Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.para ouvir o gemido dos presos, para libertar os sentenciados � morte;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.pretože pozrel s výsosti svojej svätosti, Hospodin, s nebies sa podíval na zem,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.untuk mendengar keluh-kesah orang tahanan dan membebaskan orang yang dihukum mati
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Want de HERE heeft hoog vanuit Zijn heilige hemel neergezien op de aarde.
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Že shlédl s výsosti svatosti své. Hospodin s nebe na zemi že popatřil,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Że wejrzał z wysokości świątnicy swojej, że z nieba na ziemię spojrzał;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.δια να ακουση τον στεναγμον των δεσμιων, δια να λυση τους καταδεδικασμενους εις θανατον
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.За да чуе въздишките на затворените, Да освободи осъдените на смърт*;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.לשמע אנקת אסיר לפתח בני תמותה׃
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.ليسمع انين الاسير ليطلق بني الموت
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.要 垂 聽 被 囚 之 人 的 歎 息 . 要 釋 放 將 要 死 的 人
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.要 垂聽 被 囚之人 的 歎息 . 要 釋放將 要 死 的 人
Ve bu olayý tamamen tersten ele almaktýr. Gezegendeki yaţamý kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmamýzdýr.En utilisant d'autres produits à haut rendement, nous économisons ceci.
Ve bu olayý tamamen tersten ele almaktýr. Gezegendeki yaţamý kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmamýzdýr.최대 효율의 전기제품을 쓰거나 높은 연비의 자동차를 몬다면 이만큼 더 절감이 되죠.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.A causa di questo facemmo un gran balzo per recuperare.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.A z toho důvodu jsme provedli obrovský skok k nápravě.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.En daarom maakten we een grote sprong om er weer bovenop te komen.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.E por causa disso, demos um grande salto para recuperar.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.Et à cause de cela, on a fait un grand bond en avant pour récupérer.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.I z tego powodu zrobiliśmy wielki krok by to naprawić.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.Și din această cauză, am făcut un mare salt ca să ne revenim.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.Und deshalb machten wir einen Riesensprung, um aufzuholen.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.Y debido a eso, hicimos un gran salto para recuperarnos.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.Και για αυτό τον λόγο, κάναμε ένα μεγάλο άλμα για να ανακτήσουμε την διαφορά.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.И заради това направихме голям скок, за да го възстановим.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.И поэтому мы сделали большой прыжок, чтобы наверстать потери.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.І через це зробили великий стрибок, аби відновитися.
Ve elbette kim dünyayı kurtarmak için büyülü bir zaman yolculuğu yapmak istemez ki.וכמובן, מי אינו רוצה לקחת את מסע הקסם בזמן
Ve halimize bak. Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.El planeta depende de imbéciles a quienes no daria un arma de juguete.
Ve halimize bak. Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Ezeknek a degeneráltaknak még vízipisztolyt sem adnék.
Ve halimize bak. Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Ja nyt kohtalomme on typerysten käsissä, joihin en luota tippaakaan.
Ve halimize bak. Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Powierzamy los planety bandzie niedorozwojów.
Ve halimize bak. Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Så lægger vi skæbnen i hænderne på idioter, jeg ikke stoler en døjt på.
Ve halimize bak. Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Soarta planetei e în mâna unor retardaţi cărora nu le-aş da nici pocnitori.
Ve halimize bak. Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Разчитаме на олигофрени, на които не бих поверил пушка с капси.
"VE herkesi kurtarmak" seçeneklerimiz arasında değil?"e allo stesso tempo salvare tutti" non è fra le possibilità?
"VE herkesi kurtarmak" seçeneklerimiz arasında değil?-och "rädda alla" bland valen?
"VE herkesi kurtarmak" seçeneklerimiz arasında değil?- og samtidig redde alle?
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.A nejdříve jsem snědl ta méně oblíbená, protože ta oblíbená si chcete šetřit.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.E comia as que não gostava primeiro, porque queremos poupar as que gostamos.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.E mangiavo prima quello che mi piaceva meno, perché quello che si preferisce, lo si vuole conservare.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.En dan at ik de vieze eerst, want wat je lekker vindt, dat wil je bewaren.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.És először azokat ettem meg, amelyeket nem szerettem, mivel amiket szerettem, azokat meg akartam spórolni.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.I jadłem to czego nie lubiłem na samym początku, ponieważ to co lubimy, staramy się zachować na sam koniec.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Je mangeais celles que je n'aimais pas en premier parce que celles que vous aimez, vous voulez les garder.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.그리곤 싫어하는 걸 먼저 먹었는데, 좋아하는 걸 아껴놓고 싶은 심리랄까요.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Saya makan makanan yang tidak saya sukai terlebih dahulu karena saya ingin menyimpan yang saya sukai.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Și mâncam întâi ce nu-mi plăcea pentru că vroiam să păstrez ce-mi plăcea.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Söin ensin inhokit, koska halusin säilyttää ne, joista pidin.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Und was ich nicht mochte, aß ich zuerst, denn was man mag, will man bewahren.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Và tôi ăn món không ngon trước, vì bạn luôn muốn để dành món ngon sau cùng.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Y comía los que no me gustaban primero, porque los que te gustan, quieres guardarlos.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Изяждах тази, която не ми харесваше първо, защото тази която ви харесва, искате да запазите.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.Сначала я съедал то, что мне не нравилось. Ведь то, что нравится, хочется сохранить на потом.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.ואכלתי את אלו שלא אהבתי ראשונים, כיוון שאת אלו שאתה אוהב, אתה רוצה לשמור.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.وكنت آكل الذي لا أحب أولاً، لأن الطعام الذي تحب، تريد إبقائه.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.好きなものを後のために残しておいたのです 子どものときには皆いつも資源の事を気にします
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.Jag behöver inte välja mellan "återfå kropparna" och "rädda alla".
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.Jeg behøver ikke at vælge mellem at få kroppene tilbage og redde alle.
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.Nie jest w porządku, że muszę wybierać między odzyskaniem naszych ciał a uratowaniem wszystkich ludzi.