Gerçekten takip altında mıdır ve ormandan kurtulmayı başarabilecek midir?Неужели его никто не сможет остановить, и он вырубит весь лес?
Ondan sadece kurnazlık sayesinde kurtulmak mümkündür.Избавиться от него удалось только хитростью.
Bu kuvvetlerin yaklaşık üçte ikisi kurtulmayı başarmıştır.Из них около двух третей не пережили лагерей.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Муж разлюбил и хочет избавиться от неё.
Üçlü aylaklardan kurtulmayı başarır ve çiftliğe geri dönerler.Она успешно спасается из особняка и возвращается в приют.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.Пассажирам и экипажу удается спастись.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Тем не менее, многие боевики хуту бежали на запад, подальше от границы.
Bu bağlamda 1943 yılında Danimarkalı Yahudilerin toplama kamplarından kurtulması için girişimde bulundu.В 1943 году в связи с необходимостью спасения евреев итальянской зоны эта деятельность расширилась.
Firar, Kaçma, kurtulma.Не гони меня, не гони...
Bundan kurtulmak için çabalamış ancak bağımlılığı üstün gelmiştir.Они не добились ничего, кроме выживания, но были вполне этим удовлетворены.
Olivia çığlık atar ve kurtulmaya çalışır.Девушка кричит и пытается убежать.
Hiç sevmediği, hatta nefret ettiği kocasıyla aç kalmamak ve sokaklardan kurtulmak için mecburen evlenmiştir.Мужа ещё до свадьбы она ненавидела и ни за что не хотела выходить за него замуж.
Hayır, hayır arkadaşım, imkanımız varken onlardan kurtulmamız bizim için en iyisidir" demiştir.Он должен поступать так, как будет лучше ему, а мы — как лучше нам.»
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.В первый раз он убивает налётчика, пытавшегося его ограбить.
Bunların çoğundan aldığı ufak yaralarla kurtulmayı başarmıştır.Тогда он оказался одним из немногих, кому посчастливилось уцелеть.
Jackson buna ek olarak "Ben sadece ailemden, evimden, babamın iktidarından kurtulmak istemiştim.ووأضافت جاكسون موضحا إلى هذا (فانا أريد فقط أن أتخلص من عائلتي ومنزلي وسيطرة والدي .
Bunların çoğundan aldığı ufak yaralarla kurtulmayı başarmıştır.عاصي فيه القليل من الأذى ومنصور فيه الكثير من الدهاء.
Buna ek olarak, tüm ailelerin kırımdan kurtulmak için İslam'a dönüşmesi vakaları da vardı.بالإضافة إلى ذلك، كانت هناك حالات أسر بأكملها تتحول إلى الإسلام للنجاة من الإبادة الجماعية.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.كما أنه نجا من عدة محاولات اغتيال.
Kurtuluş, Hristiyanlıkta, ruhun günahtan ve ölümden kurtulmasıdır.الخلاص في المسيحية هو إنقاذ النفس من الخطيئة وعواقبها.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.تم إطلاق سراح جميع الركاب والطاقم.
Bakü'nün işgalden kurtulmasının ardından, Karabağ harekatı 23 Eylül 1918'de başlıyor.بعد تخلية باكو من الإحتلال بدأت حركة قاراباغ من تاريخ ٢٣ سبتمبر ١٩١٨.
Sağ kalanların bir kısmı ise İran'a kaçıp katliamdan kurtulmayı başardılar.كما أن الكثير منهم هاجروا إلى إيران هرباً من مجازر العثمانيين.
Egodan kurtulmak, insanın sadece kendini arındırması değil, aynı zamanda insani tüm değerlere sahip olmasıdır.ففي حالا اهانتهم فانهم لاييخسرون الشعور بكرامتهم فقط بل بكرامة غيرهم أيضا.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.أن يتخلوا : المراد من التخلي قضاء الحاجة .
1. Panzer Ordusu personelinin büyük kısmı, Nisan ayında kuşatmadan kurtulmayı başarmıştır.أغلب المجموعات المسلحة تم تصفيتها بحلول شهر مارس...
