Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtarmak ile cümle

kurtarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'u kurtarmak için elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could to save Tom.
Protestocular tıp merkezini kapanmaktan kurtarmak için son bir gayretle yürüdüler.Protestors rallied in a last-ditch effort to save the medical centre from closing down.
Tom'u kurtarmak için kesinlikle yapabileceğim hiçbir şey yoktu.There was absolutely nothing I could do to save Tom.
Tom boğulan çocuğu kurtarmak için hayatını riske attı.Tom risked his life to save the drowning boy.
Tom Mary'yi kurtarmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to rescue Mary.
Sizi kurtarmak için buradayız.We're here to rescue you.
Çatırdayan evliliğimizi kurtarmak için yardıma ihtiyacımız var.We need help in fixing our broken marriage.
Tom'un bizi kurtarmak için geliyor olacağını sanmıyorum.I don't think Tom is coming to our rescue.
Hayatları kurtarmak için buradayız.We're here to save lives.
Onlar bizi kurtarmak için buradalar.They're here to save us.
Hayat kurtarmak harika hissettiriyor.Saving lives feels great.
Seni kurtarmak için geleceğim.I'll come to save you.
Senin görevin ülkeni bir yabancı işgalinden kurtarmak.Your duty is to save your country from a foreign invasion.
O, Tom'un hayatını kurtarmak için tetiği çektiğini söyledi.He said that he pulled the trigger to save Tom's life.
Onları kurtarmak istedim.I wanted to save them.
Onu kurtarmak istedim.I wanted to save him.
Onları kurtarmak zorundayız.We have to save them.
Onu kurtarmak zorundayız.We have to save him.
Onları kurtarmak için buradayım.I'm here to rescue them.
Onu kurtarmak için buradayım.I'm here to rescue him.
Kaçağı kurtarmak için US Marshal Tom Jackson belirlenir.US Marshal Tom Jackson is determined to recover the fugitive.
Dan Linda'yı sorundan kurtarmak istedi.Dan wanted to save Linda from trouble.
Tom Mary'yi kurtarmak için yardım etti.Tom helped rescue Mary.
Tom'u kurtarmak son derece zor olacak.Rescuing Tom will be extremely difficult.
O, kızlarını kurtarmak için her şeyi yapmaya istekliydi.She was willing to do anything to save her daughters.
Onlar evlilik için kendilerini kurtarmak için anlaştılar.They agreed to save themselves for marriage.
Tom erkek kardeşini kurtarmak için hayatını feda etti.Tom sacrificed his life to save his brother.
Kurtarma işçisi insanları kurtarmak için bir helikopterle felaket bölgesine gitti.The rescue worker went into the disaster zone with a helicopter to save people.
Doktorlar Tom'u kurtarmak için ellerinden gelen her şeyi yaptı.The doctors did everything they could to save Tom.
Topuklarını kurtarmak için başını kullan.Use your head to save your heels.
Seni kurtarmak istedim.I wanted to save you.
Bir kuaförde kendimi para harcamaktan kurtarmak için bir saç kesme makinesi aldım.I got a hair-clipper to save myself from spending money on a hairdresser.
Senin tek görevin hayallerini kurtarmaktır.Your only duty is to save your dreams.
Ben Tom'u kurtarmak istiyorum.I want to save Tom.
Mary, Tom'u kurtarmak için kendi hayatını feda etti.Mary sacrificed her own life in order to save Tom.
Tom'u kurtarmak neye mal olursa olsun yapacağım.I'll do whatever it takes to save Tom.
Tom Mary'yi kurtarmak için gelmedi.Tom didn't come to rescue Mary.
Yapabilirsem onları kurtarmak istiyorum.I want to save them if I can.
Hayatımı kurtarmak için çizemem.I can't draw to save my life.
İnsanların hayatlarını kurtarmak için kaçtılar.People ran for their lives.
Tom kanser kurbanının hayatını kurtarmak için kemik iliğini bağışladı.Tom donated his bone marrow to save the cancer victim's life.
Sağlık görevlileri Tom'un hayatını kurtarmak için çılgınca çalıştı.Paramedics worked frantically to save Tom's life.
Fadıl'ın hayatını kurtarmak için zamana karşı bir yarıştı.It was a race against the clock to save Fadil's life.
Fadıl, zarif Leyla'yı acımasız bir dünyadan kurtarmak istedi.Fadil wanted to save the delicate Layla from a harsh world.
Kız kardeşini kurtarmak için kan verdi.He gave blood in order to save his sister.
Tom, Mary'yi kurtarmak için kendi hayatını riske attı.Tom risked his own life to help Mary.
Leyla hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorunda kaldı.Layla had to act to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için bir baltayla Sami'ye vurdu.Layla struck Sami with an ax to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için Sami'yi vurdu.Layla shot Sami to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için Sami'yi öldürdü.Layla killed Sami to save her life.
Umarım biri bizi kurtarmak için gelir.I hope someone comes to rescue us.
O, kız kardeşini kurtarmak için kan verdi.She gave blood in order to save her sister.
O, erkek kardeşini kurtarmak için kan verdi.He gave blood in order to save his brother.
O kardeşini kurtarmak için kan verdi.She gave blood in order to save her sibling.
Kardeşini kurtarmak için kan verdi.He gave blood in order to save his sibling.
O, erkek kardeşini kurtarmak için kan veriyor.,She's giving blood to save her brother.
O, kız kardeşini kurtarmak için kan veriyor.She's giving blood to save her sister.
Tom'u kurtarmak için yardım ettim.I helped rescue Tom.
Tom Mary'yi kurtarmak için mağaraya girdi.Tom went into the cave to rescue Mary.
Tom Mary'yi kurtarmak için elinden geleni her şeyi yaptı.Tom did all he could to rescue Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod