Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.והמטרה תחילה היתה להציל אותו מהריסה, אבל אז גם רצינו להחליט מה אפשר לעשות איתו.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.والهدف كان في البدء حمايته من التدمير فقط ، لكننا كذلك أردنا معرفة ما الذي يمكننا أن نفعل له.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.鉄道を取り壊しから救うことでしたが 何かに利用できるのではと思うようになりました まず興味をそそったのは
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake?Ébredek, mielőtt az idő, hogy Romeo Gyere, hogy megváltsa nekem?
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake?Herään ennen sitä Romeo Tule lunastamaan minua?
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake?Ich wache vor der Zeit, Komm zu mir erlösen Romeo?
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake?Ik word voor de tijd dat Romeo Kom naar mij verlossen?
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake?Jag vaknar innan tiden att Romeo komma för att återlösa mig?
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake?Je me réveille avant le moment où Roméo Venez pour me racheter?
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake?Prebudil som pred časom, že Romeo Poď ku mne vykúpiť?
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake?Probudil jsem před časem, že Romeo Pojď ke mně vykoupit?
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Budzę przed czasem, że Romeo Przyjdź do mnie uratować? there'sa straszne rzeczy!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Eu acordo antes que o tempo que Romeu Venha para me redimir? ponto há uma temível!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Jeg vågner før tid, Romeo komme for at forløse mig? there'sa bange punkt!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!내가 사용하는 와서 로미오 시간 전에 깨어? 베리 두려운 포인트!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!M-am trezit înainte de momentul în care Romeo Vino la mine răscumpere? punctul there'sa fricos!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Me despierto antes de la hora que Romeo Ven a rescatarme? hay un punto de miedo!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Mi sveglio la prima volta che Romeo Venite a riscattare me? c'è un punto di paura!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Saya bangun sebelum waktu yang Romeo Datanglah untuk menebus saya? titik takut there'sa!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Tôi thức dậy trước khi thời gian đó Romeo Hãy đến để chuộc lại tôi? điểm there'sa sợ hãi!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Zbudim pred časom, da je Romeo Pridite k meni odkupil? there'sa strahu točke!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Ξυπνάω πριν από την ώρα που Romeo Ελάτε να με εξαγοράσει; υπάρχει ένα φοβερό σημείο!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Събуждам се преди време, че Romeo Хайде да ме откупи? there'sa страхливи точка!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!Я просыпаюсь раньше времени, что Ромео Приходите, чтобы искупить меня? there'sa страшное дело!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!אני מתעורר לפני הזמן כי רומיאו בואו לגאול אותי? נקודת פחד there'sa!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!أستيقظ قبل الوقت الذي روميو تعال لتخليص لي؟ there'sa نقطة مخيفة!
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!私は、その後、その汚い口の利き方もhealthsome空気で呼吸しないようにするには、ボールトに窒息してはならない
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Eu não posso fazer nada para salvar o mundo.!
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Ich kann überhaupt nichts tun, um die Welt zu retten."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Ik kan de wereld niet redden."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Io non posso proprio salvare il mondo."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Ja pre záchranu sveta nič urobiť nemôžem."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Je ne peux rien faire pour sauver le monde."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."전 세상을 구하기 위해 아무것도 할 수 없어요."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Nemůžu udělat nic pro záchranu světa."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Nie robię nic, co ratuje świat."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."No puedo hacer nada para salvar al mundo".
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Nu pot face nimic să salvez lumea.
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Saya tidak dapat melakukan apapun untuk menyelamatkan dunia."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Semmit sem tudok tenni a világ megmentéséért."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Tôi không thể làm gì để cứu thế giới"
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Δε μπορώ να κάνω τίποτα για να σώσω τον κόσμο."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Не мога да направя нищо за да спася света."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Я не могу сделать что-либо во спасение мира".
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."אין לי שום דרך להציל את העולם".
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."لا يمكنني عمل اي شيئ لانقاذ العالم."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."彼女は「ねえ JR
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."我救唔到地球呀。"
Benim için, bir hayat bile kurtarmak, Ushahidi'yi tümüyle geçerli kıldı.Đối với tôi, cứu dỗi một mảnh đời cô độc đã minh chứng hoàn toàn cho Ushahidi.
Benim için, bir hayat bile kurtarmak, Ushahidi'yi tümüyle geçerli kıldı.Para mí, el salvar una sola vida ha validado Ushahidi por completo.
Benim için, bir hayat bile kurtarmak, Ushahidi'yi tümüyle geçerli kıldı.Per me, salvare una sola vita umana ha dato valore a Ushahidi.
Benim için, bir hayat bile kurtarmak, Ushahidi'yi tümüyle geçerli kıldı. Tamamiyle memnunum.Pour moi, sauver une seule vie a validé Ushahidi en totalité se qui a fait toute la différence.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Il mio obiettivo personale è sconfiggere il cancro dei diavoli della Tasmania.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mein persönliches Ziel ist es, den Krebs des Tasmanischen Teufels zu besiegen.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mijn persoonlijke doel is de nederlaag van de Tasmaanse-duivelkanker.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mi objetivo personal es vencer al cáncer del demonio de Tasmania.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mitt personliga mål är att besegra den tasmanska pungdjävulcancern.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Moim osobistym celem jest pokonanie raka u diabłów tasmańskich.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mon but personnel est de vaincre le cancer du diable de Tasmanie.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Můj osobní cíl je porazit rakovinu tasmánského čerta.