Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtarmak ile cümle

kurtarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer o köprüden düşseydin seni kurtarmak neredeyse imkansız olurdu.If you were to fall from that bridge, it would be almost impossible to rescue you.
Doktor yaralı çocuğu kurtarmak için çok çalıştı.The doctor tried hard to save the wounded boy.
Doktor onu kurtarmak için zamanında geldi.The doctor arrived in time to save her.
Doktor hastasını kurtarmak için mümkün olan her vasıtayı denedi.The doctor tried every possible means to save his patient.
Doktorların yapması gereken şey hayatları kurtarmak ve ölüme karşı mücadele etmek.What doctors should do is to save lives and fight against death.
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Bill boğulan çocuğu kurtarmak için nehre daldı.Bill dived into the river to save the drowning child.
Çocuğu kurtarmak için elimizden geleni yaptık.We did everything we could to save the boy.
Küçük kızı kurtarmak için onun suya atlaması ne cesaret!How brave of him to jump into the water to save the little girl!
Ben değerli eşyalarımı kurtarmak istiyorum.I want to recover my valuables.
Çocuğu boğulmaktan kurtarmak için onun cesareti övgü üstü.His bravery to save the child from drowning is above praise.
Küçük oğlan kendini polis memurundan kurtarmak için uğraştı.The little boy struggled to free himself from the policeman.
O, beni kurtarmak için geldi.He came to my rescue.
Ayı göründüğünde o, hayatını kurtarmak için kaçtı.He ran for his life when the bear appeared.
Onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.He did his best to rescue her.
Onu kurtarmak için hayatını riske attı.He risked his life to save her.
Babalarını kurtarmak için acele ettiler.They hurried to their father's rescue.
Birçok kişiyi kurtarmak için bir kişiyi feda etmek etik olur muydu?Would it be ethical to sacrifice one person to save many?
Andrew Johnson hayatını kurtarmak için evini terk etmek zorunda kaldı.Andrew Johnson had to flee his home to save his life.
Onun ayağını tuzaktan kurtarmak imkansız.It's impossible to release his foot from the trap.
O, onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.She did her best to rescue him.
O, onu kurtarmak için hayatını riske attı.She risked her life to save him.
Tom Mary'yi kurtarmak için çalıştı.Tom tried to rescue Mary.
Tom Mary'yi kurtarmak için hayatını riske attı.Tom risked his life to save Mary.
Tom'dan başımı beladan kurtarmak için bana yardımcı olmasını istedim.I asked Tom to help me get out of trouble.
Seni kurtarmak için buradayım.I'm here to save you.
Tom hayatını kurtarmak için koştu.Tom ran for his life.
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
Baba kızının canını kurtarmak için kendi canını verdi.The father gave his own life in order to save his daughter's.
Onu hemen kurtarmak zorundayız.We have to save him immediately.
Kredini kurtarmak için kaybını gizlemelisin.To save your credit, you must conceal your loss.
O, onları kurtarmak için kendi hayatını feda etti.He sacrificed his own life to save them.
Onların dillerini yok olmaktan kurtarmak için yerli Amerikalılara yardım etmek istiyorum.I want to help Native Americans to save their languages from extinction.
O, prensesi kurtarmak için gönderildi.He was sent to save the princess.
Prensesi kurtarmak için kim gönderildi?Who was sent to save the princess?
O, prensesi kurtarmak zorundaydı.He had to save the princess.
Tom Mary'yi kurtarmak için söz verdi.Tom vowed to rescue Mary.
Tom kendini kurtarmak için mücadele etti.Tom struggled to free himself.
Tom'u kurtarmak zorundayız.We have to save Tom.
Tom'u kurtarmak istiyordum.I wanted to save Tom.
Tom dünyayı kurtarmak istedi.Tom wanted to save the world.
Sadece gezegeni kurtarmak istiyorum.I just want to save the planet.
O, gezegeni kurtarmak istiyor.He wants to save the planet.
Tom'u kurtarmak için yanan eve gittiğimde neredeyse ölüyordum.I almost got killed when I went into the burning house to save Tom.
Seni kurtarmak için buraya geldim.I came here to rescue you.
Seni kurtarmak için geldim.I came to save you.
Ben Tom'u kurtarmak için buradayım.I'm here to rescue Tom.
Beni kurtarmak için geldi.She came to save me.
Onu kurtarmak için geldim.I've come to save her.
Prensesi kurtarmak için geldim.I've come to save the princess.
Tom'u kurtarmak için geldim.I've come to save Tom.
Onlar Tom'u kurtarmak için zamanda geriye seyahat etmeye karar verdiler.They decided to travel back in time to save Tom.
Tom'u kurtarmak için yapabileceğimiz hiçbir şey yok.There's nothing we can do to save Tom.
Evliliğini kurtarmak adına çaba sarfetmen gerek.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için uğraşmalısın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışmalısın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışmak zorundasın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışman gerekiyor.You need to work on saving your marriage.
Onları kurtarmak ister misin?Do you want to save them?
Tom hayatını kurtarmak için öldü.Tom died to save your life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod