Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.J'ai laissé la reine dans les flammes pour sauver le prince.
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.Tôi đã bỏ lại thái hậu trong hỏa hoạn để cứu lấy hoàng tử.
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.Оставих кралицата в огъня, за да спася принца.
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.Я оставила Королеву-Вдову в огне, чтобы спасти Принца.
Sabit tutmak "ve kavrama sıkılır. Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı! 꾸준한 유지 "와 손잡이 강화. 자신을 해방 혈안이 욕망했다
Sabit tutmak "ve kavrama sıkılır. Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldıتبقي ثابتة! "وتشديد قبضة. وجرت الرغبة المحمومة ليحرر نفسه
Sabit tutmak "ve kavrama sıkılır. Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldıケンプの所持。
S ağ taraftaki p+ 3 ü de paydadan kurtarmak istiyorum그리고 이 좌변의 분모의 p+3도 빼내고 싶은데 그리고 이 좌변의 분모의 p+3도 빼내고 싶은데
S ağ taraftaki p+ 3 ü de paydadan kurtarmak istiyorumالآن ايضاً اريد التخلص من p + 3 هذه من المقام هنا على الجانب الايمن
"Sakıncası var mı, efendim, bu adam bir gelecek saat bakmak, efendim? "diye anlık şoktan kurtarmak dedi."Apakah Anda keberatan, Sir, pria ini datang ke- melihat jam, Pak? "kata dia, pulih dari shock sesaat.
"Sakıncası var mı, efendim, bu adam bir gelecek saat bakmak, efendim? "diye anlık şoktan kurtarmak dedi."Bi vas motilo, sir, ta človek, ki prihajajo v pogled na uro, gospod? "je rekla, izhod iz trenutne šok.
"Sakıncası var mı, efendim, bu adam bir gelecek saat bakmak, efendim? "diye anlık şoktan kurtarmak dedi."Có thể, thưa ông, người đàn ông này một đến nhìn vào đồng hồ, "cô cho biết, hồi phục từ cú sốc tạm thời.
"Sakıncası var mı, efendim, bu adam bir gelecek saat bakmak, efendim? "diye anlık şoktan kurtarmak dedi.시계를 좀 봐, 선생님? "그녀는 순간 충격에서 회복했다.
"Sakıncası var mı, efendim, bu adam bir gelecek saat bakmak, efendim? "diye anlık şoktan kurtarmak dedi."Nem bánná uram, ez az ember a-jön nézd meg az órát, uram? "mondta, kiheverte a pillanatnyi sokk.
"Sakıncası var mı, efendim, bu adam bir gelecek saat bakmak, efendim? "diye anlık şoktan kurtarmak dedi."Voisitko, Sir, tämä mies a-tulossa Katso kelloa, sir? ", hän sanoi, toipumassa hetkellinen järkytys.
"Sakıncası var mı, efendim, bu adam bir gelecek saat bakmak, efendim? "diye anlık şoktan kurtarmak dedi.نظرة على مدار الساعة ، يا سيدي؟ "قالت يتعافى من الصدمة لحظة.
"Sakıncası var mı, efendim, bu adam bir gelecek saat bakmak, efendim? "diye anlık şoktan kurtarmak dedi."時計を見て?"彼は眠くな方法でラウンドを見つめ、そして彼を介して話す述べ
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.A budú bojovať proti tebe, ale ťa nepremôžu, lebo ja som s tebou, hovorí Hospodin, aby som ťa vytrhol.
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.de skal kæmpe imod dig, men ikke kunne magte dig; thi jeg er med dig for at frelse dig, lyder det fra HERREN."
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.E eles pelejarão contra ti, mas não prevalecerão; porque eu sou contigo, diz o Senhor, para te livrar.
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Ils te feront la guerre, mais ils ne te vaincront pas; car je suis avec toi pour te délivrer, dit l`Éternel.
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.In borili se bodo zoper tebe, ali premagali te ne bodo, kajti jaz sem s teboj, govori GOSPOD, da te rešim.
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.그들이 너를 치나 이기지 못하리니 이는 내가 너와 함께 하여 너를 구원할 것임이니라 여호와의 말이니라
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Którzy walczyć będą przeciwko tobie, ale cię nie przemogą: bom Ja z tobą mówi Pan, abym cię wybawił.
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Lucharán contra ti, pero no te vencerán; porque yo estaré contigo para librarte, dice Jehovah
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Og de skal stride mot dig, men ikke få overhånd over dig; for jeg er med dig, sier Herren, og vil redde dig.
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Ti muoveranno guerra ma non ti vinceranno, perché io sono con te per salvarti». Oracolo del Signore
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Они будут ратовать против тебя, но не превозмогут тебя; ибо Я с тобою,говорит Господь, чтобы избавлять тебя.
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Те ще воюват против тебе, Но няма да ти надвият; Защото Аз съм тебе, за да те избавям, казва Господ.
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.ונלחמו אליך ולא יוכלו לך כי אתך אני נאם יהוה להצילך׃
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.فيحاربونك ولا يقدرون عليك لاني انا معك يقول الرب لانقذك
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.他 們 要 攻 擊 你 、 卻 不 能 勝 你 . 因 為 我 與 你 同 在 、 要 拯 救 你 . 這 是 耶 和 華 說 的
Sana savaş açacak, ama seni yenemeyecekler. Çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.他 們要 攻擊 你 、 卻 不 能 勝 你 . 因為 我 與 你 同在 、 要 拯救 你 . 這是 耶和華 說的
Sanki benim, Gazab-ı Küre'den yavru kedileri kurtarmak için yardıma ihtiyacım var.Kayak aku butuh bantuan aja untuk ngeluarin kucing dari Wrath-o-Sphere.
Sanki benim, Gazab-ı Küre'den yavru kedileri kurtarmak için yardıma ihtiyacım var.Ligesom jeg har brug for hjælp til at få kattene ud af Wrath-o-Sphere.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.Après être venue vivre au palais, je voulais seulement blanchir le nom de mon père.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.Az ok, amiért beköltöztem a palotába, hogy tisztázzam az apám nevét.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.Ο λόγος που μπήκα στο παλάτι ήταν για να αποκαταστήσω τη τιμή του πατέρα μου.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.سبب دخولي القصر كان لاعادت شرف والدي
Şaşkınlıkla bunu dinleyen kargalar korkuluğu kurtarmak istediler.Conmocionados por la historia,
Seni kurtarmak için geldim.Aku datang untuk menyelamatkan anda
Seni kurtarmak için geldim. Çok fazla günahın var.Je suis venu te sauver de tellement de péchés.
Seni kurtarmak için geldim.Ich kam um Dich zu RETTEN.
Seni kurtarmak için geldim.Ik kwam om jou te redden
Seni kurtarmak için geldim.Přišel jsem, abych tě zachránil.
Seni ondan kurtarmak istiyorum.Je veux t'aider à t'en sortir.
Seni ondan kurtarmak istiyorum.Quiero librarte de ella.
Seni ondan kurtarmak istiyorum.Voglio salvarti da lei.
Seni ondan kurtarmak istiyorum.Θέλω να σε σώσω απ'αυτήν.
Seni ondan kurtarmak istiyorum.Я хочу спасти тебя от неё.
Şimdi seni özlüyorum ama fakat geçer. Artık seni sevmiyorum. Bizden kalanları kurtarmak istemiyorum.Ahora creerás que soy un cerdo claro... yo lo pensaría pero pronto habrás hecho tu vida al margen de mí
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Anh ta nói, "Tôi có thể làm gì để cứu những cánh rừng nhiệt đới?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"A spus: "Ce pot face pentru a salva pădurile tropicale?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Disse "Cosa posso fare per salvare la foresta pluviale?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Ele perguntou: "Que posso fazer para salvar as florestas tropicais?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Er sagte: "Was kann ich tun, um die Regenwälder zu retten?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Hij zei, "Wat kan ik doen om de regenwouden de redden?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Il a dit : "Que puis-je faire pour sauver les forêts tropicales ?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?""열대우림을 살리기 위해 제가 할 수 있는 일이 무엇일까요?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Y me preguntó: "¿Qué puedo hacer para salvar la selva tropical?".