Securitate, onu kurtarmak için parmağını bile kıpırdatmadı.Neuklidnila ho ani Meracle, že ji přece zachránil.
Ablası See-Hee onu kurtarmak zorundadır.Velký mravenec G.I.Ant ji jde zachránit.
Kuzey Karolina valiliği kurtarma timlerini hazırladı.Karolinka má výjezdové stanoviště záchranky .
Brahe, beraberinde bir kurtarma ekibiyle onları aramak üzere Cooper Creek'e dönmüştü.Howitt byl vyslán zpět ke Cooper Creeku, aby přivezl těla.
Kurtarma için plan kurar ve harekete geçerler.Musí vyčkat a doufat v záchranu.
Bu komplolara kurban gitmeden tahtını kurtarmayı başardı.Most se jim podařilo před destrukcí zachránit.
Spike kendisini, dünyayı kurtarmak için feda eder.Edgeho prosila, aby spasil svět.
Çocuğu kurtarmak için hareket eder.A skutečně, dítě se podařilo zachránit.
Tahliye edilen insan sayısının fazlalığı, personelin kurtarma çalışmalarını aksattı.Ten krom počtu zabitých započítává např. i body za asistence.
Onu kurtarmak için geri döndüğünde araç patlar ve her ikisi de ölür.Ten mu to ale vrátí a zemřou oba.
Onları kurtarmak amacıyla yapılan uluslararası başvurular yanıtsız kaldı.Veškeré úsilí o jeho záchranu bylo marné.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Vyskytuje se nejen u lidí, ale i u zvířat (častá je u koní).
Bu kurtarma operasyonu tarihe “dinamo planı” kod adıyla geçecektir.Evakuace proběhla pod krycím názvem „Operace Dynamo“.
Başkalarınca kurtarma ve yardım faaliyeti gerçekleştirilmiş olmalıdır.Probíhají zabezpečovací a případně i záchranné a evakuační činnosti.
Filmde anlatıldığı gibi baba, ailesini katliamdan sağ kurtarmaktadır.Vraždou prý zachrání čest rodiny.
Fransız ordusu sizi kurtarmaya geldi.Armata franceză a venit să vă salveze.
303 yıl sonra, kurtarma gemisi Eureka Maru Hunt'ın gemisini bulur.303 ani mai târziu, echipajul navei Eureka Maru localizează nava lui Hunt.
İsrailoğullarının "kurtarma" anlayışı, "Kudreti Mutlak"ın doğasıyla örtüşmektedir.Pace celui ce urmează călauzirea.” (20: 47) Trimite-i cu noi pe fiii lui Israel.
Sonraki bölümlerde ise yerel takımı "Aston Wanderers"ı kurtarmak için yardım kampanyası düzenler.Totuși, într-un episod viitor, acesta lansează o campanie pentru a salva o echipă locală, Aston Wanderers.
Platformda, Stark Potts’u kurtarmaya gider ve Rhodes başkanı kurtarır.Pe platformă, Stark merge să-o salveze pe Pepper, în timp ce Rhodes îl salvează pe președinte.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.Doctorii făceau tot ce puteau ca să-l salveze.
Deadpool, Colossus ve Negasonic'i Vanessa'yı kurtarmasına yardım etmeleri için ikna etmeye çalışır.Trebuie să-mi făgăduiți că veți face totul pentru a salva viața lui Moruzov.
Kurtarma görevi STS-115 görevinin geliştirilmiş bir versiyonu olacaktı.Misiunea STS-51-L a fost un succes.
Onu kurtarmak için geri döndüğünde araç patlar ve her ikisi de ölür.Acesta se întoarce în mașină pentru a o ajuta, dar camioneta explodează, ucigându-i pe amândoi.
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.El se sinucide pentru a-și reîntâlni familia.
Polis gücü, acil servisler ve ordu birimleri kurtarma çabaları için konuşlandırıldı.Poliția, serviciile de urgență și Forțele Armate Georgiene au fost mobilizate pentru salvarea victimelor.
İki hobbiti kurtarmaya çalışan Boromir, Uruk-hailerin lideri Lurtz tarafından katledildi.Boromir încearcă să îi salveze dar este săgetat fatal de liderul Uruk-hai, Lurtz.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Apărarea a fost pregătită în grabă.
Üçüncü Haçlı seferinin amacı Kudüs Latin Krallığını kurtarmaktı ama bu sefer de işe yaramadı.Doar cruciada a șasea și-a atins scopul recuceririi Ierusalimului, și asta doar pentru scurtă vreme.
