Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtarmak ile cümle

kurtarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Obiectivul meu personal este să înving cancerul diavolului tasmanian.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.O meu objetivo pessoal é vencer o cancro do diabo da Tasmânia.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Tujuan pribadi saya adalah mengalahkan kanker Tasmanian devil.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Ο προσωπικός μου στόχος είναι να νικήσω τον καρκίνο του διαβόλου της Τασμανίας.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Моя личная цель заключается в том, чтобы победить рак у тасманских дьяволов.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Моята лична цел е да победим рака на Тасманийския дявол.
Beyrut'un son plajını kurtarmak için koşmazsak, koşacak Beyrut’umuz kalmayacak.Se non corriamo per l'ultima spiaggia di Beirut, non avremo un'altra Beirut nella quale poter correre.
Beyrut'un son plajını kurtarmak için koşmazsak, koşacak Beyrut’umuz kalmayacak.Εάν δεν τρέξουμε για την τελευταία παραλία της Βηρυτού, μπορεί να μην έχουμε Βηρυτό για να τρέξουμε.
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."De találkoztam egy másik mondással is, ez pedig: "húzzuk ki a fuldokló halat"
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Er was er nog een die ik tegen kwam, en die is "red een vis die verdrinkt."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Och så var det en annan jag råkade på, och det är "rädda fiskar från att drunkna".
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Tässä on toinen, johon törmäsin: "kalan pelastaminen hukkumiselta."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Voici un autre proverbe que j'ai trouvé, et c'est "sauver les poissons de la noyade."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Така че ето още една, с която се сблъсках, и тя е "спасяването на риба от удавяне."
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Ai astronautul, omul de știință, fostul prizonier, și ei toți au ceva de făcut pentru a slava lumea.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Astronauta, naukowiec, eks-skazaniec: wszyscy muszą coś zrobić, żeby uratować świat.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Il y a l'astronaute, le scientifique, l'ancien prisonnier, chacun a sa mission pour sauver le monde.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Je hebt de astronaut, de wetenschapper, de ex-gevangene, en ze moeten tesamen de wereld redden.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.우주비행사에, 과학자에, 전과자가 있고, 각자 세계를 구하는 데 일조하죠.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Sie haben den Astronauten, den Wissenschaftler, den Ex-Sträfling und nur zusammen können sie die Welt retten.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Tienen el astronauta, el científico, el ex-convicto, todos tienen algo que hacer para salvar al mundo.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Van az asztronauta, a tudós, és az ex-elítélt, és mindnek akad valami dolga a világ megmentésével.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Есть астронавт, учёный, бывший заключённый — и все они работают ради спасения мира.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Има астронавт, учен, бивш затворник и всички могат да направят по нещо, за да спасят света.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.יש לכם את האסטרונאוט, המדען, האסיר המשוחרר, וכולם יש חלק בהצלת העולם.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.لديك رائد الفضاء، العالم، صاحب السوابق، وعليهم جميعا العمل لإنقاذ العالم،
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.世界を救う役割を担うというやつです (笑)
Bir hayatı kurtarmak için bir kuralı çiğnemek, bu da aynı şey beni anlıyor musun?Saltarse una norma para salvar una vida, esto es lo mismo, ¿lo entiendes?
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.A nőnek egy sürgősségi császármetszésre volt szüksége ahhoz hogy megmentsék őt és a gyermekét.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Bisognava praticare un cesareo d'urgenza per salvare la vita di una donna e del suo bambino.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Een vrouw moest een keizersnede krijgen om haar leven en het leven van haar baby te redden.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Eine Frau kam herein, sie benötigte einen Notfall-Kaiserschnitt, um ihr Leben und das ihres Babys zu retten.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.산모와 아기를 구하기 위해서 응급 제왕절개 수술을 하게 된 것이었습니다.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Konieczne było pilne cesarskie cięcie, żeby uratować życie matki i dziecka.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.La mujer que llegó necesitaba una cesárea para salvar su vida y la de su bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Một sản phụ cần được phẫu thuật cấp cứu lấy thai nhi để cứu sống tính mạng của cô và đứa bé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.O femeie a venit, avea nevoie de urgenţă de o cezariană pentru a putea salva viaţa ei şi a copilului ei.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Seorang wanita memerlukan operasi Caesar untuk menyelamatkan hidupnya dan bayinya.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Uma mulher entrou e precisava de uma cesariana de emergência para salvar a sua vida e a vida do seu bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Une femme est arrivée, il fallait lui faire une césarienne en urgence pour sauver sa vie et celle du bébé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Ήρθε μια γυναίκα, που χρειαζόταν επείγουσα καισαρική για να σωθεί η ζωή της ίδιας και του μωρού της.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Дошла жена, която спешно се нуждаела от цезарово сечение, за да бъде спасена тя и бебето и.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Поступила женщина, которой срочно требовалось кесарево сечение, чтобы спасти жизнь ей и её ребёнку.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.אישה הגיעה, והיתה זקוקה לניתוח קיסרי דחוף כדי להציל את חייה ואת חיי התינוק.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.امرأة حضرت، وتحتاج لعملية قيصرية طارئة لسلامة حياتها وحياة طفلها.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.帝王切開が必要でした 手術はさい先良く始まりました
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Deci, ca sa salvezi pisica, ai coborat in groapa de buna voie, intr-o padure unde nu sunt oameni?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Donc, pour sauver un chat, tu es volontairement descendue dans un trou, dans un bois où il n'y a personne ?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Jadi, untuk menyelamatkan kucing kamu turun ke lubang dengan sukarela di hutan yang tidak ada orang?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Quindi, sei finita volontariamente in una fossa senza niente, per salvare un gatto?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Zatem, żeby uratować kota, weszłaś dobrowolnie w dziurę, gdzie w pobliżu nawet nie ma ludzi?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Τότε, για να σώσεις μια γάτα, έπεσες οικειοθελώς σε μια τρύπα στο δάσος όπου δεν υπάρχουν άνθρωποι.
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?То есть чтобы спасти кота, ты добровольно лезешь в дыру в лесу, где нет людей ?
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.Chúng ta không tìm cách mua người ta ra khỏi chế độ nô lệ.
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.Kita tidak membeli orang agar dibebaskan.
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.우리는 노예를 사서 해방시키지 않습니다.
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.Nie wykupujemy niewolników.
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.No compramos a las personas para liberarlas de la esclavitud,
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.Non vogliamo ricomprare gli schiavi per liberarli.
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.Nous ne rachetons pas les esclaves.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod