Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulma ile cümle

kurtulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Uslijedilo je još nekoliko pokušaja rušenja.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra Portekiz’in savaşın yıkımından kurtulmasına şükran amacıyla yapılmıştır.Izgrađen je nakon drugog svjetskog rata kao znak zahvalnosti Portugala što je bio pošteđen ratnih razaranja.
Pilot sağ salim kurtulmayı başardı.Zrakoplov je uspješno evakuiran.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Na taj način se može spriječiti da ne dolazi do nikakvog ispuštanja onečišćenja u okoliš.
Fakat ikisi de yangından kurtulmayı başardı.Jedan muškarac uspio je pobjeći sa strijeljanja.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Pilot sa stihol katapultovať a neutrpel žiadne zranenia.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Cieľom je odstránenie chudoby.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.Hermia a jej milý, Lysander, sa rozhodnú počas noci utiecť do neďalekého lesa.
Film bu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.Film opisuje jeho boj o prežitie a snahu zachrániť ho.
Üçlü aylaklardan kurtulmayı başarır.Získava sa narezávaním kôry kmeňov.
Oradan kaçıp kurtulmak isteyen Manon elinde bulunan mücevherleri Geronte'nin önünde elinden düşürür.Tej pri pokuse o útek vypadnú šperky a spadnú priamo ku Gerontovým nohám.
Fakat Daniel’dan kurtulması düşündüğü kadar kolay olmayacaktır.Nalodenie vojakov ale nebolo také ľahké ako si myslel.
Kısaca parantezlerden kurtulmak için yapmışlardır.Aj tak robili, s cieľom získať spravodlivejšie platy.
Herkes durumun büyüsünden kurtulmak istiyordu."Pravdou bolo, že sa chcel dostať z tejto honby za kariérou“.
Sultan, veba salgınından kurtulmak ümidiyle kadınların sokağa çıkmasını yasakladı.Úrady dokonca v snahe zabrániť šíreniu chorôb zakázali ľuďom pľuť na uliciach.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Enterprise je težko poškodovan in ne more ubežati.
Lauda mucizevi bir şekilde kurtulmakla kalmadı, altı hafta (iki yarış) sonra yarışlara döndü.Lauda je bil močno opečen, toda čudežno se je vrnil že šest tednov kasneje.
Dünya yüzeyindeyken bu alandan çıkabilmek gereken kurtulma hızı 11.2 kilometre/saniye değerindedir.Na površini Zemlje je ubežna hitrost približno 11,2 km/s.
Bunlardan tek bir kişi kurtulmamıştır.Nihče od njih ni preživel.
Üsküp’ün kurtulmasıyla, patlayıcılar sökülmüştür.Vse skupaj dobro zmešajte in eksploziv je narejen.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Iz tega izhaja obup nad možnostjo, da bi mu bile razmere, v katerih živi, lahko vzete.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Tai buvo pirmas kartas, kai eismo įvykyje su autonominiu automobiliu nukentėjo žmonės.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Jis turi būti pasiruošęs kažką įžeisti.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Ji pakviečia René iš namo išeiti.
Lauda mucizevi bir şekilde kurtulmakla kalmadı, altı hafta (iki yarış) sonra yarışlara döndü.Niki Lauda ne tik atsigavo, bet ir po šešių savaičių, praleidęs du Grand Prix, grįžo į lenktynes.
Cumhuriyet, Karanlık Jedilardan kurtulmaya karar verdi ve Aydınlık Jediların da yardımıyla hepsini yakaladı.Jis skelbėsi pasaulio gelbėtoju nuo žydų pavojaus, o tą gelbėjimą suprato kaip visų žydų sunaikinimą.
Atabeg rütbesine sahip Selçuklu komutanı da tuzaktan kurtulmak için savaşırken öldürülmüştür.Vadas Tamasese buvo nušautas į nugarą kai bandė nuraminti minią.
Paris'in işgalden kurtulmasında çok büyük katkısı vardır.Ji greičiausiai ir išgelbėjo Paryžių nuo gėdingos okupacijos.
Pilot sağ salim kurtulmayı başardı.Pilootidel õnnestus pääseda.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Lennuki piloot pääses õnnetusest vigastusteta.
Ama kurtulmayı başarmıştır.Rebasel õnnestus pääseda.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Talle on tehtud mitu tapmiskatset.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Minnie käsib tal lahkuda.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Häbelik inimene parema meelega hoidub sarnastesse olukordadesse sattumisest.
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırız140을 없애기 위해서는 양변에서 140을 빼줘야되 이 식에서.
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırızAbych se zbavil 140, odečtu 140 z obou stran rovnice.
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırızAby som sa zbavil sto štyridsiatky, odpočítam 140 od oboch strán rovnice.
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırızAfin de se débarrasser de 140, je peux soustraire 140 des deux côtés de l'équation.
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırızAkkor szabaduljunk meg a 140-től úgy, hogy azt kivonjuk az egyenlet mindkét oldalából.
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırızAsí que para deshacerse de 140, puedo restar 140 desde ambos lados de la ecuación.
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırızFor at komme af med 140, trækker vi 140 fra på begge sider af lighedstegnet. .
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırızTak więc redukuję to 140, mogę odjąć 140 od obu stron równania.
140'tan kurtulmak için denklemin her iki tarafından 140 çıkartırızЗа да се оттърва от това 140, мога да извадя 140 от двете страни на уравнението.
-4'ten kurtulmak için iki tarafa da 4 ekledim.b만 남기기 위해 양변에 4를 더해줍니다
-4'ten kurtulmak için iki tarafa da 4 ekledim.Chci se zbavit tohoto -4, takže přičtu 4 k oběma stranám.
-4'ten kurtulmak için iki tarafa da 4 ekledim.Eu quero me livrar desta 4 negativo então vamos adicionar 4 para ambos os lados.
-4'ten kurtulmak için iki tarafa da 4 ekledim.Vi vil fjerne minus 4, så vi lægger 4 til på begge sider.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *좌변에 마이너스 5를 한 이유는 3x 만 남겨두기 위해서입니다
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *5を引いたのです。 さて、右辺はどう変化するでしょうか?
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *A důvod proč jsme odečetli 5, je ten, že jsme chtěli dostat pryč tuto pětku.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *Celý dôvod, prečo sme odpočítali 5 je ten, že sme sa chceli 5 zbaviť.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *Der Grund dafür, dass wir 5 abgezogen haben ist, dass wir diese 5 loswerden wollten.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *E a razão por que subtraímos 5 é porque nós queríamos nos livrar desse 5.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *E la sola ragione per cui abbiamo sottratto 5 è che volevamo che questo 5 andasse via.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *En de hele reden waarom we de 5 aftrokken, is dat we de 5 weg wilden hebben.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *És az ok, ami miatt kivontunk 5-öt, az az, hogy el akartuk tüntetni az 5-öt.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *Et la raison pour laquelle on a soustrait 5 était qu'on voulait faire partir ce 5.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *Grunden til at vi trak de 5 fra var altså, at vi ville fjerne de 5.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *Iar motivul pentru care am scăzut 5 este că doream acest 5 să dispară de aici.
5 çıkartmamızın nedeni buradaki 5'ten kurtulmaktı. *Razlog, zaradi katerega smo odšteli 5 je, da smo hoteli odstraniti teh pet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod