Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulma ile cümle

kurtulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yeterli enerji sağlanırsa, molekül veya atom gezegenin kurtulma hızına erişebilir ve uzaya "buharlaşabilir".如果提供了足夠的能量,分子或原子可能達到該行星的逃逸速度,就會"蒸發"進入太空。
Bu kuvvetlerin yaklaşık üçte ikisi kurtulmayı başarmıştır.牠們約有三分之二的攻擊是成功的。
Jackson buna ek olarak "Ben sadece ailemden, evimden, babamın iktidarından kurtulmak istemiştim.她后来评论道:「我只是想离开我的家庭,摆脱我父亲的控制。
“Çünkü” dedi Nicolich, “Buradan kurtulmak bize kaldı.”“因为这意味着,”妮可里奇表示,“我们打算靠自己离开这里。
Bu yazılara göre Sokrates idam cezasından kurtulmak için hapisten kaçmayı reddeder.在對話中,蘇格拉底拒絕從監獄中逃脫以避開死刑。
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.飛機嚴重損毀,機上無人受傷。
Hakikattede tebdil-i ahlaktan murad evsâf-ı beşeriyetten kurtulmaktır.廢除守護上杉房能而造成下克上的結果(永正之亂)。
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.女孩鼓起勇氣選擇了出走。
Bottini içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için Enrico'nun kardeşi Giovanni'yi Enrico'nun yerine geçirir.必要時就讓成田長親代替我吧。
Hayır, hayır arkadaşım, imkanımız varken onlardan kurtulmamız bizim için en iyisidir" demiştir.惟我安中,作育俊良,惟我安中,作育俊良。
Bu sıkıntıdan bir an önce kurtulmak için teklifi kabul ettiler.他们劝他立即停止这场闹剧。
En iyisi onlardan kurtulmak.因此我們可以逃脫。
Clara, buradan kurtulmasını söyler.파울은 그녀가 당장 떠나라고 명령한다.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.다행히 조종사들은 무사히 사출좌석으로 탈출하는데 성공했고 심각한 부상은 입지 않았다.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.다행히도 승무원 및 탑승객 전원이 생존하였다.
Bu kriz sırasında ölüm cezasına çarptırılan Cezayirlilerin kurtulması için gizlice çalıştı.이러한 활동 뒤에 그는 사형에 직면한 체포된 알제리인들을 구하기 위하여 비밀리에 활동하였다.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.그러나 이들은 도움은커녕 방해가 되는 일이 많았다.
Ali'nin Başkan'ın elinden kurtulmasında yardım etmiştir.이레가 대장군을 구출하는 것을 돕는다.
Kadın toplumsal olarak özgürleşmek için biyolojik rölünden kurtulmalıdır.인간의 이타주의는 사회 생물학의 풀어야 할 수수께끼로 남아있다.
Kutsal amaca ulaşmanın (ıstıraptan kurtulma) ancak bu şekilde gerçekleşeceğine inanılır.오직 부처님만이 이 견처(見處)와 이러한 가짐과 이러한 고집을 알고 또한 그 보응을 안다.
Sokrates, ölümün ruhun bedenden kurtulması olarak gördüğünü açıklar.소크라테스는 죽음이란 영혼이 육체로부터 분리되는 것이라고 말한다.
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.이 전투는 구스타브를 독일의 상황과 함께 대처하는 데 자유롭게 놓은 알트마르크 조약으로 이끌었다.
11 yaşındayken, utangaçlığından kurtulmak için Paisley Sanat Merkezi'nin gençlik tiyatro programına katıldı.12살이 되자, 청소년 극장에서 연극 《벅시 말론》의 한 역할을 맡아 연기했다.
Siberadamlardan kurtulmak için gezegeni havaya uçurmak dışında başka bir yol yoktur.비주맥스 장비 이외에 교정을 위한 다른 장비가 필요 없다.
Bu fobiden muzdarip olanlar, yüksek ses kaynağından kurtulmak için endişeli hale gelirler.이 주파수를 느끼는 청소년은 불쾌감 때문에 해당 공간을 떠나 멀리 달아난다.
Gerçekten takip altında mıdır ve ormandan kurtulmayı başarabilecek midir?'종려나무 숲'은 과연 그들의 진정한 사랑을 이뤄줄 수 있을까?
Pilot sağ salim kurtulmayı başardı.הטייס הצליח לנחות בשלום.
