"Prenses kurtarma, kristalleri bulabilirsiniz.""Find the crystals, rescue the princess."
Onu kurtarma sonra Link's quest sonuna kadar merkezi olur.Her rescue then becomes central to the end of Link's quest.
"Lütfen beni kurtarmak!""Please save me!"
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Save a man from drowning, you are responsible to him for life."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."So, there was another one that I came across, and it's "saving fish from drowning."
Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.I think if somebody really was drowning, she'd save them.
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Saving Fish From Drowning."
Ama benimle böyle konuşup, paçayı kurtaracağını mı sanıyorsun?But you saying such things to me, do you think all's fine for you?
Yerinde olsam ben de benden kurtulmak ve beni yurtdışına göndermek isterdim.If it was me, I would really want to send that person overseas, or make her disappear for good...
Sanırım bugün seni kurtaracak kimse yok.Seems as if you're taking revenge on it.
Kurt yiyesice!May the worms eat you![br]
Yalvarýrým tanrým, bizi Daens'den kurtar.Santa Maria, Mãe de Deus, Olhai por nós, pecadores...
Bir iţveren olarak onlarýn kurtuluţlarýný da önemsemen gerekir.Quantas fábricas de Aalst sobreviverão à crise?
Katolik boyunduruđundan kesin olarak kurtulup nihayet... kendimiz konuţacak mýyýz?São crianças, estúpido!
Daha kurtulmadýk.O Santo Papa, em pessoa?
Kurtarabildiđiniz her ne varsa kurtarýn.Por que diz isso, padre?
Kurtulmak için dua ettilerThey prayed for deliverance
Şimdi, şu 57'den kurtulmak için iki tarafa da 57 ekleyeceğim.Well let me get rid of the 57 by adding 57 to both sides of this equation.
Bu yüzden Leonard Cohen, teşekkür ederim hayatımı kurtardığın için."So thank you, Leonard Cohen, for saving my life.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.A doctor from Brazil said he had never seen anyone survive a carotid artery rupture.
Bu yüzden internette yazmak benim için hayat kurtarıcı oldu.That's why writing on the Internet has become a lifesaver for me.
Benden kurtulmayı bu kadar istiyor musun?Do you really want to get rid of me that badly?
Kızımın hayatını kurtarmak için.Medicinal liquor that will save my daughter.
Seni kurtaran benim, o niye içiyormuş?I'm the one who saved you, why are you giving it to someone else?
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.To enjoy being deceived, an audience must first suspend its disbelief.
Çocukları kurtarmak için onların ödünü koparmalısınız!If you want to save kids, you have to scare the hell out of them!
Yüzde işaretinden kurtulmak için, yüze bölüp 2.5 elde edebiliriz. -And as we said, you can just divide by 100. You get 2.5. Get rid of the percentage sign.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.As a homework assignment, think of 10 ways to get around it.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.The only survivor was his five year-old grandson.
Şimdi, canımızı nasıl olup da şimdiye dek kurtardığımıza geleceğim.And I'll get into why we've so far been spared in a moment.
H5N1 virüsü bulaşan insanların %55'i maalesef hastalıktan kurtulamadı.55 percent of people who have become infected with H5N1 have, in fact, succumbed.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.In my view, it is this kind of world that can redeem the soul of poor people.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Remember I'm the black kid from the '60s who got his life saved with ceramics.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.He was dragging guys out of bars and saving those lives for the Lord.
Ama denklemi sadeleştirebilir ve paydadaki x^2 ifadelerinden kurtulabiliriz. .But I think we can simplify it if we can just get rid of these x squares in the denominator.
Diğerleri benliklerinden çılgınlıklarla kurtuluyor.Others overcome their self at raves.
Tüm o yan etkilerden kurtulacaksınız.They're going to make all that stuff go away.
Böylece uç değerlerde GSMH'yı sıfırlayan değerlerden kurtulmuş olurum.Generally saying if prices are high,
Burakilere ihtiyacım olmayacak o yüzden bu rakamlardan kurtuluyorum. .So I don't need these over here. So I'm going to get rid of them.
Şu anda, Ekim 2009 yılında, kurtarma kutluyoruz- think about the conspiracy theories... - Um hum. ...of people like you.
Afedersiniz, bir kereye mahsus beni bundan kurtaramaz mısınız?Excuse me! Can't you just let me go for once?
Bu, ruhunun kurtulacağı güne kadar başına gelecek en iyi şey.This is the greatest thing at your life next to the day you got saved.
Din fikri kayıp pek çok aklı kurtardı. Ancak başta kayıplık halini ortaya çıkaran neydi?The religion idea saved many lost minds, but who created those states in the first place?
Onlar çok hızlı bir şekilde kurtarmak.They recover very quickly.
- Bundan nasýl kurtulacađýz?This whole thing just keeps going like a cancer.
"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."It started to become very mainstream in some quarters to be an environmentalist.
Gezegendeki yaţamý kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmamýzdýr.If we use other end-use efficiency this much, if we have higher-mileage cars, this much.
Yahudileri, Alman Nazilerinden kurtaran insanlar yüce bir amaç için, yasalarý çiđnemiţlerdir.- They're taking him. - Bushmaster, Crazy Horse one-eight.
Dinazorları çalışmak gerçek anlamda bir gün dünyayı kurtarabilir.The study of dinosaurs may, literally, one day save the planet.
Bu canlı onlardan çok fazla yer kapladıkları için kurtulmuştur.Bu canlı onlardan çok fazla yer kapladıkları için kurtulmuştur.
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."We wanted to save the world, and instead we just got rich."
Soykırımdan kurtulanlar tarafından kurulmuş Kibbutz'ları ziyaret ediyoruz.We visit Kibbutzim that were established by Holocaust survivors.
Hadi yetiţ, baţka hayatlar kurtar.Go, save other lives
Seni yeni kurtardým onlardan. Ţimdi küçük ođlumu veremem onlara!I just saved you from them, now i can't give my little son to them.
Üzülme, bak, kurtuldu ufaklýk. Kurtardýlar.Don't be upset, look, the little one is safe.
- Cengiz. - Koţ kurtar beni.Cengiz, run, save me.
Yani, bakýyorum etrafa ama yok ki senden baţka kurtaracak birisi.I mean I am looking around but there is nobody who can save me.
Bunlarý kurtarabildim ancak.I could only save these.
Sevdiđini kurtarmak için en kötü ihtimal... ...en son yol... ...ona ihanet etmektir.To save your loved one, the worst case scenario, the last resort, is to betray him.
Kendini harcadýn ama... ...o mektubu yazarak... ...Mert'in de hayatýný kurtardýn ya.You finished "yourself", but, by writing that letter, you saved Mert's life