Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Lovad vare Herren! Dag efter dag bär han oss; Gud är vår frälsning. Sela.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Lovet være Herren dag efter dag! Legger man byrde på oss, så er Gud vår frelser. Sela.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Nuestro Dios es Dios de salvación; de Jehovah el Señor es el librar de la muerte
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.On, Bog mogočni, je nam Bog za vsaktero pomoč, in pri Jehovi, Gospodu, je rešitev tudi iz smrti.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Požehnaný Pán! Deň ako deň nám nakladá bremä svojich dobrodení, silný Bôh, naše spasenie. Sélah.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Požehnaný Pán, každého dne nás osýpá dary svými, Bůh silný spasení našeho. Sélah.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Wij prijzen de Here; elke dag opnieuw staat Hij ons bij. Deze God geeft ons bevrijding.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Wir haben einen Gott, der da hilft, und den HERRN HERRN, der vom Tode errettet.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Ο Θεος ημων ειναι Θεος σωτηριας και Κυριου του Θεου ειναι η λυτρωσις απο του θανατου.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.Бог е за нас Бог избавител, И на Господа Иеова принадлежи отърваването на смъртта.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.האל לנו אל למושעות וליהוה אדני למות תוצאות׃
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.الله لنا اله خلاص وعند الرب السيد للموت مخارج.
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.神 是 為 我 們 施 行 諸 般 救 恩 的 神 . 人 能 脫 離 死 亡 、 是 在 乎 主 耶 和 華
Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür.神 是 為 我 們 施行 諸般 救恩 的神.人能 脫離 死亡 、 是 在乎 主 耶和華
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.(77:35) и вспоминали, что Бог – их прибежище, и Бог Всевышний – Избавитель их,
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.a keď sa rozpomínali, že Bôh je ich skalou a silný Bôh najvyšší ich vykupiteľom,
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Chúng nó bèn nhớ lại rằng Ðức Chúa Trời là hòn đá của mình, Ðức Chúa Trời Chí cao là Ðấng cứu chuộc mình.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Chúng_nó bèn nhớ lại rằng Ðức_Chúa_Trời là hòn đá của mình , Ðức_Chúa_Trời_Chí cao là Ðấng cứu_chuộc mình .
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Dan dachten zij er pas weer aan dat God hun rots was en dat de Allerhoogste God hen bevrijdde.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.De tänkte då på att Gud var deras klippa, och att Gud den Högste var deras förlossare;
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.És eszökbe vevék, hogy Isten az õ sziklájok, és a felséges Isten az õ megváltójok;
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.He muistivat, että Jumala oli heidän kallionsa, ja että Jumala, Korkein, oli heidän lunastajansa.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Ils se souvenaient que Dieu était leur rocher, Que le Dieu Très Haut était leur libérateur.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.îşi aduceau aminte că Dumnezeu este Stînca lor, şi că Dumnezeul Autoputernic este Izbăvitorul lor.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.하나님이 저희의 반석이시요 지존하신 하나님이 저희 구속자이심을 기억하였도다
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.kom i Hu, at Gud var deres Klippe, Gud den Allerhøjeste deres Genløser.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Lembravam-se de que Deus era a sua rocha, e o Deus Altíssimo o seu Redentor.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Mereka ingat bahwa Allah pelindung mereka, dan bahwa Yang Mahatinggi penyelamat mereka
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.og kom i hu at Gud var deres klippe, og den høieste Gud deres gjenløser.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Przypominając sobie, iż Bóg był skałą ich, a Bóg najwyższy odkupicielem ich:
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.ricordavano che Dio è loro rupe, e Dio, l'Altissimo, il loro salvatore
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Rozpomínajíce se na to, že Bůh byl skála jejich, a Bůh silný nejvyšší vykupitel jejich:
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.Se acordaron de que Dios es su Roca; de que el Dios Altísimo es su Redentor
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.spomnivši se, da je bil Bog njih skala in Bog mogočni, Najvišji, njih odrešenik.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.und gedachten, daß Gott ihr Hort ist und Gott der Höchste ihr Erlöser ist,
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.και ενεθυμουντο, οτι ο Θεος ητο φρουριον αυτων και ο Θεος ο Υψιστος λυτρωτης αυτων.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.И спомниха, че Бог им беше канара, И всевишният Бог техен изкупител.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.ויזכרו כי אלהים צורם ואל עליון גאלם׃
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.وذكروا ان الله صخرتهم والله العلي وليّهم.
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.他 們 也 追 念 神 是 他 們 的 磐 石 、 至 高 的 神 、 是 他 們 的 救 贖 主
Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.他 們 也 追念 神 是 他 們的 磐石 、 至高 的 神 、 是 他 們的 救贖主
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Af dennes Sæd bragte Gud efter Forjættelsen Israel en Frelser, Jesus,
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Aus dieses Samen hat Gott, wie er verheißen hat, kommen lassen Jesum, dem Volk Israel zum Heiland;
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Av dennes säd har Gud efter sitt löfte låtit Jesus komma, såsom Frälsare åt Israel.
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Av hans ætt førte han efter sitt løfte en frelser frem for Israel, Jesus,
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.C`est de la postérité de David que Dieu, selon sa promesse, a suscité à Israël un Sauveur, qui est Jésus.
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Da descendência deste, conforme a promessa, trouxe Deus a Israel um Salvador, Jesus;
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Dalla discendenza di lui, secondo la promessa, Dio trasse per Israele un salvatore, Gesù
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.De la descendencia de David, conforme a la promesa, Dios trajo para Israel un Salvador, Jesús
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Din sămînţa lui David, Dumnezeu, după făgăduinţa Sa, a ridicat lui Israel un Mîntuitor, care este Isus.
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Eén van Davids nakomelingen, Jezus, is de Redder, Die door God aan Israël beloofd was.
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Ennek magvából támasztott Isten, ígérete szerint, Izráelnek szabadítót, Jézust;
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Iz njegovega semena je Bog po svoji obljubi privedel Izraelu Zveličarja, Jezusa,
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.하나님이 약속하신 대로 이 사람의 씨에서 이스라엘을 위하여 구주를 세우셨으니 곧 예수라
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Tämän jälkeläisistä on Jumala lupauksensa mukaan antanut tulla Jeesuksen Israelille Vapahtajaksi,
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Z jegoż nasienia Bóg według obietnicy wzbudził Izraelowi zbawiciela Jezusa.
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Z jeho semena vzbudil Bôh podľa zasľúbenia Izraelovi Spasiteľa Ježiša,
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Z jehožto semene Bůh podle zaslíbení vzbudil lidu Izraelskému Spasitele Ježíše,
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Απο του σπερματος τουτου ο Θεος κατα την επαγγελιαν αυτου ανεστησεν εις τον Ισραηλ σωτηρα τον Ιησουν,
Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsraile bir Kurtarıcı, İsayı gönderdi.Из его-то потомства Бог по обетованию воздвиг Израилю Спасителя Иисуса.