Alanın geri kalan kısmı işletim sistemi ve kurtarma bölümü tarafından işgal edilir.На дъното на ВА е поместен отсекът със системата за жизнеобезпечение.
Bu Kurtarma Konsoluna (Recovery Console) bir ardılıdır.Обратна репо (на английски: reverse repo) е сделка за покупка със задължението за обратна продажба.
Ayrıca Uluslararası Kurtarma Köpekleri Organizasyonu (IRO) üyesidir.Член на ИК на Международната организация за подпомагане на революционерите (МОПР).
Ka-32A3 : Özel arama-kurtarma ve tahliye helikopteri.Ми-4ПС – патрулно-спасителен хеликоптер.
Lin kardeşi ve Avatar'ı kurtarmak için kendini feda eder.Крис спасява баща си и себе си.
Başkalarınca kurtarma ve yardım faaliyeti gerçekleştirilmiş olmalıdır.Едва тогава стават възможни спасителни операции.
Buraya onları kurtarmak için bir helikopter gönderilmiştir.Успешно са евакуирани от там с помощта на хеликоптер.
Tom Mary'yi kurtarmak için söz verdi.Том обеща да спаси Мери.
Cassius, Crassus'un legate'si Gaius Octavius'u yardımıyla ordudan geri kalanları kurtarmayı başardı.Kasije je uspio spasiti ostatke vojske uz pomoć Krasovog legata Gaja Oktavija.
Securitate, onu kurtarmak için parmağını bile kıpırdatmadı.Moguće je da ga se Red odrekao zato što nitko nije ni prstom pomaknuo kako bi ga spasio.
1943 yılında, Benito Mussolini'nin metresi Clara Petacci'yi kurtarmak için İtalya'ya gönderildi.Godine 1943. poslan je u Italiju s ciljem da oslobodi Mussolinijevu ljubavnicu Claru Petacci.
Doktor, kadını kurtarmaya çalışır ancak başaramaz.Liječnici mu pokušavaju spasiti život – ali ne uspijevaju.
Bundan sonraki adım Han'ı kurtarmaktadır.Sljedeće je godine Qin napao Han.
Gemiyi kurtarmaya çalışırlar.Iznimka su tražbine zbog spašavanja broda.
O insanları kurtarmayı seçti.Njih dvojica odluče ju spasiti.
Kadın bebeğinin hayatını kurtarmak için bebeğini ona verir.On je sada jedini koji može spasiti život njezinom djetetu.
Acil servis koleksiyonu Danimarka kurtarma şirketindendir.Krovna organizacija za ovu reprezentaciju je Danski rukometni savez.
Adamı kurtarması için ona yalvarır.Poslije mu se molio da ga spasi od Srda.
Hera'yı kurtarmayı başarmışlardır.Uspio je spasiti Bellu.
Biz sadece Türklerden canımızı kurtarmak için Müslüman olduk" dedi.Govorili su da nas je sami Bog poslao da spasimo srpski rod.”
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Kućni ljubimci i male životinje (manje od koze).
Fırlatma kurtarma düzeneğinin denenmesi.Testiranja sustava bijega.
Doktor, yaratığı kurtarmak için cep evrene geri döner. ^ "Doctor Who Series 7 - 10. Hide"."Ubojita igra" (sezona 4, epizoda 18.) - Sedma pomaže Doktoru osvojiti natrag Voyager.
Amacı Dünya'yı kurtarmak değil, kardeşinin intikamını almaktır.Ona dakle zahtjeva naknadu štete od počinitelja, a ne osvetu od obitelji žrtve.
Alman kurtarma birliklerinin taarruzu 3 Şubat'ta başladı.Prvi njemački brodovi u invaziju su krenuli 3. travnja.
Doktor oraya gelir ve çocuğu kurtarmaya çalışır.Bolničko osoblje uleti unutra i pokuša ga oživiti.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Zamestnancom zabránili ich zachrániť.
Birçok kez kurtarma operasyonlarında yer aldı.Zúčastnil sa cez tristo záchranných operácií.
Film yönetmeni James Cameron kurtarma operasyonunun filmini çekmektedir.Záchranné práce natáča slávny režisér James Cameron.
Genel olarak görevi hayat kurtarmaktır.Okamžité zabezpečenie životných funkcii môže zachrániť život.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Za tjeto doby dokázal Egypt opäť dosiahnuť prosperitu.
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.Bol prevezený záchranou službou do nemocnice, ale nepodarilo sa ho doviezť včas.
Tahliye edilen insan sayısının fazlalığı, personelin kurtarma çalışmalarını aksattı.Snaha množstva ľudí o záchranu posádky bola márna.
