Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.E ela está a reconhecer os perigos da mortalidade e porque é que ela deveria separar-se da mortalidade.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Ella está reconociendo los peligros de la muerte y por qué debería escaparse de la mortalidad.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Et elle reconnaît les dangers de la mortalité et pourquoi elle devrait s'éloigner de la mortalité.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.그리고 그녀가 인간스러움의 위험들을 인식하고 있었던 것과 왜 그녀가 인습에 사로잡히지 말았어야 했는지를 보여주고 있어요.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Og hun indser farerne ved mortalitet og hvorfor hun skal væk fra mortalitet.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Şi recunoaşte pericolele mortalităţii şi de ce ar trebui să se rupă de mortalitate.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Và bà đang nhận ra mối nguy hiểm của sự trần tục và tại sao bà cần thoát khỏi sự trần tục.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Zaczyna sobie uświadamiać zagrożenia wynikające ze śmiertelności i to, dlaczego powinna się od niej uwolnić.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Και αναγνωρίζει τους φόβους της θνητότητας και γιατί πρέπει να απομακρυνθεί από τη θνητότητα.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Вона усвідомлює небезпеку смертності, і розуміє, чому її слід уникнути.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.И признава опасностите от смъртността и защо трябва да се откопчи от смъртността.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Она осознает опасности смерности и почему ей следует избежать смертности.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.והיא מזהה את הסכנות של התמותה ולמה עליה להתנתק מתמותה.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.لقد بدأت تستوعب مخاطر البشرية الفانية ولماذا يتعين عليها الإفلات منها.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.なぜそれを排除すべきかを悟ります いいですか 私にとっては
Önce km/sn'ye çevirelim. Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz. Bunu yapmanın en iyi yolu şudur:1.0 m/s^2
Önce km/sn'ye çevirelim. Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz. Bunu yapmanın en iyi yolu şudur:Pokud to tak vynásobíme, kilometry se vykrátí a zůstane nám 280 krát 1 krát 1000 děleno 3600,
Önce km/sn'ye çevirelim. Buradaki saatten kurtulmak istiyoruz.Les moteurs sont capable de delivrer une acceleration constante.
Ondan kurtulmak için denklemin iki tarafına da 3 ekleyebiliriz. . .양변에 3을 더해서 -3을 없애 봅시다. 이 식에 3을 더하면
Ondan kurtulmak için denklemin iki tarafına da 3 ekleyebiliriz. . .Abychom se zbavili záporné trojky, můžeme přičíst 3 k oběma stranám této rovnice.
Ondan kurtulmak için denklemin iki tarafına da 3 ekleyebiliriz. . .Aby się pozbyć niechcianego członu możemy dodać 3 do obu stron równania
Ondan kurtulmak için denklemin iki tarafına da 3 ekleyebiliriz. . .Aby sme sa zbavili zápornej trojky, môžeme pričítať 3 k obom stranám tejto rovnice.
Ondan kurtulmak için denklemin iki tarafına da 3 ekleyebiliriz. . .Para livrar-se da seção indesejada podemos adicionar 3 ambos os lados da equação
Ondan kurtulmak için denklemin iki tarafına da 3 ekleyebiliriz. . .Vi kan lægge 3 til på begge sider af ligningen for at komme af med dem. .
Ondan kurtulmak için denklemin iki tarafına da 3 ekleyebiliriz. . .И така, за да се освободим от него, можем да добавим 3 от двете страни на уравнението.
Ondan kurtulmak istediğimi kim söyledi?Chi ti dice che voglia liberarmene?
Ondan kurtulmak istediğimi kim söyledi?"Wer hat was von loswerden gesagt?"
Ondan kurtulmak istiyorum.Je veux en être débarrassée. (M) :
Ondan kurtulmak istiyorum.Me quiero deshacer de ella.
Ondan kurtulmak istiyorum.Voglio liberamente.
Ondan kurtulmam için Viktor'u baştan çıkarmam gerekebilir.Ich muss Viktor vielleicht verführen, um ihn aus dem Rennen zu schlagen.
Ondan kurtulmam için Viktor'u baştan çıkarmam gerekebilir.Ich muss Viktor vielleicht verführen, um ihn aus dem Rennen zu schlagen.
Ondan kurtulmam için Viktor'u baştan çıkarmam gerekebilir.Il me faut séduire Victor pour m'en débarrasser !
Ondan kurtulmam için Viktor'u baştan çıkarmam gerekebilir.Joudun ehkä viettelemään Viktorin, jotta saan hänet pois tieltä.
Ondan kurtulmam için Viktor'u baştan çıkarmam gerekebilir.S-ar putea sã-l seduc pe Viktor ca sã scap de el.
Ondan kurtulmam için Viktor'u baştan çıkarmam gerekebilir.Voy a tener que seducir a Viktor para librarme de él.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Apa pun dia, Anda tidak bisa menyingkirkannya bawah minggu.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Ať je, nemůžete se ho zbavit za týden.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Bármi is van, nem tudsz megszabadulni tőle a héten.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Bất cứ điều gì anh ta, bạn không thể thoát khỏi anh ta theo tuần.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Cokolwiek jest, nie można się go pozbyć w tygodniu.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Mitä tahansa hän on, et voi päästä eroon hänestä alle viikon.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Nech je, nemôžete sa ho zbaviť za týždeň.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Oricare ar fi el, nu poţi scăpa de el în cadrul săptămânii.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Qualunque cosa egli è, non è possibile sbarazzarsi di lui sotto la settimana.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Quoi qu'il soit, vous ne pouvez pas vous débarrasser de lui dans la semaine.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Sea lo que sea, no puede deshacerse de él en la semana.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Tudo o que ele é, você não pode se livrar dele sob a semana.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Vad han än är, kan du inte få bli av med honom under veckan.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Was auch immer er ist, können Sie nicht, ihn loszuwerden unter der Woche.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Wat hij ook is, kun je niet van hem af onder de week.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Όποια και αν είναι, δεν μπορείτε να τον ξεφορτωθεί στο πλαίσιο της εβδομάδας.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Каквото и да е, не можете да се отървем от него в рамките на седмица.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Что бы он ни есть, вы не можете избавиться от него в неделю.
O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.Що б він не є, ви не можете позбавитися від нього на тиждень.
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.a vyvedúc ich von povedal: Pánovia, čo mám činiť, aby som bol spasený?
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.A wywiódłszy je z więzienia, rzekł: Panowie! co mam czynić, abym był zbawiony?
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.Daarop bracht hij hen naar buiten en vroeg: "Heren, wat moet ik doen om gered te worden?"
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.Därefter förde han ut dem och sade: »I herrar, vad skall jag göra för att bliva frälst?»
Onları dışarı çıkararak, ‹‹Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?›› diye sordu.Ðoạn , đưa hai người ra ngoài , mà hỏi rằng : Các chúa ơi , tôi phải làm_chi cho được cứu_rỗi ?