"Buraya hayatımızı kurtarmaya geldik."We come here to save our life
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"He said, "What can I do to save the rainforests?"
Eğer biyolojik çeşitliliği kurtarma şansımızın olmasını istiyorsak, bu bölgeleri kurtarmalıyız.We have to save these places if we want a chance in hell of preserving biodiversity as we know it.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.After I entered, I only wanted to clear my dad's name.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.You don't want to be gorking people out just to save them, it's really confusing.
Meydan okumayı severim ve dünyayı kurtarmaya çalışmak buna iyi bir örnek.I love a challenge, and saving the Earth is probably a good one.
Hayal edin; doğrudan mobil ödemelerin; aileleri; aşırı fakirlikten kurtarmaya yardım edebildiğiniImagine if direct mobile payments could help lift families from extreme poverty
Paydayı bu ifadeden kurtarmak için x'lerin ortalamasıyla çarparız. -And I do that just so we don't have this in the denominator both places.
Küçük arama-kurtarma köpeğim var.And the dog can take a note, and I've got my own little search-and-rescue dog.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.We commit terrible crimes, and we smile at the delight in getting away with it.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Doesn't even know how to swim but tried to save me.
Hayatını kurtarman için tek yol bu..That is the only way to save his life.
Jamie Oliver Amerika'yı yemek seçimlerimiz vasıtasıyla kurtarmaya çalışıyor.Jamie Oliver is campaigning to save America from the way we eat.
Sylvia, denizleri, yemek seçimlerimiz sayesinde kurtarmaya çalışıyor.Sylvia is campaigning to save the oceans from the way we eat.
Sırf çocuğu kurtarmak için... o arabayı eşkiyalara rağmen tuttuHe held back the cart in order to save the kids... from being hit by it
Neden mi dağ kurtarma?Why mountain rescue?
Dağ kurtarma çalışmasına baktığınız gibi bakmanız gerekir.You need to look at it in the way that you look at mountain rescue.
Çocuğu kurtardın. Kıçımı kurtarmandan bahsetmiyorum bileYou saved the kid, not to mention my ass.
Daha mutlu hissedin ve dünyayı kurtarmaya yardım edin.Feel happier and help save the world.
Yazarları kurtarmış olabilir ama cerrahları gerçek anlamda çok da fazla kurtarmamıştır.That may have saved the writers, but it didn't really save the surgeons terribly much.
Ve bir cep telefonu, ortaya çıkıyor ki, mükemmel bir kurtarma aletidir.And a mobile phone, it turns out, is a great recovery tool.
Kurtarma merkezlerimizde veteriner hizmetimiz var.We have a veterinary facility in our rescue centers.
Bu da dünyayı kurtarma hareketi.It's a movement to save the earth.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.And you can feel this optimistic move to save the earth in the air.
Doktor'u kurtarmak için doğdum.I was born to save the doctor.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .We're in St Peter's Basilica and we're looking at a famous early Christian sarcophagus.
Eğer çocuk kurtarmaya çalıştılar ama istemediğiniz dinlemek için.I tried to save you kid but you don't want to listen.
Yukarı tırmanıp onu kurtarmamıza imkan yoktu.There was no way we could get up high enough to rescue him.
Kendini burdan kurtarması için ne yapabilir onu düşünüyor.He's thinking about what he's got to do to save himself.
Helikopter 6400m. yüksekliğe çıktı ve bu helikopter kurtarma tarihindeki en yüksek noktadır.A helicopter came in at 21,000 feet and carried out the highest helicopter rescue in history.
Ancak bu durumumu kurtarmaya pek yetmeyecek.But that's not going to help my situation at all.
Peki, 1 milyar $'a satmaya razı olsanız, bu durumunuzu kurtarmaya yarar mı?Well, if you sell it for $1 billion, does that help your situation?
Dolayısı ile petrole bulanmış bu kadar çok pengueni kurtarmaya insanın gücü yetebilir miydi?So would it be humanly possible to save this many oiled penguins?
Ve 'Treasure' kurtarma operasyonu sırasında da yine bu tekniği kullandık.And we used this technique again during the Treasure rescue.
Bu da bana 'Treasure' kurtarma operasyonundaki en çok etkilendiğim hikayemi hatırlatıyor.And this brings me to my favorite story from the Treasure rescue.
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.I'm sure many of y'all have already heard of the molecule
Meğer aktif olmak bu kadar basitmiş, yani paçayı kurtarmak bu kadar kolaymış.So as long as activism is that simple, it's pretty easy to get away with.
Bundan sonra stresinizden kurtarmaya çalışmayacağım.I no longer want to get rid of your stress.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.But, unknown to the vault dwellers, the vaults were never actually meant to save anyone at all.
Wall Street'te kurtarma paketleri oldu.They've had bailouts on Wall Street.
Londra'da kurtarma paketleri oldu.They've had bailouts in London.
Avrupa'da kurtarma paketleri oldu.They've had bailouts in Europe.
Afrika'da kurtarma paketleri oldu.In Africa, they've had bailouts.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.We're sending his marrow across the country to save the life of a child with leukemia.
Umarım ki; bu teknoloji gelecekte daha fazla insanın hayatını kurtarmamızı sağlar.Hopefully this technology will let us have more of these survivors in the future.
Herkes menu icin yeni bir yemek sunacak. La Stefera yi kurtarmak icin,Everyone is to present a new menu item to save La Sfera.
Peki, o zaman gitmene, onu korumana ve kurtarma izin veriyorum.Okay, so we'll let you go and save it, and rescue it.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.They got you out of purgatory faster.
Ayrıca arama kurtarma uygulamaları için.Also for search and rescue applications as well.
Bana!♫ ♫ Emma hiç kurtarmasaydı beni?Me! ♫ ♫ If Emma never rescued me?
Hadi bir çocuğun hayatını kurtarmaya. -----Go save a life of a child.
Kurtarma ekibi gelip kurtarıldığında beyninde hiç hasar yoktu.When the rescue workers came, they resuscitated him and there was no brain damage.
Belki de arama ve kurtarma için?Or maybe do search and rescue?
Benim hayatımı kurtarmana rağmen ... 2 Subayı öldürmek büyük bir suçtur.Though you saved my life... but you killed 2 officers. That's a serious crime
Onu kurtarmak isteyeni de getirin.Bring in the trouble maker
Kurtarmak için geleceklerini duyduk.We can try to work something out
Shi Xiu şehirde ele geçirildi.... Bay Lu kurtarmak isterken yakalandı!If not for Shi Xiu the Rash who tried to... save Mr. Lu, he would be dead by now!
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Imagine leaving behind your own pet in an evacuation or a rescue.
Misai'yi kurtarmamız gerekCome, we've got to save Misai
Bu yüzden mi beni kurtarma numarası yaptın?Is that why you pretended to save me?