İkili, birlikte bu yüzen hapishaneden kurtulmak amacıyla çalışmalara başlarlar.Oběma se společně podaří probít se z nacistického vězení.
Kalabalık kurtulmak için kapılara hücum ettiğinde çıkışların kilitlendiğinden dışarı çıkamadı.Vybrali jsme z něho cihly a aby nám tam nemohl nikdo vlézt, vyplnili jsme jimi okna.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.A fost pentru prima dată când au mers cu un tren public.
Kolayca sudan yükselebilmesine rağmen tehlikeden kurtulmak için uçmakta ziyade dalmayı tercih ederler.În fața unui posibil pericol, scapă fugind, mai degrabă decât zburând.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Eradicarea sărăciei.
En iyisi onlardan kurtulmak.Rendre mind megszökdöstek mellőle.
Kendisi de annesinden kurtulmak istemektedir.Másrészt pedig meg akar szabadulni az apjától.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.És van, hogy egyszerűen csak meg akarjuk kímélni magunkat a szégyentől.