O insanları kurtarmayı seçti.Așa i-a salvat pe pasageri.
Hiçbir gizli veri kurtarma işlemi sırasında değiştirilemez.Nu există acoperire prin servicii Salvamont.
Ancak kurtarma görevi planlandığı gibi gitmiyordu.Ea nu merge la întâlnire cum era planificat.
Kuzey Karolina valiliği kurtarma timlerini hazırladı.Canadian Pacific Railway trimite oameni pentru a curăța linia.
Çocuğu kurtarmak için hareket eder.Együtt indulnak a fiú megmentésére.
Dünya çapında yürütülen kurtarma çalışmaları başarılı sonuçlar vermiştir.Világszerte a visszatelepítési programok sikerrel járnak.
Geleceğimizi kurtarmanın anahtarı geçmişin sırlarında ve Transformerların dünyadaki gizli geçmişinde yatıyor.Jövőnk megmentésének kulcsa a múlt titkaiban van eltemetve, a Transzformerek rejtélyes történelmében.
Logan'ın hayatını kurtarma çabasıdır aynı zamanda.Felszerelésük is van hozzá, hogy megmentsék Logan életét.
Havuza atlayan Steve onu kurtarmaya çalışır, ama çok geçtir.A zuhanyzóból kilépő férfi megpróbálja megállítani, de már késő.
1574 yılında Tunus'u İspanyollar'dan kurtarmak için sefer ilan edildi.1574-ben visszafoglalták Tuniszt a spanyoloktól.
Sonra Maurice acele ve Beast Belle kurtarmak için yardım ister.Ezalatt Maurice a falubeliektől kér segítséget Belle kiszabadítására.
Son arzum Almanya'nın birlik ve barış uğruna, Doğu ve Batı arasındaki anlayışı kurtarmak gerektiğidir.Utolsó kívánságom, hogy Németország egységét megőrizzék, a Kelet és a Nyugat pedig jusson megértésre.”
Mance, Jon tarafından Ramsay Bolton’un elindeki kızkardeşi Arya Stark’ı kurtarması için gönderdi.Mance-et elküldi lándzsaasszonyaival, hogy mentse meg Ramsay Bolton karmaiból Jon húgát, Aryát.
Ka-32A3 : Özel arama-kurtarma ve tahliye helikopteri.Ka–32A4 – Speciális kutató-mentő helikopter, mentő és evakuáló változat.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.Katonai akció indul a megmentésükre.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Feltehetőleg a készítési helye is Egyiptom volt.
Sharpe rehineleri kurtarmak için bir plan yapar.Charlotte tervet eszel ki Wilbur megmentésére.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Kórházba vonult, hogy a tumort eltávolítsák a szervezetéből.
Batman, Gordon'u kurtarmak için gelir.Majd megjelenik Batman és beszél Gordonnal.
Sonradan gidip onu kurtarmayı planlıyordu.Akkor ott megígérte neki, hogy meg fogja menteni.
Başkalarınca kurtarma ve yardım faaliyeti gerçekleştirilmiş olmalıdır.A mentéshez szükség volt további segéd- és szállítóeszközökre.
Bu tür bir kurtarma operasyonunu gerektirecek herhangi bir durum ortaya çıkmamıştır.Így nem fog feltűnni a mentőcsapatnak a csalás.
Kurtarma görevi STS-115 görevinin geliştirilmiş bir versiyonu olacaktı.STS–62–A küldetésen küldetésfelelős lett volna.
Buraya onları kurtarmak için bir helikopter gönderilmiştir.Kimentésükre egy mentőcsónakot küldtek.
Tek amaçları ise içinde bulundukları toplumu kurtarmak.Elindulnak, hogy megmentsék azt ami az emberiségből még megmaradt.
Joshua, onu kurtarmak için seferberdir.Ilyenkor Boci szokta megmenteni őt.
Jenny'nin diğer görevi ise dünyayı kurtarmaktır.A többiben segíti Sarah Jane-t, hogy megmentse a földet.
Amy Pond'u kurtarmak için On Birinci Doktor'a yardım etmişlerdir.Főszereplők a 11. Doctor és Amy Pond.
Kurtarma ekibi en kısa zamanda olay yerindeydi.A felmentő sereg az utolsó pillanatban érkezett meg.
Gemiyi kurtarmaya çalışırlar.Meg kell védeni a hajót.
Bu nesneyi tamamladığında Zelda'yı kurtarmak için dokuzuncu zindana gidebilir.Miután megszereztük az ereklyét, az utolsó dungeon-ban meg kel menteni Zelda hercegnőt.