Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulmak ile cümle

kurtulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.Kemudian ia membawa mereka keluar dan berkata, "Tuan-tuan, apa harus saya lakukan supaya saya diselamatkan?
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.저희를 데리고 나가 가로되 선생들아 내가 어떻게 하여야 구원을 얻으리이까 하거늘
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.Og han førte dem udenfor og sagde: "Herrer! hvad skal jeg gøre, for at jeg kan blive frelst?"
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.Og han førte dem utenfor og sa: Herrer! hvad skal jeg gjøre for å bli frelst?
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.poi li condusse fuori e disse: «Signori, cosa devo fare per esser salvato?»
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.Sacándolos afuera, les dijo: --Señores, ¿qué debo hacer para ser salvo
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.und führte sie heraus und sprach: Liebe Herren, was soll ich tun, daß ich selig werde?
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.και εκβαλων αυτους εξω, ειπε Κυριοι, τι πρεπει να καμω δια να σωθω;
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.а, вивівши їх геть, каже: Добродії, що менї робити, щоб спастись?
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.и, выведя их вон, сказал: государи мои ! чтомне делать, чтобы спастись?
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.И говориха Господнето учение на него и на всички, които бяха в дома му.
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.ויוציאם החוצה ויאמר אדני מה עלי לעשות למען אושע׃
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.‎ثم اخرجهما وقال يا سيدي ماذا ينبغي ان افعل لكي اخلص‎.
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.又 領 他 們 出 來 、 說 、 二 位 先 生 、 我 當 怎 樣 行 纔 可 以 得 救
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.又 領 他 們出來 、 說 、 二 位 先生 、 我當怎樣 行 纔 可以 得救
Onu bir bahane olarak kullanarak ondan kurtulmak için çalışıyordun, demi?Ai incercat sa scapi de ea folosind asta ca scuza, nu-i asa?
Onu bir bahane olarak kullanarak ondan kurtulmak için çalışıyordun, demi?Du hast versucht sie loszuwerden <br />indem du das als Entschuldigung benutzt, stimmts?
Onu bir bahane olarak kullanarak ondan kurtulmak için çalışıyordun, demi?Kamu berusaha menyingkirkan dia menggunakan ini sebagai alasan, iya kan?
Onu bir bahane olarak kullanarak ondan kurtulmak için çalışıyordun, demi?Próbowałeś użyć tego jako pretekstu, tak?
Onu bir bahane olarak kullanarak ondan kurtulmak için çalışıyordun, demi?Stavi cercando di sbarazzarti di lei usando questo come una scusa, vero?
Onu bir bahane olarak kullanarak ondan kurtulmak için çalışıyordun, demi?Tu essayais de l'avoir en utilisant ça comme excuse ?
Onu bir bahane olarak kullanarak ondan kurtulmak için çalışıyordun, demi?Προσπαθούσες να την ξεφορτωθείς χρησιμοποιόντας αυτό ως αφορμή, σωστά;
Onu bir bahane olarak kullanarak ondan kurtulmak için çalışıyordun, demi?Ты пытался от нее отделаться, используя это
Orada mutlu olacakmışım gibi bir his var içimde. Niye herkes benden kurtulmak istiyor?みんな あたしが邪魔なのよ
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Consegui avaliar num instante, no meio dos destroços, por onde escapar.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Enseguida me di cuenta de cómo usar los escombros para salir de ahí.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Jag kunde ögonblickligen se hur jag skulle klara mig genom spillrorna.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Jeg kunne hurtigt se, hvordan jeg skulle undgå vragresterne.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Pystyin pelastautumaan hetkessä- -ja pakenemaan rojun keskeltä.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Sono riuscito a valutare l'esatto istante per uscirne vivo correndo fra le macerie.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.W jednej chwili oszacowałem, w którą stronę uciekać.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Μπόρεσα να αξιολογήσω άμεσα πού να πατήσω για να ξεφύγω.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Я сразу сумел понять, куда надо бежать, чтобы выбраться оттуда.
Örneğin Alman roket koleksiyonundan kurtulmak zordur.Es ist beispielsweise schwer, sich von der Sammlung deutscher Raketen zu lösen.
Örneğin Alman roket koleksiyonundan kurtulmak zordur.Il est par exemple difficile de s'éloigner de leur collection de fusées allemandes.
Örneğin Alman roket koleksiyonundan kurtulmak zordur.Například je těžké odtrhnout se od kolekce německých raket.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.D'altro canto, se offri la tangente, e l'officiale è disonesto, hai l'enorme ricompensa di scamparla.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.반면에, 만약 당신이 뇌물을 제공했고 또한 경찰관이 부정하다면 당신은 혐의에서 벗어나는 큰 성과를 거두죠.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.Por otro lado, si intentas sobornarlo y el policía es deshonesto, consigues la gran recompensa de irte libre.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.Z drugiej strony, ryzykując i trafiając na łapówkarza, mnóstwo zyskujemy.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.С другой стороны, если вы предложите взятку, и полицейский окажется нечестным, то наградой вам будет свобода.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.מצד שני, אם תציעו את השוחד, אם השוטר הוא מושחת, תשיגו רווח עצום ותצאו לחופשי.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.ومن الناحية الأخرى، إذا عرضت الرشوة، فاذا كان رجل الشرطة غير نزيه، فستدفع مكافأة ضخمة لتذهب حراً.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.警官が不正だったら 通過できるという大きな利得を手に入れる 警官が公正だったら 賄賂で逮捕されるという
Öyleyse birinci yapmamız gereken şey bundan kurtulmak olabilir.이것을 해결하기 위해 먼저 해야할 일은
Paydadaki köklü sayıdan kurtulmak istiyorsanız, bunu 10'un karekökü bölü 10'un karekökü ile çarpabilirsiniz. -만약에 분모에 있는 무리수를 없애고 싶다면 분자와 분모에 모두 제곱근 10을 곱해주면 되겠죠?
Paydadaki köklü sayıdan kurtulmak istiyorsanız, bunu 10'un karekökü bölü 10'un karekökü ile çarpabilirsiniz. -Hvis vi vil af med kvadratroden i nævneren, kan vi gange det med kvadratroden af 10 over kvadratroden af 10.
Paydadaki köklü sayıdan kurtulmak istiyorsanız, bunu 10'un karekökü bölü 10'un karekökü ile çarpabilirsiniz. -Tedy vlastně vynásobit odmocninou z 10 lomenou další odmocninou z 10.
Paydadaki köklü sayıdan kurtulmak istiyorsanız, bunu 10'un karekökü bölü 10'un karekökü ile çarpabilirsiniz. -اذا اردتم التخلص من الجذر في المقام فيمكنكم ان تضربوا بالجذر التربيعي لـ 10/ الجذر التربيعي لـ 10، اليس كذلك؟
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Ci doar de aceasta.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Csak ezt az egyet akarjuk elkapni.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Je wil alleen deze weg.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.그냥 이 한 종류만 없애야죠.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Man vil kun have ram på denne ene.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Vogliamo prendere solo questo.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Vous voulez seulement avoir celui-là.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Wir wollen nur dieses eine loswerden.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.А позбутися лише одного.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Мы должны избавиться только от комаров.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Само този вид.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod