Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtarmak ile cümle

kurtarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Zapytał: "Jak mogę pomóc w ochronie lasów deszczowych?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Zeptal se: "Co mohu udělat pro záchranu pralesa?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"И он спросил: "Что я могу сделать, чтобы спасти тропический лес?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Той попита, "Какво мога да направя, за да защитя тропическите гори?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"הוא אמר, "מה אוכל לעשות כדי להציל את יערות הגשם?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"بن قال، "ما الذي يمكنني فعله لإنقاذ الغابات؟"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"私は言いました 「仕事は何をしてるの?」
Tanrı yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canınızı kurtarmak için beni önünüzden gönderdi.하나님이 큰 구원으로 당신들의 생명을 보존하고 당신들의 후손을 세상에 두시려고 나를 당신들 앞서 보내셨나니
Tanrı yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canınızı kurtarmak için beni önünüzden gönderdi.Бог ме изпрати пред вас, за да съхраня от вас остатъка на земята и да опазя живота ви чрез голямо избавление.
Tanrı yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canınızı kurtarmak için beni önünüzden gönderdi.Бог послал меня перед вами, чтобы оставить вас на земле и сохранить вашу жизнь великим избавлением.
Tanrı yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canınızı kurtarmak için beni önünüzden gönderdi.וישלחני אלהים לפניכם לשום לכם שארית בארץ ולהחיות לכם לפליטה גדלה׃
Tanrı yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canınızı kurtarmak için beni önünüzden gönderdi.فقد ارسلني الله قدامكم ليجعل لكم بقية في الارض وليستبقي لكم نجاة عظيمة.
Tanrı yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canınızı kurtarmak için beni önünüzden gönderdi.神 差 我 在 你 們 以 先 來 、 為 要 給 你 們 存 留 餘 種 在 世 上 、 又 要 大 施 拯 救 、 保 全 你 們 的 生 命
Tanrı yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canınızı kurtarmak için beni önünüzden gönderdi.神 差 我 在 你 們以 先來 、 為要給 你 們存留 餘種 在 世上 、 又 要 大施 拯救 、 保全 你 們 的 生命
Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.태즈매니아 데블의 암을 근절시키는 것입니다.
Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.là tiêu diệt bệnh ung thư Tasmananian devil.
Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.legyőzni a tasmaniai ördögök rákbetegségét.
Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.היא להביס את סרטן השד הטזמני.
Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.ﻫﻮ ﻗﻬﺮ ﺳﺮﻃﺎﻥ ﺍﻟﻌﻔﺮﻳﺖ ﺍﻟﺘﺎﺳﻤﺎﻧﻲ
Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.彼らがこのガンで
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Allt jag kunde tänka på var å rädda henne.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Het enige waar ik aan kon denken was haar te redden.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Jedyne, o czym myślałam, to żeby ją uratować.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Je n'ai pensé qu'à la sauver.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Si tot ce-mi trecea prin minte era faptul ca trebuie sa o salvez.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Tất cả những gì em có thể nghĩ được lúc đó là phải cứu cho được cô ấy.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Tutto ciò a cui pensavo era doverla salvare.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Το μόνο που μπορούσα να σκεφτώ ήταν να την σώσω.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.Всё, о чём я могла думать, это как спасти её.
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.كل ما فكرت به هو انقاذ حياتها
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.約束してる事だって忘れちゃったでしょ?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Bene, Truman, questo č quello che ha trovato per salvare il pianeta?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.En dat moet de aarde redden? Mr Frost?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Entonces, Truman... ...¿esta es la gente que halló para salvar al planeta? - ¿Listo para irse?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar. - Geliyor musunuz? - Bir saniye.Truman... to są ludzie, którzy mają ocalić świat?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.[Gesang im Hintergrund] Was Besseres konnten Sie nicht finden, um die Welt zu retten?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Jaha, Truman... Det här är de som ska rädda jorden...
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Takže, Trumane... Tihle mají spasit naši planetu?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Ti bodo rešili planet? - Ste pripravljeni?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Tja, Truman, det er så dem, du valgte til at redde jorden...
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Truman! Inilah orang-orang yang akan menyelamatkan planet kita.
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Vai niin, Truman... Näidenkö muka pitäisi pelastaa maapallo?
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.Τρούμαν, αυτούς βρήκες για να σώσουν τον πλανήτη;
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.אני מברך
Truman, demek... ...dünyayı kurtarmak için bulduğun adamlar, bunlar.هؤلاء من وجدت لإنقاذ الأرض
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.(101:21) чтобы услышать стон узников, разрешить сынов смерти,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.(102:21) Pour écouter les gémissements des captifs, Pour délivrer ceux qui vont périr,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.att han har blickat ned från sin heliga höjd, att HERREN har skådat från himmelen ned till jorden,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.ca să audă gemetele prinşilor de război, si să izbăvească pe cei ce sînt pe moarte;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Ðặng nghe tiếng rên siết của kẻ bị tù, Và giải phóng cho người bị định phải chết;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Ðặng nghe tiếng rên_siết của kẻ bị tù , Và giải_phóng cho người bị định phải chết ;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.daß er das Seufzen des Gefangenen höre und losmache die Kinder des Todes,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.da usliši jetnikov zdihovanje, da oprosti nje, ki so izročeni smrti,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.että hän katseli pyhästä korkeudestaan, että Herra katsoi taivaasta maahan,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.for at høre de fangnes Stønnen og give de dødsdømte Frihed,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.For han har sett ned fra sin hellige høide, Herren har fra himmelen skuet til jorden
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Il Signore si è affacciato dall'alto del suo santuario, dal cielo ha guardato la terra
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.이는 갇힌자의 탄식을 들으시며 죽이기로 정한 자를 해방하사
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Mert alátekintett az õ szentségének magaslatáról; a mennyekbõl a földre nézett le az Úr.
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.para oír el gemido de los presos, para librar a los sentenciados a muerte
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurtarmak ile cümle - Sayfa 28 - kurtarmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App