Ve bundan sonra herkes sevinç içinde kurtulmayı bekler.לאחר מכן היו מתכנסים כולם לסעוד בשמחה.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.כמו כן הוא ניצל ממספר ניסיונות התנקשות.
Fakat ikisi de yangından kurtulmayı başardı.שניהם יחד מצליחים לכבות את האש.
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.מילותיה האחרונות של הילד היו לברוח ולשרוד.
Kendisi de annesinden kurtulmak istemektedir.הוא לא רצה לאכזב את אמו.
Olivia çığlık atar ve kurtulmaya çalışır.ג'וני בורח ומנסה לחשוב על נקמה.
Cordelia ise saldırıdan kurtulmayı başarmıştır.שלמה הצליח להנצל מן הירי.
Fransa'nın işgalden kurtulması sonrası, 1945-1951 yıllarında milletvekilliği yapmıştır.לאחר המלחמה הוא כיהן כשר בממשלות צרפת בשנים 1945–1995.
Hareket etmek, hızla bir yere gitmek, gidiş, yerinde duramamak, kaçarak kurtulmak.הדבר נעשה כדי לנוע מהר יותר, להימלט מטורפים או לתפוס טרף.
Böylece ondan kurtulmayı düşünmüştür.לכן הוא מנסה להפטר מהם.
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.מיד לאחר מכן חתם גומבוש על הסכם סחר עם גרמניה שסייע מאוד לכלכלתה של הונגריה בשנות השפל הגדול.
Sıra kendisine geçen oyuncu hapsedildiği konumdan kurtulmaya çalışır.או כאשר הפסיל שחקן שהוא כבר שבוי.
Bir yandan kurtulmaya çalışırken bir yandan da bağırarak yardım istedi.הוא לא היה מסוגל לרדת למטה ועל-כך זעק לעזרה.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.שונא את אחיו ומנסה להיפטר ממנו.
Dolayısıyla kurtulmalarına yardım etmeye çalışıyorum."ועכשיו תראו כמה קשה יהיה להיפטר מהם".
Hapsedilmişti fakat Bulgaristan'a kaçmayı ve kurtulmayı başarmıştı.הוא נעצר, אך הצליח לברוח לווילנה.
Fakat Daniel’dan kurtulması düşündüğü kadar kolay olmayacaktır.דניאל מגלה שהטיפול בבנו לא קל כמו שתכנן וחייב לקחת סמכות.
Bu yüzden Timur, fillerden kurtulmak için bir hile düşündü.רו נאלץ לצאת לבדו לחפש את הפיל נפיל.
Bu yüzden onu ilgilendiren tek şey, Prens'ten ne şekilde olursa olsun, kurtulmaktır.כי כל סמכות שנטל לעצמו הנסיך נגרעה מהם.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.ייתכן ויידרש הליך פולשני כדי למנוע החרפה של המצב.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.לא קל להשתחרר מהרגלים רעים.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.לא קל להיפטר מהרגלים רעים.
Pompey onu atlattı ve Sezar'ın barikatları yıkmasından hemen önce limandan demir alarak kurtulmayı başardı.Помпей успява да избяга, като отплава от пристанището преди Цезар да премахне барикадите.
En iyisi onlardan kurtulmak.Трябва да се отърват от тях.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Преживява няколко опита за убийство.
Kocasına bir silah doğrultur ve kendisinin kurtulması için karısını öldürmesini isterler.Подава оръжието на съпруга си и му заповядва да я убие.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Полък и казва, че ще замине.
Váli'nin kaderinde Ragnarök'den sağ kurtulmak vardır.В битка при Гюргево се решава съдбата на Влахия.
Fakat ikisi de yangından kurtulmayı başardı.Но те успяват да се измъкнат от атаката.
Sokrates, ölümün ruhun bedenden kurtulması olarak gördüğünü açıklar.Банту вярват в отделянето на духа от тялото след смъртта.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Pilot se spasio nepovrijeđen.
Artık ondan kurtulma zamanının geldiğini ekler.Ovo je bilo krajnje vrijeme da ga se izbavi odavde.
Bakteri sporlarından kurtulmak için bir yöntem geliştirdi ve bu yöntemin adı da ‘Tyndalizasyon’ oldu.Razvio je metodu za treniranje nogometa koja se zove po njemu, Coerverova metoda.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod