Lois'in hayatını kurtarmak için Peter, Don'dan Lois yerine kendisini öldürmesini ister.Para salvar a vida da mulher, Peter pede a Don que o mate ao invés dela.
Luke, Leia ve Han'ı kurtarmaya gelir.Um ano depois, Luke e Leia vão salvá-lo.
Unulfo ve Eduige Bertarido'yu zindan ve idamdan kurtarmak için acil bir plan yaparlar.Unulfo e Eduige fazem planos para livrar Bertarido da prisão.
En sonunda eşini kurtarmayı başarır.No final, salva a vida de seu pai.
Cassius, Crassus'un legate'si Gaius Octavius'u yardımıyla ordudan geri kalanları kurtarmayı başardı.Cássio conseguiu salvar o que restou do exército com a ajuda do legado de Crasso, Caio Octávio.
23 Kasım 1944: 2. bölüğün Strazburg'u işgalden kurtarması.23 de novembro de 1944: liberação de Estrasburgo pela 2ª divisão blindada.
Bazıları bunu kurtarma, bazıları da yağmalama olarak değerlendirdi.Outros, porém, criticaram-na devido a essa semelhança, descrevendo-a como irritante.
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.Graciosa e rápida, tornou-se capaz de se defender sozinha.
Eserin janrı kurtarma operası idi.Nós assistimos um pouco da operação de resgate.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.Depois disso tudo, ele (Jin) sai voando, enquanto seu avô apenas observa-o, sentado.
Güvenlik güçleri Bağdat'taki alışveriş merkezine kurtarma operasyonu düzenledi.As forças armadas têm sido administradas pelo Ministério da Defesa, com sede em Bagdá.
Zeus ona Hera'yı kurtarmasını emretti.Zeus encarregou Hermes de libertar sua amada.
Ama sıra kendisine geldiğinde kendisi kurtarmaya çalışacağını söyler.Ela lhe responde que aonde quisesse ir, sempre estaria no inferno.
Gundhi'yi kurtarmak için Hindistan'a kadar gelen Fadıl'ın işi hiç kolay olmayacaktır. ^ "Bir Baba Hindu".Na Índia, não chegará facilmente outro Gandhi, nem ao Paquistão, outro Jinnah".
Doktor, bir itfaiye arabası kaçırarak hastaneye Amy ve Rory'yi Tutsak Sıfır'dan kurtarmaya gider.O Doutor chega ao hospital a tempo de salvar Amy e Rory do Prisioneiro Zero.
Will ise, Jem'in peşinden Tessa'yı kurtarmaya gider.Will e seus amigos aparecem para ajudar Tessa a escapar.
Türkiye'de pek çok arama-kurtarma derneği bulunmaktadır.Na Alemanha, há um dever geral de resgate.
Onu çok sevdiğini ve onu kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapacağını bildiirir.No entanto, ela ama profundamente seu filho e quer protegê-lo o tempo que puder.
Spike kendisini, dünyayı kurtarmak için feda eder.No fim, Lex acaba sacrificando a si mesmo para salvar o mundo.
Ayrıca Uluslararası Kurtarma Köpekleri Organizasyonu (IRO) üyesidir.Também é membro do conselho consultivo provisório da International Organization for a Participatory Society.
Ama bölümün sonunda Andrew'un hayatını kurtarmak için ölmüştür.No final ele morre para salvar a vida de Nora.
Macar Cephesi, nihai olarak ülkeyi kurtarmak amacıyla harekete geçme kararı aldı.No episódio final ele se sacrifica para salvar o mundo.
Jimmy Carter yönetimin müzakere çabaları veya Kartal Pençesi Operasyonu kurtarma harekâtı başarıya ulaşamadı.A tentativa de salvamento falhou e o corpo de Amy Johnson nunca foi recuperado.
Çocuğu kurtarmak için hareket eder.Ele fez isso para livrar-se do garoto).
Buffy daima kötüleri yenip dünyayı kurtarma çabasında, ama Angel her zaman affedilme arayışındadır.Com pena, Jody solta-o na floresta, mas ele teima sempre em voltar.
Litvanya'da ordu istihbarat ve arama-kurtarma etkinliklerine de katılmakla mükelleftir.Em tempo de paz, a força aérea tem prestado apoio também em missões de busca e salvamento.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Karly wil de wereld en alle dieren redden (behalve kikkers).
Babasını ve ulusunu kurtarmak için, Aida'nın sevdiği adama ihanet etmesi gerekecektir.Om haar vader en land te redden, moet Aida de man van wie ze houdt verraden (Vergeet hem).
Nathan, Cooper ve Rachel'ı kurtarmak için suya atlar.Nathan redt Cooper en Rachel uit het water.
Bir doktor ise "kurtarma ekipleri on saat önce gelseydi, yaralılar kurtulurdu" açıklamasını yaptı.Een dokter verklaarde: "Als we hier 10 uur eerder waren gekomen, zouden er meer overlevenden geweest zijn".
Onun kızını kurtarması için yardım ister.Hij vraagt zijn hulp voor het redden van zijn zus.
Bella'yı kurtarmaya çalışır fakat geç kalmıştır.Borden probeert hem te redden, maar het is te laat.
Kardeşini kurtarmak zorundadır.Zijn broer moet hem nu redden.
Anne denizde boğulmuştur ve Naiee onu kurtarmakta başarısız olmuştur.Zijn moeder is verdronken in de zee, ondanks de pogingen van Naiee om haar te redden.
Batman, Gordon'u kurtarmak için gelir.Batman gaat op zoek naar Gordon.
Çocuğu kurtarmak için hareket eder.Hij helpt het kind ontsnappen.
Yolcular da kendine gelir ve kurtarma gemisi oraya varır.Het schip vergaat en ook de reddingsboot komt in problemen.
Platformda, Stark Potts’u kurtarmaya gider ve Rhodes başkanı kurtarır.Hij redt Potts terwijl Rhodes de president bevrijdt.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.Hij zou zich vervolgens inzetten om hen te redden.
Simon onu kurtarmaya gitmez.John kan hem niet meer redden.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Wie er gered zullen worden.
Onu kurtarmak için geri döndüğünde araç patlar ve her ikisi de ölür.Op de terugweg botst hun auto tegen een vrachtwagen en brandt uit; beiden overlijden.
Huon sevgilisini kurtarmaya çalışır ama korsanlar tarafından yaralanır.Huon probeert haar te redden, maar raakt gewond.
En sonunda eşini kurtarmayı başarır.Uiteindelijk lukt het haar de vrouw staande te houden.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Hij helpt mee aan de bouw van haar ziekenhuis.
Bu genel olarak endüstriyel /kurtarma durumlarında kullanılır.Deze methode wordt toegepast in de industrievisserij.
Olacak felaketi engellemek için dünyayı kurtarmaya çalışırlar.Ze proberen het noodlot te ontlopen.
Kurtarma ekibi en kısa zamanda olay yerindeydi.De hulpdiensten waren snel ter plaatse.
Ayrıca Uluslararası Kurtarma Köpekleri Organizasyonu (IRO) üyesidir.Daarnaast is de NRHB lid van de I.R.O. (International Rescuedog Organisation).
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Daarbij wist zij de stabiliteit in Egypte te bewaren.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.Daarnaast maakte hij af en toe een uitstapje naar het ontstaan van het leven.
Gemiyi kurtarmaya çalışırlar.Het schip werd geborgen.
Oyuncuysa bu bilim adamını kurtarması gerekir, eğer oyuncu GDI'ı seçtiyse.Als de speler dit gedaan had betrad de speler de arena en werd er door de computer een random team gekozen.
Genel olarak görevi hayat kurtarmaktır.De benoeming was in principe voor het leven.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.Op het afgesproken tijdstip staat hij op zijn vader te wachten, deze komt echter niet opdagen.
Hatta Gaara kaçırıldığı sırada onu kurtarmaya çalışmıştır (ama ağır bir şekilde yenilgiye uğramıştır).Hij werd naar aanleiding daarvan uit de uitslag geschrapt (hij was als vijfde geëindigd).
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Daarmee leek de opstand voorlopig bedwongen.
Tek çareleri Narnia'yı kurtarmaktır.De laatste stap om Noa te redden.
Konusu Odie'yi hayvan şovundan kurtarmaktı.Hij ontvoerd Odie voor zijn show.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Hij kon de verleiding van hun bloed niet weerstaan.