Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtarma ile cümle

kurtarma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, onları kurtarmak için kendi hayatını feda etti.He sacrificed his own life to save them.
Onların dillerini yok olmaktan kurtarmak için yerli Amerikalılara yardım etmek istiyorum.I want to help Native Americans to save their languages from extinction.
O, prensesi kurtarmak için gönderildi.He was sent to save the princess.
Prensesi kurtarmak için kim gönderildi?Who was sent to save the princess?
O, prensesi kurtarmak zorundaydı.He had to save the princess.
Tom Mary'yi kurtarmak için söz verdi.Tom vowed to rescue Mary.
Kurtarma ekipleri iki saat geç geldi.The rescue workers arrived two hours too late.
Hiçbir şey bizi ölümden kurtarmazsa, en azından aşk bizi ölümden kurtarsın.If nothing saves us from death, may love at least save us from life.
Tom beni kurtarmaya çalıştı.Tom tried to save me.
Tom kendini kurtarmak için mücadele etti.Tom struggled to free himself.
Tom Mary'nin hayatını kurtarmaya çalıştı.Tom tried to save Mary's life.
Tom'u kurtarmaya çalıştık.We tried to save Tom.
Tom'u kurtarmak zorundayız.We have to save Tom.
Tom'u kurtarmak istiyordum.I wanted to save Tom.
Tom dünyayı kurtarmak istedi.Tom wanted to save the world.
Sadece gezegeni kurtarmak istiyorum.I just want to save the planet.
Prensesi kurtarmalısın.You need to save the princess.
O, gezegeni kurtarmak istiyor.He wants to save the planet.
Hiç kimseyi kurtarmadım.I didn't rescue anybody.
Ben seni kurtarmaya geliyorum.I'm coming to your rescue!
Onu kurtarmaya çalıştım.I tried to save him.
Seni kurtarmaya çalıştım.I tried to save you.
Ben de kimseyi kurtarmadım.I didn't save anyone either.
Neden kendini kurtarmadın?Why didn't you save yourself?
Tom'u kurtarmak için yanan eve gittiğimde neredeyse ölüyordum.I almost got killed when I went into the burning house to save Tom.
Seni kurtarmak için buraya geldim.I came here to rescue you.
Onlar başkalarını kurtarmaya çalışırken öldüler.They died trying to rescue others.
Sonunda birinin bizi kurtarmaya geleceğini biliyordum.I knew someone would come rescue us eventually.
Beni kurtarmaya geleceğinizi biliyordum.I knew you'd come to save me.
Tom Mary'yi kurtarmaya çalışırken öldü.Tom died trying to rescue Mary.
Seni kurtarmak için geldim.I came to save you.
Şimdi onlar hakkında konuşmayı değil dillerimizi yok olmaktan kurtarmayı istiyoruz.Now we want to save our languages from extinction, not talk about them.
Bizim Tom'u kurtarma görevine gidecek bir gönüllüye daha ihtiyacımız var.We need one more volunteer to go on a mission to rescue Tom.
Tom'u kurtarmana yardım edeceğim.I'm going to help you rescue Tom.
Tom'un hayatını kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save Tom's life.
Hayatını kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save your life.
Ben Tom'u kurtarmayı deniyordum.I was trying to rescue Tom.
Seni kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save you.
Sizi kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save you.
Tom'u kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save Tom.
Ben Tom'u kurtarmak için buradayım.I'm here to rescue Tom.
Seni kurtarmaya geliyorum.I'm coming to save you.
Sizi kurtarmaya geliyorum.I'm coming to save you.
Tom'u kurtarmaya çalıştım.I tried to save Tom.
Peki, ya günü kurtarmaya gelen Tom değilse.Well, if it isn't Tom who comes to save the day.
Beni kurtarmaya geldiHe came to save me.
Beni kurtarmak için geldi.She came to save me.
Beni kurtarmaya mı geldin?Have you come to save me?
Onu kurtarmak için geldim.I've come to save her.
Prensesi kurtarmak için geldim.I've come to save the princess.
Tom'u kurtarmak için geldim.I've come to save Tom.
Tom seni kurtarmasaydı ölürdün.You'd be dead if Tom hadn't saved you.
Tom beni kurtarmaya geldi.Tom came to save me.
Masum birini mahkum etmektense suçlu bir adamı kurtarmayı göze almak daha iyidir.It is better to risk saving a guilty man than to condemn an innocent one.
Onlar Tom'u kurtarmak için zamanda geriye seyahat etmeye karar verdiler.They decided to travel back in time to save Tom.
Uluslararası kurtarma ekipleri Japonya'ya uçmaya hazırdılar.International rescue teams are at the ready to fly to Japan.
Tom bizi kurtarmaya gelecek.Tom will come to save us.
Bir kurtarma operasyonuna teşebbüs ediyoruz.We're attempting a rescue operation.
Tom Mary'nin bebeğini kurtarmasına yardım etmek istiyordu.Tom wanted to help Mary rescue her baby.
Tom Mary'yi kurtarmaya çalıştı.Tom attempted to rescue Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod