kurt ile cümle

kurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Beni kurtar.Save me.
Hepimizi kurtar.Save us all!
Yalvarırım, kurtar bizi.Save us, I beg you!
Bizi kurtar, Maria!Save us, Maria.
Derece Kelvin dememeliydim bu alışkanlığımdan kurtulsam iyi olacak.I should get in the habit of not saying degrees when I say Kelvin.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.We actually managed to drown two million dollars' worth of camera gear.
Ondan kurtulmak istiyorum.I want to get rid of it.
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"He said, "What can I do to save the rainforests?"
Kurtulamadığımız bir denklem var.There's a basic equation that we can't get away from.
Eğer biyolojik çeşitliliği kurtarma şansımızın olmasını istiyorsak, bu bölgeleri kurtarmalıyız.We have to save these places if we want a chance in hell of preserving biodiversity as we know it.
"Erkek kurtlar eğer gidip araba kullanırsanız size tecavüz edecek.""Man wolves will rape you if you go and drive."
Bu C. elegans kurtçuğunun konektomudur.This is the connectome of the worm C. elegans.
O kurtçuğun konektomunu bulmak 12 yıldan daha uzun süre boyunca çok ciddi emek gerektirdi.Finding that worm connectome took over a dozen years of tedious labor.
Kurt Gray ve Dan Wegner tarafından yapılan güzel bir deneydeOne lovely experiment was done by Kurt Gray and Dan Wegner.
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Over 500,000 children are born in the two states that have never stopped polio --
Belki şanslıysanız, birkaçı kıl payı kurtarabilir. Pekala, bu sahiden neye benziyor?Well, what does this really look like?
Örnegin, diyelim ki y teriminden kurtulmak istiyoruz. -So for example, let's say we wanted to get rid of the y term.
Avrupa da kurtulmuş değildi.Europe was not spared either.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.After I entered, I only wanted to clear my dad's name.
Büyükbabam ülkenin kurtuluşu için mi mücadele etmiş?My grandfather was an independence fighter?
Hala yara izlerinden kurtulamıyoruz.We still can't get rid of scars.
Bu oran günde 7.256 çocuğun hayatının kurtulduğunun oranı.That's a rate of 7,256 children's lives saved each day.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.In fact, it could save countless lives.
Eğer donmaktan kurtulmak istiyorsanız geçici ölüm haline geçmelisiniz.If you want to survive the cold, you ought to be suspended.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.You don't want to be gorking people out just to save them, it's really confusing.
Fazla yaralanmasına izin verme ve bu acıdan çabuk kurtulsun.Let her not get too scarred and get over this agony quickly.
Koltuktaki çocuğa bakın. Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?Does he not look content, ready to go,
Ve bu çocuk da çarpışmadan başarıyla kurtuldu.So, that kid in this crash fared very well.
Bundan kolayca kaçıp kurtulamayız.We can't just walk away from it.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.But you don't want to get all of the insects.
Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.You just want to get this one.
Kendisinden kurtulunamayacak olan kalıyor.That which cannot be gotten rid of ... remains.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.I learned this from a woman who survived Auschwitz, one of the rare survivors.
O kurtulamadı.He did not survive.
Denizden Lanka'ya geçeceğiz ve Sita'yı kurtaracağız.We shall cross the sea to Lanka and rescue Sita.
Seni düşmandan kurtarıp, bana yapılan hakaretin öcünü alarak, görevimi yerine getirdim.I have done my duty in rescuing you from the enemy and avenging the insult to myself.
Depresyondan kurtulmuş insanlar bunu sonrasında önceye göre daha çok gösterir.People who are relieved of depression show it more after than before.
Dünya'yı kurtarıp herkesi mutlu etmek.I wanted to save the world and make everyone happy.
Bak ! o silahşöre hayatını kurtardığın için teşekkür etmelisin !Look ! you should thank that hero for saving your life !
Onu kurtardığınız için çok sağolun !I am very thank you you saved her !
Artık elimizdesin, o kılıçlı erkeğin bile kurtaramaz seni ! Anladın mı ?Ok ?
Seni o alçakların elinden kurtaramadım ! \T_T/I couldn't save you !
Meydan okumayı severim ve dünyayı kurtarmaya çalışmak buna iyi bir örnek.I love a challenge, and saving the Earth is probably a good one.
Size, dünyayı kurtaracak çözümlerin altısını göstermeye çalışacağım.I'm going to show you six, if I can, solutions for helping to save the world.
Miselyumla işbirliği yaptığımızda, dünyayı kurtarabileceğimizi düşünüyorum.I think engaging mycelium can help save the world.
Kürtlere ve İran'a gaz verirken onların umrunda değildi.When he was gassing the Kurds and gassing Iran, they didn't care about it.
Ülkede bundan kurtulan tek bir insan bile kalmadı.Not a single person in your country has not been touched.
Atıktan tamamiyle kurtulamıyorsunuz.You can't get rid of waste.
Şimdi yapmamız gereken şey 2'den kurtulmak.Now we just have to get rid of this two.
Şimdi, x artı 2'den kurtulmak istiyoruz.Now, we want to get rid of this x plus two.
Onu sen mi kurtardın?You rescued her?
Çok karanlıktı... ...kimin kurtardığını söylemek zor.It was so dark, it's hard to say who rescued whom.
Hayatını kurtardım.I saved her life.
Benimkini kurtardığın gibi.Like me.
Herkesin hayatını kurtarıyorsun!You save everybody!
Bundan nasıl kurtuluruz?How to get out of it?
Ve verdikleri cevap zalimce, ve onları bundan kurtaracak olan cevap değil.And their response is draconian, and not necessarily the one that's going to get them out of this.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.I saved this nearly collapsing company, but seems I've been instantly kicked out.
Ben, Rabbi tanımayan insanların, kurtarılamayacağından ve cehenneme gideceğinden korkuyorum. Adam:People who don't get saved are going to hell. man:
Çünkü mevsim sonbahar, kurtlar gelebilir.Because in autumn, wolves will come. man:

İlgili Sayfalar