Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulma ile cümle

kurtulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ondan kurtulmak için de ayakkabıları, giysileri ters giymek gerekir.Stačí když mi koupíš boty a oblek.
En iyisi onlardan kurtulmak.Zbavte se jich.
Hareket etmek, hızla bir yere gitmek, gidiş, yerinde duramamak, kaçarak kurtulmak.Ale kam jít, co dělat, jak se zachránit a dostat se ven?
İçimde, kurtulmak istediğim bir sürü şey vardı.Já jsem měl něco, co tobě scházelo.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Zakročí Pottsová, která přežila pád díky účinkům Extremis, a zabije ho.
İkili, birlikte bu yüzen hapishaneden kurtulmak amacıyla çalışmalara başlarlar.Oběma se společně podaří probít se z nacistického vězení.
Bunun üzerine Max büyülü kalemini kullanarak canavardan kurtulmaya çalışmaya başlar.Ale John využije svůj počítač a začne boj o záchranu příšer.
Ve bundan sonra herkes sevinç içinde kurtulmayı bekler.A tak všichni odcházejí s velkou ostudou.
Fakat Daniel’dan kurtulması düşündüğü kadar kolay olmayacaktır.Anna však brzy zjistí, že to nebude tak lehké, jak si představovala.
Kalabalık kurtulmak için kapılara hücum ettiğinde çıkışların kilitlendiğinden dışarı çıkamadı.Vybrali jsme z něho cihly a aby nám tam nemohl nikdo vlézt, vyplnili jsme jimi okna.
Bununla birlikte, Rick Ross'a bu durumdan kurtulması için yardım etmeyi de önerdi.Oricum, The Game s-a oferit să îl ajute pe Rick Ross să iasă din această situație.
Ama kurtulmayı başarmıştır.Reușește să scape.
PSU özellikle Cezayir’in sömürge olmaktan kurtulması için etkin bir mücadele içindeydi.PSU a devenit deosebit de important în lupta pentru decolonizare din Algeria.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.A fost pentru prima dată când au mers cu un tren public.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.De asemenea, și-a anunțat retragerea din Parlament.
Kolayca sudan yükselebilmesine rağmen tehlikeden kurtulmak için uçmakta ziyade dalmayı tercih ederler.În fața unui posibil pericol, scapă fugind, mai degrabă decât zburând.
Pilot sağ salim kurtulmayı başardı.Toți piloții au reușit să se salveze.
Ve bundan sonra herkes sevinç içinde kurtulmayı bekler.Din fericire, cu toții scapă nevătămați.
RAID yıkımdan kurtulmayı kolaylaştırmaz.Șocul n-o face să abandoneze aviația.
Fransa'nın II. Dünya Savaşı'ndaki Alman işgalinden kurtulması sonrasında, 1944'te kurulmuştur.Este ocupat din nou de Germania, în timpul celui de-al Doilea Război Mondial, până in noiembrie 1944.
1. Dünya Savaşı'nda Türk ordusu Nahçıvan'ın Ermeni istilasından kurtulmasını sağlamıştır.În cursul primului război atomic, oamenii au curățat Pământul de Nephilimi.
Kral Gılgamış ölümden kurtulma çabasıyla dünyanın öbür ucuna kaçar.Regele de pe cealaltă parte fuge nevrând să lupte cu marele conducător.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Eradicarea sărăciei.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.Ceilalți pasageri și membri ai echipajului au fost doar răniți.
Kurtulmamız gerek.Trebuie să scăpăm.
En iyisi onlardan kurtulmak.Rendre mind megszökdöstek mellőle.
Zor da olsa kurtulmayı başarırlar.Nagy nehezen sikerül csak megmenekülniük.
Tiberius'un ölümü bu suçlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.Csak Tiberius halála mentette meg a kivégzéstől.
Böylece ondan kurtulmayı düşünmüştür.Most azonban meg akar szabadulni tőle.
Kendisi de annesinden kurtulmak istemektedir.Másrészt pedig meg akar szabadulni az apjától.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.És van, hogy egyszerűen csak meg akarjuk kímélni magunkat a szégyentől.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.A pilóta életét vesztette, más nem sérült meg.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Grace azt mondja, hogy hagyják békén őket.
Cordelia ise saldırıdan kurtulmayı başarmıştır.Coraline sikeresen megszökik előle.
Çünkü o asi idi ve adadan kesinlikle kurtulmak istiyordu.Látszik rajta, hogy mindenáron el akarja hagyni a szigetet.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Eltüntetésére több kísérlet is történt.
Üçlü aylaklardan kurtulmayı başarır.Móksa, a háromrétű megszabadulás.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Julie megharagszik rá és el akar tőle válni.
Rollins hareketten kurtulmak için ringin dışına çıktı.Romain Rolland távol tartotta magát a vitától.
Lokantayı bir kere açtıktan sonra ise Carl'dan kurtulmayı planlamaktadır.Azon aggódik, hogy miután Tokió helyreállt, nem fogja tudni kinyitni a boltját.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.Myös meripelastustehtävissä he avustivat runsaasti.
Bunlardan tek bir kişi kurtulmamıştır.Näistä kukaan ei selvinnyt.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Näin vaunuilla oli ensimmäisen kerran mahdollista onnistua taistelussa.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Hän joutui myös useiden murhayritysten kohteeksi.
Eğer bu inancın etrafında birleşirlerse, Rus zulmünden kurtulmak da mümkün olacaktı.Jos tämä suunnitelma epäonnistuisi, liittoumaan taivuteltaisiin mukaan myös Japani.
Ama Beren kurtulmayı başarır.Kaikki kuitenkin selviytyvät.
Cobb’a içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayacak bir fırsat sunulur.Viimeinen mahdollisuus on antaa tehtävä hoidettavaksi Cobralle.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Hän yritti myös kitkeä korruptiota senaattoreiden keskuudesta.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.Miehistö ja matkustajat saatiin pelastetuiksi.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Η Ποτς, η οποία χάρη στο Εξτρίμις επέζησε της πτώσης, επεμβαίνει και σκοτώνει τον Κίλιαν.
Dolayısıyla kurtulmalarına yardım etmeye çalışıyorum."Βοήθησέ με να την εξαφανίσω».
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Η επιβίωση είναι κακό όταν απαιτεί να υπάρχεις σε μια κατάσταση κακομοιριάς.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Θέλει να ξεφύγει από αυτό που το ενοχλεί.
En iyisi onlardan kurtulmak.Καλό είναι αυτό να αποφεύγεται.
Fakat Daniel’dan kurtulması düşündüğü kadar kolay olmayacaktır.At overleve bliver dog sværere for Daniel end ventet.
Sayid, önceki gün kafasına vurup kurtulma şanslarını mahvetmesi konusunda Locke'u sorgulamaktadır.Locke udspørger Sayid om hans overfald dagen før, og den missede chance for redning.
Voyager 1 ve Voyager 2 Güneş'in kurtulma hızını aşmıştır.Voyager 1 og Voyager 2 ubemandede rummissioner.
Erkeklerden hiçbiri 93 harbinden sağ kurtulmamış, şehit olmuştur.Ingen har guldtårer fældet 94.
Bu kuvvetlerin yaklaşık üçte ikisi kurtulmayı başarmıştır.Omkring to tredjedele af denne gruppe overlevede krigen.
Ali'nin Başkan'ın elinden kurtulmasında yardım etmiştir.Grant var efterfølgende glad for at slippe med præsidentembedet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod