Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulma ile cümle

kurtulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayır, hayır arkadaşım, imkanımız varken onlardan kurtulmamız bizim için en iyisidir" demiştir.Wij zullen hen bewijzen dat er geen zoeter geluk is dan dat van een kind.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.Hermia en haar geliefde Lysander besluiten daarop te vluchten, bij nacht, door het bos.
Dolayısıyla tanrı ve ölüm korkusundan kurtulmalıdır.Verder hoort hier het loskomen van de angst voor de dood bij.
Bu kriz sırasında ölüm cezasına çarptırılan Cezayirlilerin kurtulması için gizlice çalıştı.Hij werkte heimelijk voor gevangengenomen Algerijnen die de doodstraf onder ogen zagen.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Ze is verlost van de armoede.
Fakat ikisi de yangından kurtulmayı başardı.De twee konden maar net ontsnappen aan de vuurzee.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Het was de eerste maal dat een wandelaar stierf tijdens de tocht zelf.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Toch wist een groot deel van de uitbrekende troepen naar het westen te vluchten.
Sayımdan kurtulmanın tek yolu hücre bloğunu tehcir ettirmekti.Blokstelsel-I was een eenvoudige manier om een blok te beveiligen.
Aile bireyleri bu lanetli durumdan kurtulmak için boşuna çırpınırlar.En niemand weet hoe ze van de vloek af moeten komen...
Bunların çoğundan aldığı ufak yaralarla kurtulmayı başarmıştır.Hij was heer van een aantal kleinere heerlijkheden die hij had geërfd.
CJ, Cesar'ın dediğini yapar ve birlikte kurtulmak için The Truth sayesinde San Fierro'ya kaçarlar.Voordat CJ naar San Fierro gaat, gaat hij langs bij The Truth om de wiet op te halen.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.De bemanning en vracht kon gered worden.
Böylece ondan kurtulmayı düşünmüştür.Hij raadt hem aan maar te verdwijnen.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Hierdoor voelt hij zich vernederd en probeert haar te vermoorden.
Meramın elinden bir şey kurtulmaz.De aanhouder wint.
Ondan kurtulmak mı istiyorsunuz?Wilt u van hem af?
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Potts, której Extremis pozwala przeżyć, interweniuje i zabija ostatecznie Killiana.
İnsanın, yeniden doğum döngüsünden kurtulması için hiçbir şansı yoktur.Człowiek nie jest w stanie uciec od swojego bycia.
Böylelikle depresyonundan kurtulmaya çalışır.Jak radzić sobie z depresją.
Anlatıcının önündeki masada yedi uzun mum yanmaktadır ve mumlar eridikçe adamın kurtulma umutları da azalır.Przed nim stoi na stole 7 cienkich białych świec, a gdy te się topią, również i jego nadzieje się zmniejszają.
Fakat ikisi de yangından kurtulmayı başardı.Obydwu udało się z niewoli uciec.
En iyisi onlardan kurtulmak.Najlepiej unikać ślubów.
Pilot sağ salim kurtulmayı başardı.Pilot zdołał bezpiecznie wylądować.
Bu bağlamda 1943 yılında Danimarkalı Yahudilerin toplama kamplarından kurtulması için girişimde bulundu.W 1943 roku był zaangażowany w przygotowanie ucieczki duńskich Żydów do Szwecji.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Pilot katapultował się i wyszedł z wypadku bez obrażeń.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Uczestniczył również w ewakuacji obozu.
Dünya yüzeyindeyken bu alandan çıkabilmek gereken kurtulma hızı 11.2 kilometre/saniye değerindedir.Prędkość ucieczki dla grawitacji Ziemi z jej powierzchni wynosi 11,2 km/s.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Jeżeli lękacie się ubóstwa.
Yasin saldırı sırasında binadaydı ancak kurtulmayı başardı.Pod koniec wojny był wzięty do niewoli, ale udało mu się zbiec.
Hristiyan inancının temelinde İsa Mesih yoluyla kurtulmanın ümidi ve gerçekliği vardır.Na twarzy Jezusa widoczny jest spokój i skupienie.
Herkes durumun büyüsünden kurtulmak istiyordu."Niech każdy próbuje wyjść z tej pułapki...”
O, karıncalardan kurtulmaya çalıştı.Próbował pozbyć się mrówek.
Cadıların Cadısı, İngiltere'deki tüm çocuklardan kurtulmak için korkunç bir plan yapar.Pojken råkar tjuvlyssna på mötet och får då veta häxornas hemska planer på att döda alla barn i England.
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.Gömbös slöt ett omfattande handelsavtal med Tyskland vilket kom att förbättra Ungerns svaga ekonomi.
Niki'nin evden kurtulma çalışmaları sonuç vermez ve zamanla durumu kabüllenmeye başlar.Roy saknar motivation och är därför hemma på dagarna.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Piloten klarade sig utan skador.
Kolayca sudan yükselebilmesine rağmen tehlikeden kurtulmak için uçmakta ziyade dalmayı tercih ederler.Den föredrar att fly från faror genom att dyka framför att flyga, även om den lätt kan lyfta från vattnet.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.Passagerare och besättning räddades.
Fakat Andrei daha önceden hazırladığı düzenek sayesinde oradan kurtulmayı başarmıştır.Van Dam har hittills lyckats bra var han än har kört.
Bu geniş galaksilerin kurtulması için yeterlidir.Цього досить, щоб уникнути великих галактик.
Bu yüzden ondan kurtulmak için ilk şart evi temiz tutmaktır.Для неї це єдиний спосіб остаточно вирватися з виправного будинку.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Ліла просить його піти.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Пілот важко травмувався, але, на щастя залишився живий.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.Екіпаж та пасажири вижили.
Dördüncü sezonun sonunda Sawyer helikopterden atlayarak diğerlerinin kurtulmasına yardım etmiştir.В кінці третього сезону Екліпса полетіла визволяти його.
Ama Beren kurtulmayı başarır.Їм вдається врятуватись.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Проте, багато бойовиків хуту бігли на захід, подалі від кордону.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Поттс, переживши процедуру Екстреміс, вбиває Кілліана.
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.«Коли людина є слабка, то вона ховається.
Kendisi de annesinden kurtulmak istemektedir.А вона просто хоче, щоб мама була щаслива.
Kurtuluş, Hristiyanlıkta, ruhun günahtan ve ölümden kurtulmasıdır.Вони потрібні для спасіння людського роду від гріха і смерті.
Elliot burada garip şeyler olduğunu anlıyor ve adadan kurtulmaya çalışıyor.Бен запитує, чи правда він хоче знищити острів.
Gözde Şener'in sarkıntılıklarından kurtulmaya çalışmakta ama Şener'in vaadlerine kanmaktadır.Граф намагається придушити волю Ван Хелсінга, але той захищається хрестом.
Darla daha sonra hamile olduğunu öğrenmiş ve bütün dünyayı gezerek bebekten kurtulmaya çalışmıştır.Ольга намагалася завагітніти, але кожного разу вона втрачала дитину.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Pilot byl vyproštěn bez zranění.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Sám přežil několik pokusů o atentát.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.V kritické situaci také pomáhalo s evakuací.
Pilot sağ salim kurtulmayı başardı.Pilotovi se podařilo uniknout bez újmy.
Kurtulması için birinin resimdeki tilkiye dokuz tane kuyruk çizmesi gerekir.Například na otočení hlavy je potřeba nakreslit devět hlaviček.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod