kurt ile cümle

kurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, Mary'yi boğulmaktan kurtardı.Tom saved Mary from drowning.
İlaç şirketi bir gecede hayat kurtaran ilacın fiyatını yükseltti.The pharmaceutical company raised the price of a lifesaving drug overnight.
"Etik kültür," olmadan insanlık için kurtuluş yoktur.Without "ethical culture," there is no salvation for humanity.
Bu masa kurtarılmış ahşaptan yapılır.This table is made out of salvaged wood.
Bu sıra kurtarılmış ahşaptan yapılır.This desk is made out of reclaimed wood.
"Ah! Ben ölüyorum" dedi Pierrette dizlerinin düşerken. "Beni kim kurtaracak?""Ah! I'm dying," said Pierrette, falling to her knees. "Who will save me?"
Pierrette dizlerinin düşerken "Ah! Ben ölüyorum" dedi. "Beni kim kurtaracak?""Ah! I'm dying," said Pierrette, falling to her knees. "Who will save me?"
Şu anda evliliğimi yalnızca bir çocuk kurtarabilir.At the moment only a child can save my marriage.
Seni bu korkunç şartlardan kurtaracağım.I will rescue you from these horrible circumstances.
Sadece internetten kurtul ve hoşlandığın bir şey yap.Just get off the internet and do something you enjoy.
Kurtarılmayı bekliyorlardı.They were waiting to be rescued.
Kurtarılmayı beklerken öldüler.They died while waiting to be rescued.
Aslanlar, kurtlar, filler ve atların hepsi hayvandırlar.Lions, wolves, elephants, and horses are all animals.
Ben Tom'u kurtarmak istiyorum.I want to save Tom.
Kullanmadığınız şeylerden kurtulun.Get rid of things you don't use.
Kurtulma umudu var mı?Is there hope in salvation?
Sadece ben seni kurtarabilirim.Only I can save you.
Sadece sen beni kurtarabilirsin.Only you can save me.
Sadece biz onları kurtarabiliriz.Only we can save them.
Sadece onlar bizi kurtarabilir.Only they can save us.
Tom parlak zırhlı bir şövalye gibi beni kurtarmaya geldi.Tom came to my rescue, like a knight in shining armor.
Tom, Mary'yi kurtarmaya gelmek için hayatını riske atmaya çekinmedi.Tom did not hesitate to risk his life in order to come to Mary's rescue.
Tom Mary'yi kurtarmaya gelmek için tereddüt etmedi, hatta kendi hayatını tehlikeye atarak.Tom did not hesitate to come to Mary's rescue, even at the risk of his own life.
Mary, Tom'u kurtarmak için kendi hayatını feda etti.Mary sacrificed her own life in order to save Tom.
Kurtar beni, seni korkak!Save me, you coward!
Onlar uzaktaki kurtların ulumalarını duydu.They heard wolves howling in the distance.
Tom kurtların ulumalarını duydu.Tom heard wolves howling.
Herhangi başka kurtulan var mıydı?Were there any other survivors?
Tom enkazdan yara almadan kurtuldu.Tom escaped unscathed from the wreckage.
Üç mürettebat üyesi kurtarıldı.Three crew members were rescued.
Biz kurtarıldık ama bir bedel ödenmesi gerekiyordu.We were saved, but a price had to be paid.
Şu ev yangından kurtulan tek ev.That house is the only one that survived the fire.
Kurtarma görevlileri Tom ve köpeğini kurtardı.Rescue workers saved Tom and his dog.
Kurtarma partileri düzenleniyor.Rescue parties are being organized.
Tom kimi kurtardı?Who did Tom save?
Tom bir sürü eşyadan kurtulması gerektiğini söyledi.Tom said he needed to get rid of a bunch of stuff.
Tom kurtları korkutup kaçırdı.Tom scared the wolves away.
Tom hepimizi kurtardı.Tom saved all of us.
Biz her şeyden kurtulduk.We got rid of everything.
Biz hayat kurtarıyoruz.We're saving lives.
Mary meyveli buzlu içeceğine biraz kurt üzümü koydu.Mary put some goji berries in her smoothie.
Tom Mary'yi kurtaramadığını biliyordu.Tom knew he couldn't save Mary.
Tom zar zor ölümden kurtuldu.Tom barely escaped death.
Tom ucu ucuna ölümden kurtuldu.Tom barely escaped death.
Tom da bir kanserden kurtuldu.Tom is also a cancer survivor.
Biz bir kurtarma görevindeyiz.We're on a rescue mission.
Tom Mary'den kurtulmaya çalıştı.Tom tried to get away from Mary.
Tom Mary'ye bir can kurtaran yeleği fırlattı.Tom threw Mary a life preserver.
Biz sadece her şeyden kurtulduk.We just got rid of everything.
Kurtarma ekibi yaralıları kurtardı.The rescue team rescued the injured.
Kurtlar ren geyiklerini avlarlar.Wolves hunt reindeer.
Kurtlar müthiş yırtıcı hayvanlardır.Wolves are formidable predators.
Karibu ultraviyole ışınlarını kullanarak kurtların yerini saptayabilir.Caribou can spot wolves using their ultraviolet vision.
Tom'u kurtarmak neye mal olursa olsun yapacağım.I'll do whatever it takes to save Tom.
Tom bu olayın etkisinden hiç kurtulamadı.Tom never really got over it.
Bu aptaldan kurtulup biraz eğlenmeye ne dersiniz?What do you say we ditch this bozo and have some fun?
İsa Mesih kurtarıcımdır.Jesus Christ is my saviour.
Bütün bu şeylerden kurtulmak istiyorum.I'd like to get rid of all these things.
Her iki adam kurtarıldı.Both men were rescued.
Onların ikisi de kurtuldu.Both of them survived.

İlgili Sayfalar