Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulacak ile cümle

kurtulacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Çoğunlukla da "Acaba kurtulacak mıyım?" sorusu.غالباً تفكّر: هل سأنجو؟
Çoğunlukla da "Acaba kurtulacak mıyım?" sorusu.たいていは「生き延びられるだろうか?」 ということです それから 自分がいなくなったら
Çoğunlukla da "Acaba kurtulacak mıyım?" sorusu.諗得最多嘅嘢係 我會唔會生存落去
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?편안해 보이지 않습니까? 아무 문제 없다는 것 같고 무슨일이 있어도 괜찮을 것 같죠. 그런데, 뒤쪽 모형을 보시면
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu? Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen.N'a-t-il pas l'air content, prêt à partir, comme s'il pouvait survivre à tout?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu? Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen.Non sembra soddisfatto, pronto a partire, come se potesse sopravvivere a qualunque cosa?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu? Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen.¿No se ve contento, listo para irse, como si pudiera sobrevivir a todo?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu? Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen.Sieht es nicht zufrieden aus, einsatzbereit, als könne es alles überstehen?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?Vêem como a criança na cadeira auto. está contente, pronta para arrancar, como se pudesse sobreviver a tudo?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?Wygląda na zadowolone, gotowe i bezpieczne. A co powiecie o dziecku siedzącym z tyłu?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?,האם הוא לא נראה כשיר, מוכן ומזומן כאילו הוא היה יכול לשרוד כל דבר? ואם תסתכלו על הילד ,מאחור
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?هل هو لا يبدو راض ومستعد للذهاب نأمل أنه يمكن النجاة من أي شيء؟ ثم إذا نظرتم الى الطفل في الخلف
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?一方で後部座席の子供は 衝突が起こる前だというのに 窒息しそうではありませんか
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Ai tin và chịu phép báp-tem, sẽ được rỗi; nhưng ai chẳng tin, sẽ bị đoán phạt.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Ai tin và chịu_phép báp - tem , sẽ được rỗi ; nhưng ai chẳng tin , sẽ bị đoán phạt .
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.A ki hiszen és megkeresztelkedik, idvezül; a ki pedig nem hiszen, elkárhozik.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Celui qui croira et qui sera baptisé sera sauvé, mais celui qui ne croira pas sera condamné.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Chi crederà e sarà battezzato sarà salvo, ma chi non crederà sarà condannato
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Cine va crede şi se va boteza, va fi mîntuit; dar cine nu va crede, va fi osîndit.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Den som tror och bliver döpt, han skall bliva frälst; men den som icke tror, han skall bliva fördömd.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Den som tror og blir døpt, skal bli frelst; men den som ikke tror, skal bli fordømt.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Den, som tror og bliver døbt, skal blive frelst; men den, som ikke tror, skal blive fordømt.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.El que cree y es bautizado será salvo; pero el que no cree será condenado
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Joka uskoo ja kastetaan, se pelastuu; mutta joka ei usko, se tuomitaan kadotukseen.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Kdor veruje in je krščen, bo zveličan, a kdor ne veruje, bo obsojen.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Kdož uvěří a pokřtí se, spasen bude; kdož pak neuvěří, budeť zatracen.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.믿고 세례를 받는 사람은 구원을 얻을 것이요 믿지 않는 사람은 정죄를 받으리라
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Kto uwierzy, a ochrzci się, zbawion będzie; ale kto nie uwierzy, będzie potępion.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Orang yang tidak percaya akan dihukum. Tetapi orang yang percaya dan dibaptis, akan selamat
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Quem crer e for batizado será salvo; mas quem não crer será condenado.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Ten, kto uverí a pokrstí sa, bude spasený; a kto neuverí, bude odsúdený.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Wer da glaubet und getauft wird, der wird selig werden; wer aber nicht glaubt, der wird verdammt werden.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Οστις πιστευση και βαπτισθη θελει σωθη, οστις ομως απιστηση θελει κατακριθη.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Който повярва и се кръсти ще бъде спасен; а който не повярва ще бъде осъден.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Кто будет веровать и креститься, спасен будет; а кто не будет веровать, осужден будет.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Хто вірувати ме та охрестить ся, спасеть ся; а хто не вірувати ме, осудить ся.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.המאמין ונטבל הוא יושע ואשר לא יאמין יאשם׃
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.من آمن واعتمد خلص. ومن لم يؤمن يدن.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.信 而 受 洗 的 必 然 得 救 . 不 信 的 必 被 定 罪
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.信 而 受洗 的 必然 得救 . 不 信 的 必被 定罪
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ale Ježíš uslyšav to, odpověděl jemu: Nebojž se, věř toliko, a zdrávať bude.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ale Jezus usłyszawszy to, odpowiedział mu, mówiąc: Nie bój się, tylko wierz, a będzie uzdrowiona.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ale keď to počul Ježiš, odpovedal mu: Neboj sa, len ver, a bude zachránená.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Al oír esto, Jesús le respondió: --No temas; sólo cree, y ella será salva
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Da aber Jesus das hörte, antwortete er ihm und sprach: Fürchte dich nicht, glaube nur, so wird sie gesund!
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Jesus, porém, ouvindo-o, respondeu-lhe: Não temas: crê somente, e será salva.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Jezus pa to zasliši in mu odgovori: Ne boj se, le veruj, in oteta bo.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Jézus pedig mikor ezt hallotta, felele néki, mondván: Ne félj; csak higyj, és megtartatik.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ketika Yesus mendengar itu, Ia berkata kepada Yairus, "Jangan takut. Percaya saja dan anakmu akan sembuh.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››예수께서 들으시고 가라사대 두려워 말고 믿기만 하라 그리하면 딸이 구원을 얻으리라 하시고
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ma Gesù che aveva udito rispose: «Non temere, soltanto abbi fede e sarà salvata»
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Men da Jesus hørte det, svarede han ham: "Frygt ikke; tro blot; så skal hun blive frelst."
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Men da Jesus hørte det, svarte han ham: Frykt ikke, bare tro, så skal hun bli frelst!
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Men när Jesus hörde detta, sade han till honom: »Frukta icke; tro allenast, så får hon liv igen.»
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Mutta sen kuultuaan Jeesus sanoi hänelle: "Älä pelkää; usko ainoastaan, niin hän paranee".
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Song Ðức Chúa Jêsus nghe vậy, phán cùng Giai-ru rằng: Ðừng sợ, hãy tin mà thôi, thì con ngươi sẽ được cứu.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ο δε Ιησους ακουσας απεκριθη προς αυτον, λεγων Μη φοβου μονον πιστευε, και θελει σωθη.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››А Исус като дочу това, отговори му: Не бой се; само вярвай, и тя ще се избави.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ісус же, дочувши, озвав ся до него, глаголючи: Не бій ся; тільки віруй, то й спасеть ся.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Но Иисус, услышав это, сказал ему: не бойся, только веруй, и спасена будет.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod