Tom'u kurtarmak için yapabileceğimiz hiçbir şey yok.There's nothing we can do to save Tom.
Beni kurtarmaya geldiğin için teşekkür ederim.Thank you for coming to my rescue.
Evliliğini kurtarmak adına çaba sarfetmen gerek.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için uğraşmalısın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışmalısın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışmak zorundasın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışman gerekiyor.You need to work on saving your marriage.
Tom'u kurtarmalısın.You must save Tom.
Kurtarma ekibi bizi bulana kadar hayatta kalabilmeyi umalım.Let's hope we can stay alive until the rescue team finds us.
Onlar Tom'u kurtarmayı başardı.They managed to save Tom.
Onları kurtarmak ister misin?Do you want to save them?
Tom hayatını kurtarmak için öldü.Tom died to save your life.
Hiç kimse seni kurtarmaya gelmiyor.No one is coming to save you.
Herkesi kurtarmanın hiç bir yolu yok.There's no way to save everybody.
Tom beni kurtarmaya çalışırken neredeyse ölüyordu.Tom almost died trying to save me.
Tom'u kurtarmak için elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could to save Tom.
Doktorlar hâlâ Tom'u kurtarmaya çalışıyorlar.The doctors are still trying to save Tom.
Protestocular tıp merkezini kapanmaktan kurtarmak için son bir gayretle yürüdüler.Protestors rallied in a last-ditch effort to save the medical centre from closing down.
Tom'u kurtarmak için kesinlikle yapabileceğim hiçbir şey yoktu.There was absolutely nothing I could do to save Tom.
Seni kurtarmaya çalışıyoruz.We're trying to rescue you.
Tom'u kurtarmana yardımcı olacağız.We'll help you rescue Tom.
Tom'un yakasını kurtarmasına izin ver.You let Tom get away.
Tom boğulan çocuğu kurtarmak için hayatını riske attı.Tom risked his life to save the drowning boy.
Tom Mary'yi kurtarmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to rescue Mary.
Dosya kurtarmaya çalışmadan önce dosya adını hatırlayın.Recall the filename before you try to perform file recovery.
Sizi kurtarmak için buradayız.We're here to rescue you.
Çatırdayan evliliğimizi kurtarmak için yardıma ihtiyacımız var.We need help in fixing our broken marriage.
Onu kurtarmaya çalışıyordum.I was trying to rescue him.
Beni kurtarmaya gelişin hakkında hayal kurardım.I used to dream about you coming to save me.
Tom'un bizi kurtarmak için geliyor olacağını sanmıyorum.I don't think Tom is coming to our rescue.
Her hayat kurtarmaya değer.Every life is worth saving.
Ben kurtarmaya değmem.I'm not worth saving.
Tom'u kurtarmama yardım etmelisin.You must help me save Tom.
Hayatları kurtarmak için buradayız.We're here to save lives.
Onlar bizi kurtarmak için buradalar.They're here to save us.
Hayat kurtarmak harika hissettiriyor.Saving lives feels great.
Onlar beni seni kurtarmam için gönderdiler.They sent me to save you.
Artık seni hiç kimse kurtarmayacak.No one's going to save you now.
Seni kurtarmak için geleceğim.I'll come to save you.
Senin görevin ülkeni bir yabancı işgalinden kurtarmak.Your duty is to save your country from a foreign invasion.
O, Tom'un hayatını kurtarmak için tetiği çektiğini söyledi.He said that he pulled the trigger to save Tom's life.
Kurtarma ekibi seni almak için geliyor..The rescue team are on the way to get you.
Kurtarma ekibi kurbanların yerini saptadı.The rescue team located the victims.
Sahil Güvenlik bir kurtarma helikopteri çağırdı.The coast guard called in a rescue helicopter.
Kurtarma ekibi Tom'u aradı.The rescue team searched for Tom.
Onları kurtarmak istedim.I wanted to save them.
Onu kurtarmak istedim.I wanted to save him.
Onları kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save them.
Onu kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save him.
Onları kurtarmaya çalıştık.We tried to save them.
Onu kurtarmaya çalıştık.We tried to save him.
Onları kurtarmayı başardık.We managed to save them.
Tom bizi kurtarmayı başardı.Tom managed to save us.
Tom onları kurtarmayı başardı.Tom managed to save them.
Tom beni kurtarmayı başardı.Tom managed to save me.
Onlar onu kurtarmayı başardı.They managed to save him.
Tom onu kurtarmayı başardı.They managed to save her.
Onları kurtarmayı başardım.I managed to save them.
Onları kurtarmak zorundayız.We have to save them.
Onu kurtarmak zorundayız.We have to save him.