Dünya yüzeyindeyken bu alandan çıkabilmek gereken kurtulma hızı 11.2 kilometre/saniye değerindedir.سرعة الإنفلات التي تحتاجها للخروج منها هي 11.2كيلومتر في الثانية.
Kocasına bir silah doğrultur ve kendisinin kurtulması için karısını öldürmesini isterler.فاظطر تيلك لإطلاق النار على ابنه لكي يحرره.
Ve bundan sonra herkes sevinç içinde kurtulmayı bekler.وعاش الجميع بسعادة وهناء بعد ذلك.
Tiberius'un ölümü bu suçlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.Somente a morte do próprio Tibério fez com que se livrasse daquelas acusações.
Moses Abulafia, işkenceden kurtulmak için Müslümanlığı seçti.Moses Abulafia se tornou muçulmano para escapar da tortura.
Her zaman kurtulmanın bir yolunu bilir." demiştir.Ele sempre sabe que há uma maneira de sobreviver".
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Ele escapou de muitas tentativas de assassinato.
“Çünkü” dedi Nicolich, “Buradan kurtulmak bize kaldı.”Nicolich disse: "Porque isso significa que vamos sair daqui por conta própria".
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Para livrar-se de Peter, um convite para o casamento da filha de Don é enviado a ele.
Fakat ikisi de yangından kurtulmayı başardı.Os dois com custo escaparam vivos do incêndio.
Bunun üzerine Edge, "DX'ten kurtulmak" için Randy Orton'a yaklaştı ve ona güçlerini birleştirmeyi teklif etti.Isso levou a Edge a oferecer a Randy Orton uma aliança para "se livrar da DX".
Gerçekten takip altında mıdır ve ormandan kurtulmayı başarabilecek midir?Você está preparado para sair da Havan?
Bunun üzerine Max büyülü kalemini kullanarak canavardan kurtulmaya çalışmaya başlar.Max então precisa perseguir e se livrar do monstro com a ajuda de sua caneta mágica.
Kate her zaman adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri olmuştur.Era Kate, que pelo visto, também havia conseguido sair da Ilha.
Atabeg rütbesine sahip Selçuklu komutanı da tuzaktan kurtulmak için savaşırken öldürülmüştür.O comandante seljúcida, que tinha o título de atabegue, foi morto quando tentava escapar da armadilha.
Pilot sağ salim kurtulmayı başardı.O piloto recuperou totalmente.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Isto marcou pela primeira vez que uma Cervélo foi montada para vencer um Tour.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Eliminação da pobreza.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.Foi de notável ajuda na reabilitação dele.
Bir yandan kurtulmaya çalışırken bir yandan da bağırarak yardım istedi.Encontrando-se cercado, gritou por ajuda.
Sağ kalanların bir kısmı ise İran'a kaçıp katliamdan kurtulmayı başardılar.Is outros irlandeses conseguiram escapar com suas vidas.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Ela se apieda dele e o insulta.
Böylece ondan kurtulmayı düşünmüştür.Ela queria que você fosse salvo.
Artık ondan kurtulma zamanının geldiğini ekler.Volgens hem is het weer tijd om te vluchten.
En iyisi onlardan kurtulmak.Ze weten te ontkomen.
Zor da olsa kurtulmayı başarırlar.Ternauwernood kunnen ze ontsnappen.
İnsanın, yeniden doğum döngüsünden kurtulması için hiçbir şansı yoktur.Er is een zeer reële mogelijkheid dat men niet meer als mens na de wedergeboorte zal terugkeren.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Zo overleefde hij enkele moordaanslagen.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.Ze leefde teruggetrokken van de bijstand.
Film bu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.De film laat de moeilijkheden zien die hij moest overwinnen.
Bu kuvvetlerin yaklaşık üçte ikisi kurtulmayı başarmıştır.Ongeveer twee derde van de aanvallen zijn succesvol.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Vermijdingsgedrag is het ontlopen van situaties waarin de angst tot uiting zou kunnen komen.
Ondan kurtulmak için de ayakkabıları, giysileri ters giymek gerekir.Om hun voeten niet te laten bevriezen, moesten ze hun schoenen 's nachts uitdoen.
Ondan sadece kurnazlık sayesinde kurtulmak mümkündür.Opnieuw weet hij door slimheid te ontkomen.