Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Det blev du bara för att komma bort från familjeföretaget.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Det gjorde du kun for at komme væk fra familiefirmaet.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Je hebt het slechts gedaan om weg te komen van het familiebedrijf.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Kau hanya melakukannya untuk menjauh dari bisnis keluarga.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Lo Hiciste sólo para alejarte de la empresa familiar.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Tehát azért csináltad, hogy távol legyél a családi vállalkozástól?
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Το έκανες μόνο για να ξεφύγεις απ'την οικογενειακή επιχείρηση;
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Вие не само, за да се измъкне от семейния бизнес.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Но единствената причина е била да си по-далеч от семейния бизнес.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.הסיבה היחידה שהתנדבת .היתה לברוח מהעסק המשפחתי
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.لكن السبب الوحيد لقيامك بذلك هو الهروب من شركة العائلة
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Aber sie fanden auch einen neuen Weg der Hitze aus dem Weg zugehen: Eis-Jacken.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Ale vynalezly novinku, jak vedro přežít: ledové bundy.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Dar au găsit și o metodă inedită de a lupta împotriva căldurii: jachetele cu gheață.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Ils ont aussi trouvé un moyen innovant de rouler dans la grande chaleur : la veste réfrigérée.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Pero también encontraron una forma novedosa para eludir el calor: chaquetas de nieve.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Βρήκαν όμως και έναν έξοχο τρόπο για να τα καταφέρουν με τη ζέστη: μπουφάν πάγου.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Помимо этого, они придумали оригинальный способ борьбы с жарой: ледяные куртки.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.A fost însă o țară care a reușit să scape sau să stea deoparte de acest cerc vicios.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.C'è stato però un paese che è riuscito a sfuggire o rimanere fuori da questo circolo vizioso.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Det fanns dock ett land som lyckades fly eller hålla sig borta från den cykeln.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Er was echter één land dat is kunnen ontsnappen of wegblijven uit die vicieuze cirkel.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Es gab jedoch ein Land das fliehen oder sich fernhalten konnte von diesem Teufelskreis.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Houve, no entanto, um país que conseguiu escapar ou manter-se à margem desse ciclo vicioso.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Il y a un pays pourtant qui a réussi a s'echapper ou à se tenir a l'écart de ce cercle vicieux.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Jedna země však byla schopna uniknout, nebo zůstat stranou tohoto začarovaného kruhu.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.그러나 단 하나의 국가만은 그러한 악순환으로부터 벗어났거나 멀어져 있을 수 있었는데요,
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Mặc dù vậy, có một đất nước mà người dân có thể né tránh hoặc bỏ trốn khỏi vòng luẩn quẩn.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Napriek tomu, našla sa krajina, ktorá bola schopná uniknúť alebo nezúčastňovať sa tohto začarovaného kruhu.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Sin embargo hubo un país que pudo escapar, alejarse, de ese círculo vicioso.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Tetapi ada satu negara yang berhasil lolos dari siklus setan tersebut.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Tylko jeden kraj, zdołał się wydostać, lub trzymać się zdala tego błędnego koła.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Volt mégis egy ország ami képes volt kimenekülni vagy kimaradni ebből az ördögi körből.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Υπήρξε ωστόσο μία χώρα που μπόρεσε να ξεφύγει και να μείνει έξω από αυτόν τον φαύλο κύκλο.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Втім, була одна країна, яка змогла уникнути цього або залишилась поза цим зачарованим колом.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Има една държава, която успя да избяга или да остане настрана от този порочен кръг.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Хотя, была одна страна, которая смогла избежать или остаться в стороне от этого замкнутого круга.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.למרות זאת הייתה מדינה אחת שהצליחה להימנע מאותו מעגל קסמים.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.ولكن هناك بلد واحد استطاع ان يخرج من هذه الدائرة التي تسيطر على المنطقة
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.抜け出すことができた 国があります。 それは私の故郷の、トルコです。
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -De coefficient bij de a kwadraat. We willen dat nummer kwijt.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Điều đầu tiên tôi muốn làm là tìm cách loại bỏ hệ số ở đây cụ thể là hệ số của a bình phương
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Mais la première chose que j'essaye de faire, c'est de me débarasser du coefficient sur le terme au carré
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Ma la prima cosa che vorrei fare è provare a sbarazzarmi del coefficiente di, in questo caso, a al quadrato.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Najpierw pozbędę się współczynnika przy wyrażeniu do kwadratu.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Pero lo primero que quisiera hacer es tratar de quitar el coeficiente de, en este caso, el término en a².
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -אבל הדבר הראשון שאני רוצה לעשות הוא לנסות להפטר מהמקדם, שבמקרה הזה, הוא המקדם של הביטוי שבריבוע.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -لكن اول شيئ افضل ان نفعله هو ان نحاول التخلص من معامل عبارة a^2 في هذه الحالة
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -乗項の係数をなくすことです。 この数字が打ち消されるかどうか見てみよう。
Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.이로부터의 해방은 , 내가 욕망하는 것이며 내가 성취하는 것.
Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.שהשחרור ממנה הוא מושא תשוקתי, הוא מה שאני משיגה.
Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.الافراج عنها هو مااشتهي وهو ماأنجزته
Aslında bu olumsuz işareti kurtulmak istiyorum karesi x önünde.Beh, voglio sbarazzarmi di questo segno negativo di fronte alla x^2.
Aslında bu olumsuz işareti kurtulmak istiyorum karesi x önünde.우선, x^2앞에 있는 -부호를 없애주도록 합시다
Aslında bu olumsuz işareti kurtulmak istiyorum karesi x önünde.Добре, искам да се отърва от този отрицателен знак пред х на квадрат.
Aslında bu olumsuz işareti kurtulmak istiyorum karesi x önünde.フロント、x の 2乗。 それを見るためちょうどそれが好きじゃありません。
Aslında yapmamız gereken buradaki beş nesneden kurtulmak. *Beh, idealmente, dovresti solo sbarazzarsi di questi cinque oggetti qui.
Aslında yapmamız gereken buradaki beş nesneden kurtulmak. *Bien, dans l'idéal, on supprimerait juste 5 de ces objets ici.
Aslında yapmamız gereken buradaki beş nesneden kurtulmak. *Bueno, idealmente, nos desharíamos de estos cinco objetos.
Aslında yapmamız gereken buradaki beş nesneden kurtulmak. *Ideal, am scăpa de aceste cinci obiecte de aici.