Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Sebab Ia membela dan menyelamatkan orang miskin dari mereka yang menjatuhkan hukuman mati ke atasnya
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Sillä hän seisoo köyhän oikealla puolella pelastaakseen hänet niistä, jotka hänet tuomitsevat.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.thi han står ved den fattiges højre at fri ham fra dem, der dømmer hans Sjæl.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Ty han står på den fattiges högra sida för att frälsa honom från dem som fördöma hans själ.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Vì Ngài đứng bên hữu người thiếu thốn, Ðặng giải cứu người khỏi kẻ đoán xét linh hồn người.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Vì_Ngài đứng bên hữu người thiếu_thốn , Ðặng giải_cứu người khỏi kẻ đoán xét linh_hồn người .
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Want God helpt de armen en verlost hen van hun onderdrukkers.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Διοτι ισταται εν τη δεξια του πτωχου, δια να λυτρονη αυτον εκ των καταδικαζοντων την ψυχην αυτου.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Защото Той стои отдясно на немотния За да го избавя от ония, които съдят душата му.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.כי יעמד לימין אביון להושיע משפטי נפשו׃
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.لانه يقوم عن يمين المسكين ليخلّصه من القاضين على نفسه
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.因 為 他 必 站 在 窮 乏 人 的 右 邊 、 要 救 他 脫 離 審 判 他 靈 魂 的 人
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.因為 他 必 站 在 窮乏人 的 右邊 、 要 救 他脫離審 判 他 靈魂 的 人
Danimarka ekonomisini kurtarmak için kaç milyar yatırım yapılmalıydı?11時になると そんな些末な問題の議論は止めて
Danimarka ekonomisini kurtarmak için kaç milyar yatırım yapılmalıydı?얼마나 투자할지 오전 9시부터 11시까지 토론하다가
Danimarka ekonomisini kurtarmak için kaç milyar yatırım yapılmalıydı?Ile miliardów zainwestować w ratowanie duńskiej ekonomii.
Danimarka ekonomisini kurtarmak için kaç milyar yatırım yapılmalıydı?Wieviele Milliarden sie in die Rettung der Wirtschaft investieren sollten.
Danimarka ekonomisini kurtarmak için kaç milyar yatırım yapılmalıydı?כמה מיליארדים להשקיע כדי להציל את הכלכלה הדנית.
Danimarka ekonomisini kurtarmak için kaç milyar yatırım yapılmalıydı?وكيف أن المليارات ستستثمر لانقاذ الاقتصاد الدنماركي
Doktor'u kurtarmak için doğdum.Sono nata per salvare il Dottore.
Dolayısıyla hiç kimse onları kurtarmak da istemeyecektir.Nikdo je také nechce zachránit.
Dolayısıyla hiç kimse onları kurtarmak da istemeyecektir.そして、現在、そのように, あなたには、この連鎖反応の発生があり、
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Das Schicksal der Menschheit wird Deppen anvertraut, denen ich nicht mal 'ne Wasserpistole gäbe!
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Ik zou die kerels nog geen proppenschieter geven.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?La sorte del pianeta č in mano ad un gruppo di defiicienti.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?Vårt öde avgörs av några idioter som jag inte litar ett dugg på.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?Στηρίζουμε το μέλλον μας σε ένα μάτσο καθυστερημένων.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Le sort de la planète est entre les mains d'une bande d'attardés.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Nasib planet ada di tangan ... ...sekumpulan orang yang tewas dan aku tidak percaya dengan senapang kentang.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.O destino do planeta está nas mãos de um grupo de atrasados.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Usoda planeta je v rokah tepcev, ki jim ne bi zaupal niti otroške puške.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Разчитаме на олигофрени, на които не бих поверил пушка с капси.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.بعض المعاقين لن أثق ببندقية بطاطة
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış..עוד דבר אחד
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!Acum sa luptam sa indeplinim acea promisiune! Sa luptam sa eliberam lumea!
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!Lottare per liberare il mondo, per smetterla con le barriere nazionali, l'avidità con l odio e l'intolleranza!
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!国境など要らない! 憎しみも、不寛容も、強欲も要らない! 理性ある世界のために戦おう!
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Am vrut să salvăm lumea și în loc am ajuns bogați."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Chceli sme zachrániť svet, ale miesto toho sme len zbohatli."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Chcieliśmy ocalić świat, ale zamiast tego staliśmy się bogaci"
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Chúng ta muốn cứu thế giới, nhưng thay vào đó chúng ta chỉ giàu lên".
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Kami ingin menyelamatkan dunia, namun akhirnya kami menjadi kaya."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."우린 세상을 구하고 싶었지만, 어느새 부자가 되어 있었던 거야."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Meg akartuk menteni a világot, de ehelyett csak meggazdagodtunk."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Nós queríamos salvar o mundo, "e, em vez disso, apenas enriquecemos."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Nous voulions sauver le monde, et au lieu de ça, nous sommes devenus riches."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Queríamos salvar al mundo, y en lugar de eso nos hicimos ricos."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Volevamo salvare il mondo, e invece siamo diventati ricchi".
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."We wilden de wereld redden, en in plaats daarvan werden we gewoon rijk."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Wir wollten die Welt retten, und stattdessen wurden wir nur reich."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Θέλαμε να σώσουμε τον κόσμο, αντ' αυτού γίναμε πλούσιοι."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Искахме да спасим света, и вместо това просто забогатяхме."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Ми хотіли врятувати світ, а натомість ми просто розбагатіли ".
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."Мы хотели спасти мир, а вместо этого разбогатели."
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."רצינו להציל את העולם, ובמקום זה פשוט נהיינו עשירים".
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz." كنا نريد أن ننقذ العالم .. .. ولكننا غدونا أغنياء عوضاً عن ذلك "
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz.気がついたらただの金持ちになりさがっていたのさ、と。 実際は、我が家はコロラドスプリングスの
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Anda harus menyatakan harapan untuk menyelamatkan dunia."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Anh phải nghĩ một điều ước để cứu thế giới."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Devi esprimere un desiderio per salvare il mondo"