Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Frykt ikke for dem, for jeg er med dig og vil redde dig, sier Herren.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Fürchte dich nicht vor ihnen; denn ich bin bei dir und will dich erretten, spricht der HERR.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.너는 그들을 인하여 두려워 말라 내가 너와 함께 하여 너를 구원하리라 나 여호와의 말이니라 하시고
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Não temas diante deles; pois eu sou contigo para te livrar, diz o Senhor.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Neboj sa ich, lebo ja som s tebou, aby som ťa vytrhnul, hovorí Hospodin.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Neboj se jich, neboť jsem s tebou, abych tě vysvobozoval, dí Hospodin.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Ne boj se jih; ker jaz sem s teboj, da te rešim, govori GOSPOD.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Ne félj tõlök, mert én veled vagyok, hogy megszabadítsalak téged! mond az Úr.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Ne les crains point, car je suis avec toi pour te délivrer, dit l`Éternel.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Nie bój się oblicza ich, bom Ja jest z tobą, abym cię wybawił, mówi Pan.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Non temerli, perché io sono con te per proteggerti». Oracolo del Signore
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.No tengas temor de ellos, porque yo estaré contigo para librarte, dice Jehovah
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Nu te teme de ei; căci Eu sînt cu tine ca să te scap, -zice Domnul. -
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Wees niet bang voor de mensen, want Ik zal bij u zijn en u beschermen."
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Μη φοβηθης απο προσωπου αυτων διοτι εγω ειμαι μετα σου δια να σε ελευθερονω, λεγει Κυριος.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Да се не боиш от тях; защото Аз съм с тебе, за да те избавям, казва Господ.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.Не бойся их; ибо Я с тобою, чтобы избавлять тебя, сказал Господь.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.אל תירא מפניהם כי אתך אני להצלך נאם יהוה׃
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.لا تخف من وجوههم لاني انا معك لانقذك يقول الرب.
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.你 不 要 懼 怕 他 們 、 因 為 我 與 你 同 在 、 要 拯 救 你 . 這 是 耶 和 華 說 的
Onlardan korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim.›› Böyle diyor RAB.你 不 要 懼怕 他 們 、 因為 我 與 你 同在 、 要 拯救 你 . 這是 耶和華 說的
Onu kurtarmak için bana yardım eder misiniz?Giúp tôi giải thoát ông ấy, bác sỹ André. Giúp tôi. Ngài là 1 người tốt.
Onu kurtarmak için bana yardım eder misiniz?Helfen Sie, ihn zu retten...
Onu kurtarmak için bana yardım eder misiniz? Siz çok iyi bir adamsınız, sizin yardımınıza ihtiyacım var.lei è un uomo così buono, ho bisogno del suo aiuto.
Onu kurtarmak için bana yardım eder misiniz? Siz çok iyi bir adamsınız, sizin yardımınıza ihtiyacım var.Pomóż mi go odzyskać, jesteś takim dobrym człowiekiem, potrzebuje twojej pomocy.
Onu kurtarmak için fırlamaz mıydın?¿no te tirarías a salvarla?
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.En su caso, sabía que no había nada que pudiera hacer para salvar su vida.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.I hennes fall fanns det ingenting jag kunde göra för att rädda hennes liv. Cancern var för långt framskriden.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.În cazul ei, ştiam că nu mai puteam face nimic să-i salvez viaţa. Cancerul era mult prea avansat.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.In haar geval wist ik dat ik niets kon doen om haar leven te redden. De kanker was te vergevorderd.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.In ihrem Fall wusste ich, dass ich ihr Leben nicht retten konnte. Der Krebs war schon zu weit fortgeschritten.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.두 번째 여자의 경우, 정말로 그녀를 구하기 위해 제가 할 수 있는 일이 없다는 것을 저는 알고 있었습니다. 암은 너무 많이 진행되어 있었습니다.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.Trường hợp này, tôi biết tôi chẳng thể làm gì để có thể cứu sống cô ấy. Bệnh đã vào thời kỳ cuối.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.W jej przypadku wiedziałem, że nie mogę jej uratować. Nowotwór był zbyt zaawansowany.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.У її випадку я знав, що нічого не можу зробити, щоб урятувати її життя. Рак уже поширився усюди.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.שהתברר להיות סרטן הלבלב בשלב מתקדם. במקרה שלה, ידעתי שלא היה מה לעשות שבעצם יוכל להציל את חייה.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.كنت أعلم أنه لم يكن هناك ما يمكن فعله لإنقاذ حياتها. فالمرض كان في حالة متقدمة جداً.
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.ガンはかなり進行していたため 彼女の命を救う手だてはありませんでした でも 彼女が心地よく過ごせるよう できるだけのことはしました
Onun durumunda, hayatını kurtarmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum, kanser çok ilerlemişti.我知道我做唔到咩保住佢嘅性命 癌症已經好後期
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.A csontvelőjét az ország más részébe küldjük, hogy megmentsük egy leukémiás gyerek életét.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Chúng tôi sẽ gửi tủy của anh đi tới đầu kia của đất nước để cứu sống một em nhỏ bị bệnh máu trắng.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Enviámos a medula óssea dele ao outro extremo do país para salvar a vida de uma criança com leucemia.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Estamos mandando su médula a través del país para salvarle la vida a un niño con leucemia.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Îi trimitem măduva în partea cealaltă a țării ca să salvăm un copil cu leucemie.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Jeho dreň sme poslali naprieč celou krajinou na záchranu života dieťaťa s leukémiou.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Kami akan mengirim sumsumnya melintasi negeri untuk menyelamatkan nyawa seorang anak yang terkena leukemia.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.그의 골수를 어린 백혈병 환자에게 보내 그 아이의 생명을 살려야 했죠.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Manderemo il suo midollo attraverso il Paese per salvare la vita di un bambino con la leucemia.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Nous enverrons sa moelle osseuse à travers le pays pour sauver la vie d'un enfant leucémique.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Vi sender hans marv på tværs af landet for at redde et leukæmiramt barn.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Vi skickar hans märg tvärs över landet för att rädda livet hos barn med leukemi.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.We sturen zijn beenmerg door het hele land om het leven te redden van een kind met leukemie.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Wir versenden sein Mark landesweit, um das Leben eines Kindes mit Leukämie zu retten.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Wysyłamy jego szpik na drugi koniec kraju żeby uratować życie dziecka, które ma białaczkę.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Ми збираємось відправити його кістковий мозок через усю країну, щоб врятувати життя дитини з лейкемією.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Мы собираемся отправить его костный мозг через всю страну, чтобы спасти ребёнка с лейкемией.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.Ще изпращаме неговия костен мозък на другия край на страната, за да спасим живота на едно дете с левкемия.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.אנו שולחים את מח-העצם שלו לצד השני של הארץ כדי להציל את חייו של ילד שסובל מלוקמיה.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.نرسل نخاعه عبر البلاد لإنقاذ حياة طفل مصاب بسرطان الدم
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.彼の骨髄液を送ろうとしていました 実際どうやって骨髄液を採取するのでしょう?