Bu Kurtarma Konsoluna (Recovery Console) bir ardılıdır.Situačná aferentácia je podstatnou súčasťou spätnej aferentácie.
Kral,Büyük Londra Yangınında Londra'yı kurtarmak için büyük çaba gösterdi.Budova utrpela pri bombardovaní Londýna značné škody.
El birliği ile kurtarma sandalını tamir ederek yardım aramaya çıkarlar.Orgány mesta sa za pomoci občianskeho združenia Vodný hrad, snažia o jeho obnovu.
2010'un başlarında EGF, kurtarma sonrası güvenlik çabalarına yardım etmek üzere Haiti'ye yerleştirildi.V začetku leta 2010 je bil EGF napoten na Haiti za pomoč pri varnostnih prizadevanjih.
Dave Frank’i kurtarmak için alelacele başka bir pod ile gemiden çıkar, ancak uzay kaskını almayı unutur.Dave hitro zapusti ladjo, da bi rešil Franka, vendar pozabi vzeti vesoljsko čelado.
Genel olarak görevi hayat kurtarmaktır.Post vam lahko reši življenje:
Acil servis koleksiyonu Danimarka kurtarma şirketindendir.Klubski opremljevalec je dansko podjetje Hummel.
Ama sıra kendisine geldiğinde kendisi kurtarmaya çalışacağını söyler.Pred odhodom mu še obljubi, da se bo vrnila ponj.
Kurtarma gemisindeki C4'ler patlayarak gemi yanar ve batar.Goreča ladja s strelivom se bliža pomolu 6 in bo eksplodirala.
Grant Kurtarma Aracı Grant I ve II tanklarının topları çıkartılarak kurtarıcı ve çekiçiye dönüştürüldü.Grant ARV Tanki Grant I in Grant II z odstranjenimi topovi, ter opremljeni z opremo za izvlečno vozilo.
Bu öğretiye göre amaç, ölümsüz olan ruhu, ruh için bir hapishane sayılan bedenin esiri olmaktan kurtarmaktı.Po njihovem prepričanju je bila duša oblika duhovne zavesti, ki je bila obsojena na zapor v določenem telesu.
26 Şubat'ta kurtarma ekibi terk edilmiş ve parçalanarak kullanılamaz hale gelmiş çadırı buldu.26. oktobra je del linije razpadel dokler niso prišle rezerve, ki so zapolnile vrzel.
Arama ve kurtarma faaliyetleri sonlandırıldı.Paieškos ir gelbėjimo operacijos.
Ayrıca çoğu zaman kurtarma faaliyetlerinde de kullanılmaktadırlar.Dažnai naudojami gelbėjimo operacijose.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Jie vieninteliai buvo išgelbėti nuo sunaikinimo.
Genel olarak görevi hayat kurtarmaktır.Bendras veiksmas – pasitraukimas iš gyvenimo.
Helikopter arama kurtarma, nakliye ve pilot eğitimi görevlerinde kullanılmak üzere tasarlanmıştır.Visi penki buvo naudojami pakrantės patruliavimui, paieškoms ir gelbėjimui, pilotų mokymui.
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.Jo žmona nusižudė sužinojusi apie vyro mirtį.
Hunt derisini kurtarmaya çalışır ama başaramaz.Jie mėgina išgelbėti Haną, tačiau nebespėja.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Apskrityse jo pastangomis buvo atkurta sukilėlių valdžia.
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.Dado nori nuvežti ją į ligoninę, tačiau ši atsisako.
Tara 2014 yılında ailenin 4 yaşındaki çocuğunu köpek saldırısından kurtarması ile ünlenmiştir.2014 m. buvo paskelbta peticija, kuria siekta išgelbėti antį mirtinai užpuolusį šunį.
Ve Dünya'yı kurtarmak için kendini feda edip ölür.Išgelbėti gyvybę reiškia išgelbėti visą pasaulį.
Sürücü bir imdat çağrısı yollar ve kurtarma servisi yola çıkar.Skambučių centras skirstomas į įeinančių skambučių centrą, ir išeinančių.
Parçanın satışından edilen gelirin tamamını Japonya'daki kurtarma çalışmalarına bağışladı.Kogu raamatu müügist saadud tulu läks Jaapani päästeoperatsioonide toetuseks.
Arama ve Kurtarma: Düşen pilotlar daha hızlı pozisyon biliniyorsa bulunabilir.Otsimine ja päästmine: allalastud pilootide asukohta on kerge ja kiire määrata, kui nende positsioon on teada.
Arama ve kurtarma faaliyetleri sonlandırıldı.Otsimis- ja päästemeeskonnad viidi teatatud kohale.