Ben Tom'u kurtarmak istiyorum.I want to save Tom.
Kullanmadığınız şeylerden kurtulun.Get rid of things you don't use.
Kurtulma umudu var mı?Is there hope in salvation?
Sadece ben seni kurtarabilirim.Only I can save you.
Sadece sen beni kurtarabilirsin.Only you can save me.
Sadece biz onları kurtarabiliriz.Only we can save them.
Sadece onlar bizi kurtarabilir.Only they can save us.
Tom parlak zırhlı bir şövalye gibi beni kurtarmaya geldi.Tom came to my rescue, like a knight in shining armor.
Tom, Mary'yi kurtarmaya gelmek için hayatını riske atmaya çekinmedi.Tom did not hesitate to risk his life in order to come to Mary's rescue.
Tom Mary'yi kurtarmaya gelmek için tereddüt etmedi, hatta kendi hayatını tehlikeye atarak.Tom did not hesitate to come to Mary's rescue, even at the risk of his own life.
Mary, Tom'u kurtarmak için kendi hayatını feda etti.Mary sacrificed her own life in order to save Tom.
Kurtar beni, seni korkak!Save me, you coward!
Onlar uzaktaki kurtların ulumalarını duydu.They heard wolves howling in the distance.
Tom kurtların ulumalarını duydu.Tom heard wolves howling.
Herhangi başka kurtulan var mıydı?Were there any other survivors?
Tom enkazdan yara almadan kurtuldu.Tom escaped unscathed from the wreckage.
Üç mürettebat üyesi kurtarıldı.Three crew members were rescued.
Biz kurtarıldık ama bir bedel ödenmesi gerekiyordu.We were saved, but a price had to be paid.
Şu ev yangından kurtulan tek ev.That house is the only one that survived the fire.
Kurtarma görevlileri Tom ve köpeğini kurtardı.Rescue workers saved Tom and his dog.
Kurtarma partileri düzenleniyor.Rescue parties are being organized.
Tom kimi kurtardı?Who did Tom save?
Tom bir sürü eşyadan kurtulması gerektiğini söyledi.Tom said he needed to get rid of a bunch of stuff.
Tom kurtları korkutup kaçırdı.Tom scared the wolves away.
Tom hepimizi kurtardı.Tom saved all of us.
Biz her şeyden kurtulduk.We got rid of everything.
Biz hayat kurtarıyoruz.We're saving lives.
Mary meyveli buzlu içeceğine biraz kurt üzümü koydu.Mary put some goji berries in her smoothie.
Tom Mary'yi kurtaramadığını biliyordu.Tom knew he couldn't save Mary.
Tom zar zor ölümden kurtuldu.Tom barely escaped death.
Tom ucu ucuna ölümden kurtuldu.Tom barely escaped death.
Tom da bir kanserden kurtuldu.Tom is also a cancer survivor.
Biz bir kurtarma görevindeyiz.We're on a rescue mission.
Tom Mary'den kurtulmaya çalıştı.Tom tried to get away from Mary.
Tom Mary'ye bir can kurtaran yeleği fırlattı.Tom threw Mary a life preserver.
Biz sadece her şeyden kurtulduk.We just got rid of everything.
Kurtarma ekibi yaralıları kurtardı.The rescue team rescued the injured.
Kurtlar ren geyiklerini avlarlar.Wolves hunt reindeer.
Kurtlar müthiş yırtıcı hayvanlardır.Wolves are formidable predators.
Karibu ultraviyole ışınlarını kullanarak kurtların yerini saptayabilir.Caribou can spot wolves using their ultraviolet vision.
Tom'u kurtarmak neye mal olursa olsun yapacağım.I'll do whatever it takes to save Tom.
Tom bu olayın etkisinden hiç kurtulamadı.Tom never really got over it.
Bu aptaldan kurtulup biraz eğlenmeye ne dersiniz?What do you say we ditch this bozo and have some fun?
İsa Mesih kurtarıcımdır.Jesus Christ is my saviour.
Bütün bu şeylerden kurtulmak istiyorum.I'd like to get rid of all these things.
Her iki adam kurtarıldı.Both men were rescued.
Onların ikisi de kurtuldu.Both of them survived.
Bütün bu eşyalardan kurtulmamız gerek.We need to get rid of all this stuff.
Silinmiş bir dosyayı nasıl kurtaracağınızı biliyor musunuz?Do you know how to recover a deleted file?
Hala borçtan kurtulmak zorundayız.We still have to get out of debt.
Tom birinin onu kurtarmaya geleceğini umuyordu.Tom hoped somebody would come to his rescue.
Tom'un kalıntıları asla kurtarılamadı.Tom's remains were never recovered.
Umarım bundan canlı kurtuluruz.I hope we get out of this alive.
Aslında ondan kurtulmadım.I didn't actually get rid of it.
İtfaiyeciler kurtarmaya geldiler.Firefighters came to the rescue.
Tom'un bundan kurtulmasına yardım edeceğiz.We'll help Tom get through this.
Kurtlar gittikçe yaklaşıyor.The wolves are getting closer.
Tom Mary'yi kurtarmak için gelmedi.Tom didn't come to rescue Mary.
Yapabilirsem onları kurtarmak istiyorum.I want to save them if I can.
Sanırım bizi o kurtardı.I think that's what saved us.