Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtarma ile cümle

kurtarma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sanki benim, Gazab-ı Küre'den yavru kedileri kurtarmak için yardıma ihtiyacım var.Like I need help getting pussycats out of the Wrath-o-Sphere.
Artık kedileri kurtarma görevi sizin.It's up to you now to save the pussycats.
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."You have to make a wish to save the world."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."I can't do anything to save the world."
O da dedi ki, "Ya JR, senin dileğin dünyayı kurtarmak değil, onu değiştirmek."She said, "Hey, JR, your wish is not to save the world, but to change the world."
Yardım çalışanlarına hayat kurtarmaları için gerekli erişimi sağlamalı.It must give aid workers the access they need to save lives.
Öncelikle bebeklerimi kurtarmalıyım.First I need to save these babes.
Arama kurtarma helikopteri enkaz alanına doktorları indiriyor. Hadi! Çabuk, çabuk!Fire your weapon, Othic!
-Kurtarma ekibi nerede?Roger that.
Bugün üstüne düşeni yaptın. Bu adamları buradan kurtarmanın yollarını düşünmeye başlamalısın.Will have to mark the target with infrared strobes to prep for air strike.
Seni kurtarmak için geldim.I came to save you.
Hangi "Filistin'i" kurtarmaktadırlar?What "Palestine" were they liberating?
Düştü, bende kurtarmaya geldim... Çık o zaman.It fell in and I came to save it...
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Then, to save a cat, you go into a hole voluntarily in the woods where there are no people?
Zorda olan insanı, önce kurtarmalısın.You should save the person first when she is in difficulty.
Artık seni sevmiyorum. Bizden kalanları kurtarmak istemiyorum.Ya no te quiero, no quiero salvar lo que queda de nosotros.
Benim hayalim her gün ölen 40.000 insanı kurtarmakMy dream is to save the 40.000 people who die each day
Gezegenimizi kurtarmaya çalışıyoruz.It's not going to Mars anymore.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.The United States government just asked us to save the world.
Yoksa, dünyayı kurtarmanın ne anlamı kalır?Otherwise, what the hell are we tryin' to save? Don't wanna close my eyes I don't wanna fall asleep
Ondan sonra da hayatımı yılda bir milyon kişiyi kurtarmaya adadım.And then I decided I'd dedicate my life to saving one million people every year.
Bunu yakından görmememiz bizi sorumlu olmaktan kurtarmaz.Just because we don't see it up close does not mean we're not responsible.
Bir vücut oyununa bakacağız. Bu, spontane bir kendini yerçekiminden kurtarma isteği.We're going to look at body play, which is a spontaneous desire to get ourselves out of gravity.
Geri yürüyecek ve sana bir kurtarma ekibi göndereceğim.I'll walk back and send rescue for you.
Eğer Çince olmasaydı, seni kurtarmazdım.If it weren't for Chinese, I wouldn't have rescued you.
Onu kurtarmamalıydım!I shouldn't have rescued her!
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.I left the Queen Dowager in the fire to rescue the prince.
Gemileri kabarcıklar çıkararak batarken adamlar 3 küçük kurtarma sandalına tıkıştılar.As their ship began to sink beneath the swells, the men huddled together in three small whaleboats.
O zaman biz neden bilyonlarca liralık çekleri sadece bu kişileri kurtarmak için yazalım? -And why should we be rewriting them billions of dollars of checks to essentially just bail them out.
Günün, benim kurtarma uzmanlığıma ihtiyacı var!The day needs my saving expertise
Kaderimde seni kurtarmak var.Seems destiny Ends with me saving you
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.My personal aim is to defeat the Tasmanian devil cancer.
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.We do not buy people out of slavery.
Seni uyuşturucu batağından ... kurtarması inanılmazIt is incredible he would help you... go off drugs
1 kişiyi kurtarmak için tüm çetenin kaçmasına göz yumamayızFor the sake of saving one You've let the drug peddler get away
Kurtarma Yasası diyebilirz, ancak bu da politik değişikliklere gerektirmiyordu.We might say the Recovery Act, but those didn't require policy changes.
FED'in kurtarma planı hakkında konuşmuştuk, şimdi bunun üzerinde biraz düşünelim.So now let's think about, I talked about what the Fed's bailout proposal is.
Seni ondan kurtarmak istiyorum.I want to save you from her.
Bu sefer sözleşmede, yüzünü kurtarmak için yeterince vereceğim.For this contract, just take enough to appease your pride.
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.And because of that, we made a big jump to recover it.
Kendim için, hayatım için ve hayatın gerekleri için bir şeyleri kurtarmalıydım.I have to save something, even myself, my life and life of the staff.
Bu adam bitki toplamıyor cibinlikteki ekipmanımızı kurtarmaya gidiyor.He's not collecting plants, he's going to save our equipment on the canopy.
Zihnimizi geleneksel düşünceden kurtarmalıyız.Fatah Party Member: We must empty our minds of traditional thinking.
Dolayısıyla hiç kimse onları kurtarmak da istemeyecektir.So no one wants to save them either.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.There's a possibility of this being implemented and saving a good portion of those.
Babası kızını kurtarmaya çalışıyor ancak o da yanmaya başlıyor.Her father tries to save her and is burned to death as well.
Bir sonraki Olimpiyatlarda biraz hayat kurtarmaya ne dersiniz?And let the next Olympics save some lives.
Sadece ondan sonra çocuklarınızın hayatlarını kurtarma hakkında konuştu.Only then did she talk about saving your children's lives.
İbranice bilmeyenler için söyleyeyim; hatzalah, kurtarmak demektir."Hatzalah" means "rescue," for all of you who don't know Hebrew.
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.We started hand in hand saving Jews and Arabs.
Hep birlikte nice hayatlar kurtarmaya.Let's save lives together.
Bu işi sadece hayat kurtarmak adına yapıyorlar.They're all doing it for the purpose of saving lives.
Kurtarma operasyonu başlıyor"Commencing rescue OPS"
"Scorch yakalandı." ... ağabeyini kurtarmak için,"Scorch has been captured." ... to save his brother,
Kurtarma gemisi kendini imha etmezkiRescue parts don't self destruct!
Bu geni bulup kuyruğu erimekten kurtarmak istiyoruz.We want to stop that tail from resorbing.
"Dünyayı Internet kurtarmayacak.""The world will not be saved by the Internet."
Tek düşünebildiğim onu kurtarmaktı.All I could think about was having to save her.
Hükümet bizi kurtarmayacak.Hükümet ele geçirilmiş ve tamamen yolsuzluğa batmış durumda.The government is completely infiltrated and corrupt to the core
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!I wake before the time that Romeo Come to redeem me? there's a fearful point!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurtarma ile cümle - Sayfa 8 - kurtarma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App