Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Широко распространены в растительном и в животном (среди беспозвоночных животных) мире.
Macar Cephesi, nihai olarak ülkeyi kurtarmak amacıyla harekete geçme kararı aldı.Развернулись дебаты последней минуты, чтобы спасти положение.
Angel ve ekibi onu kurtarmak için peşinden giderler.Юги и его друзья отправляются вслед, чтобы спасти его.
Bir görevde arkadaşlarını kurtarmak için kendini feda etti.Он пожертвовал жизнью, чтобы спасти товарища.
Genel olarak yaptığı reformlar devlet mekanizmasını hantallığından kurtarmak üzeredir.Проведённые им реформы способствовали стабилизации положения в государстве.
Securitate, onu kurtarmak için parmağını bile kıpırdatmadı.Спасти её не удалось даже Дриззту.
Groot ekip arkadaşlarını kurtarmak için dallardan bir koza yapar ve kendisini feda eder.Разъярённый Лэйк спасает коня, жертвуя собой.
Peter hayatını kurtarmak için Konstantinopolis'e kaçtı ve durumu Mauricius'a açıkladı.Питер спасает Тумсу жизнь и оставляет его для полиции.
Jace'i kurtarmak isteyen Clare, Sebastian'ı çağırır ve mührünü iyileştirmesini ister.Брюс хотел спасти Бетти и вылечить себя.
Genel olarak görevi hayat kurtarmaktır.Своей задачей он видит спасение мира.
Komplosu başarısız kaldıktan sonra bu kişi hayatını kurtarmak için bir manastıra çekilerek keşiş olmuştu.По уничтожении штата остался он в том монастыре на обещании до смерти своей.
Peki Doktor, Dünya'yı kurtarmak için tekrar maceraya atılacak mıdır?Сможет ли Паркер в очередной раз предотвратить всемирную катастрофу?
Ali ile Veli Peri’yi kurtarmak için baskına gider.Герберт помогает Доктору освободить Пери.
Wear muhribi, gemiyi kurtarmak için geldi fakat çaresiz geri dönmek zorunda kaldı.وجائت وير موهاربى من أجل إنقاذ السفينة ولكن اضطرت للعودة بدون جدوى .
Kocasının onu kurtarmak için verdiği karar, dünyayı fethetme yolundaki en önemli kararlardan birisidir.وربما كان قرار زوجها باسترجاعها هو المفتاح في شروعه بالسير لغزو العالم.
Gerçeği öğrenince anasına çok kızar ve babasını kurtarmak için hemen yola çıkar.عكفت على الإهتمام بولديها، وكانت على علم بما يدور في خاطرهما من عواطف الثأر لوالدهما.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.فيقال: إنه مكث كذلك سنة، ثم طلقها لأجل والده، فلم يطق الصبر عنها.
Hayatlarını kurtarmak için altınları feda etmekten başka çare yoktur.ولا يمكن إجراء عملية الإجهاض إلا من أجل إنقاذ حياة المرأة.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.فيه الخلاص، ومصر..
Üçüncü Haçlı seferinin amacı Kudüs Latin Krallığını kurtarmaktı ama bu sefer de işe yaramadı.حاول الأفضل إنقاذ القدس، ولكنه وصل بعد فوات الأوان.
Yolun ortasında gördüğü yaralı bir opposumu kurtarmak için yola atladı.وشاهدوا رجلًا جريحًا راقدًا على الطريق.
Amy Pond'u kurtarmak için On Birinci Doktor'a yardım etmişlerdir.Todos eles são recrutados pelo Décimo primeiro Doutor para ajudá-lo a resgatar Amy Pond.
Claudius'un kendisi rahatsızlığını hayatını kurtarmak için abarttığını iddia etmiştir.O próprio Cláudio chegou a alegar que exagerara a sua doença para poder salvar a sua vida.
6 yıl sonra Leon, ABD başkanının kızı olan Ashley Graham'ı kurtarmak için görevlendirilmiştir.Leon assume a missão de resgatar a filha do presidente americano Ashley Graham na Espanha.
Sonic onları kurtarmak için maceraya başlar.Sonic decide viajar em busca de aventuras.
Babasını ve ulusunu kurtarmak için, Aida'nın sevdiği adama ihanet etmesi gerekecektir.Para salvar seu pai e sua nação, Aida deve trair o homem que ela ama ("Easy as Life").
Sonra Maurice acele ve Beast Belle kurtarmak için yardım ister.Maurice entra correndo e pede ajuda para salvar Bela de uma fera horrenda.
Konstans'ın arkasında destek yoktu bu yüzden hayatını kurtarmak üzere kaçtı.Constante não teve apoio imediato e foi forçado a fugir para salvar sua vida.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.Tudo o que quer é salvá-lo.
Buraya onları kurtarmak için bir helikopter gönderilmiştir.Até um helicóptero de TV é mobilizado para o salvamento.
Lois'in hayatını kurtarmak için Peter, Don'dan Lois yerine kendisini öldürmesini ister.Para salvar a vida da mulher, Peter pede a Don que o mate ao invés dela.
Unulfo ve Eduige Bertarido'yu zindan ve idamdan kurtarmak için acil bir plan yaparlar.Unulfo e Eduige fazem planos para livrar Bertarido da prisão.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.Depois disso tudo, ele (Jin) sai voando, enquanto seu avô apenas observa-o, sentado.
Gundhi'yi kurtarmak için Hindistan'a kadar gelen Fadıl'ın işi hiç kolay olmayacaktır. ^ "Bir Baba Hindu".Na Índia, não chegará facilmente outro Gandhi, nem ao Paquistão, outro Jinnah".
Onu çok sevdiğini ve onu kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapacağını bildiirir.No entanto, ela ama profundamente seu filho e quer protegê-lo o tempo que puder.
Spike kendisini, dünyayı kurtarmak için feda eder.No fim, Lex acaba sacrificando a si mesmo para salvar o mundo.
Ama bölümün sonunda Andrew'un hayatını kurtarmak için ölmüştür.No final ele morre para salvar a vida de Nora.
Macar Cephesi, nihai olarak ülkeyi kurtarmak amacıyla harekete geçme kararı aldı.No episódio final ele se sacrifica para salvar o mundo.
Çocuğu kurtarmak için hareket eder.Ele fez isso para livrar-se do garoto).
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Karly wil de wereld en alle dieren redden (behalve kikkers).
Babasını ve ulusunu kurtarmak için, Aida'nın sevdiği adama ihanet etmesi gerekecektir.Om haar vader en land te redden, moet Aida de man van wie ze houdt verraden (Vergeet hem).
Nathan, Cooper ve Rachel'ı kurtarmak için suya atlar.Nathan redt Cooper en Rachel uit het water.
Kardeşini kurtarmak zorundadır.Zijn broer moet hem nu redden.
Anne denizde boğulmuştur ve Naiee onu kurtarmakta başarısız olmuştur.Zijn moeder is verdronken in de zee, ondanks de pogingen van Naiee om haar te redden.
Batman, Gordon'u kurtarmak için gelir.Batman gaat op zoek naar Gordon.
Çocuğu kurtarmak için hareket eder.Hij helpt het kind ontsnappen.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.Hij zou zich vervolgens inzetten om hen te redden.
Onu kurtarmak için geri döndüğünde araç patlar ve her ikisi de ölür.Op de terugweg botst hun auto tegen een vrachtwagen en brandt uit; beiden overlijden.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Daarbij wist zij de stabiliteit in Egypte te bewaren.
Genel olarak görevi hayat kurtarmaktır.De benoeming was in principe voor het leven.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.Op het afgesproken tijdstip staat hij op zijn vader te wachten, deze komt echter niet opdagen.
Tek çareleri Narnia'yı kurtarmaktır.De laatste stap om Noa te redden.
Konusu Odie'yi hayvan şovundan kurtarmaktı.Hij ontvoerd Odie voor zijn show.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Hij kon de verleiding van hun bloed niet weerstaan.
Sintel, Scales'i kurtarmak için tüm dünyayı gezmeye başlar.Sintel is vastbesloten Scales terug te vinden.
Jericho, WWE Şampiyonluğu kemerini alıp WWE hayranlarını Orton'dan "kurtarmak" istediğini söyledi.Jericho ujawnił, że chce zdobyć WWE Championship by „uratować” fanów od Ortona.
Sonraki bölümlerde ise yerel takımı "Aston Wanderers"ı kurtarmak için yardım kampanyası düzenler.Jednak w późniejszym odcinku zorganizował kampanię, żeby uratować fikcyjny lokalny klub - „Aston Wanderers”.
Kardeşini kurtarmak zorundadır.Chciał uratować brata.
Tek çareleri Narnia'yı kurtarmaktır.Raz jeszcze rodzeństwo wyrusza, aby ocalić Narnię.
Gaara; Rock Lee’yi Kaguya Kimimaro ‘dan kurtarmak için tam zamanında yetişmiştir.Ratuje Lee Rocka przed Kimimaro Kaguyą.