O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.El a manevrat astfel viclenie că nu am putut obţine în termen de o jumătate de duzină de tije de el.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Ele manobrou habilmente para que eu não poderia começar dentro de meia dúzia de barras de um dele.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Él maniobró tan hábilmente que no pude conseguir en menos de media docena de barras de una a él.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Er manövrierte so geschickt, dass ich nicht innerhalb von einem halben Dutzend Stangen von ihm zu bekommen.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Han manövrerade så listigt att jag inte kunde få inom ett halvt dussin stänger av honom.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Han manøvrerede så snedigt, at jeg ikke kunne få inden for et halvt dusin stænger af ham.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Hän ohjasi niin ovelasti, että en voisi saada puolen tusinaa tangot hänestä.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.He manovrato con tanta arte che non ho potuto ottenere in una mezza dozzina di canne di lui.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Hij manoeuvreerde zo listig dat ik niet kon krijgen binnen een half dozijn staven van hem.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Il manœuvrait si adroitement que je ne pouvais pas obtenir une demi-douzaine de tiges de lui.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Manévroval tak šikovně, že jsem nemohl dostat do půl tuctu pruty z něho.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Manévroval tak šikovne, že som nemohol dostať do pol tucta prúty z neho.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Ő manőverezni, így ravaszul, hogy én nem tudtam belül fél tucat rúd róla.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Ông chuyển động chiếc cunningly rằng tôi không thể nhận được trong vòng nửa thanh tá của anh ta.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.On manevrirati tako zvito, da nisem mogel dobiti v roku pol ducata palice od njega.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.On manewrować tak sprytnie, że nie mogę dostać w ciągu pół pręty kilkanaście niego.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Ο κινούνται έτσι πονηρά ότι δεν θα μπορούσε να πάρει μέσα σε μισή ντουζίνα βέργες του.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Він маневрував так вправно, що я не міг отримати в півдюжини стрижні з нього.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Он маневрировал так ловко, что я не мог получить в полдюжины стержни из него.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.Той маневрира така хитро, че не можех да получите в рамките на половин дузина пръчки от него.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.הוא תמרן בשכל, לא יכולתי להגיע בתוך חצי תריסר מוטות ממנו.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.ناور بمكر بحيث انه لم استطع الحصول على قضبان خلال نصف دزينة منه.
O, ben onu yarım düzine çubuklar içinde alamadım çok kurnazca bir manevra.たびに、彼は彼の頭をこのように回し、表面にやってきて、彼
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?Avete un bel fiuto, ma credete davvero di potermi fermare?
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?I er ret snu, - - men tror I, at I to alene kan tage mig?
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?Jesteście bardzo cwani, ale naprawdę myślicie, że we dwóch dacie mi radę?
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?Ni är ganska sluga- -men tror ni att ni kan ta mig bara ni två?
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?Olette ovelia- -mutta luuletteko, että te kaksi voitte pakottaa minut?
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?São bem matreiros, mas acham mesmo que vocês os dois conseguem levar-me?
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?Sois bastante listos, pero ¿de verdad creéis que me vais a detener?
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?Έχετε θέληση, αλλά νομίζετε ότι οι δυο σας μπορείτε να με νικήσετε;
Oldukça kurnazsınız, ama siz ikiniz gerçekten beni yenebileceğinizi sanıyor musunuz?Ты очень хитрый, но неужели ты думаешь, что вам удастся взять меня?
Ölmüyorum. Miras, bu kurnaz gençlerin planladığı... gibi bölünmüyor.Arvet faller inte ut enligt beräkningar som gjorts upp av unga människor.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.Jedną z cech psychopatów jest brak wyrzutów sumienia, a do tego przebiegłość i manipulatorstwo.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.그가 이러더군요. "그거 아세요? 객관식 문항에서 '반성할 줄 모른다'라는 선지가 있었는데요 그 문항의 다른 선지는 '교활하다' 였어요.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Sabe uma coisa? Um dos itens da lista é a ausência de remorsos, "mas outro é ser-se manhoso e manipulativo.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Ştii, un termen de pe listă era lipsa remuşcării, dar un alt termen pe listă e viclean şi manipulator.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Vieš čo, jedna položka na zozname je nedostatok ľútosti, ale ďalšia je prefíkanosť, manipulatívnosť.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Една от точките в чек - листата е липса на угризения, а друга точка е измамност, манипулативност.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Знаєш що? Одна з ознак у списку - відсутність каяття, але інша ознака у списку - хитрість, маніпулятивність.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.הוא אמר, "יודע מה? אחד הסעיפים ברשימה הוא העדר-חרטה, אבל סעיף אחר הוא ערמומיות ומניפולטיביות.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.قال " أتعلم ماذا؟ واحدة من الفقرات في القائمة هي عدم الندم، في حين أن واحدة أخرى في القائمة هي ماكر، متلاعب.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.別の項目には "狡猾さ"や"人を操る傾向"もある だから犯した罪を 後悔していると言っても
Oracıkta yüzmek isteyen biri gibi ellerini uzatacak, Ama kurnazlığına karşın RAB onun gururunu kıracak.그가 헤엄치는 자의 헤엄치려고 손을 폄 같이 그 속에서 그 손을 펼 것이나 여호와께서 그 교만과 그 손의 교활을 누르실 것이라
Oracıkta yüzmek isteyen biri gibi ellerini uzatacak, Ama kurnazlığına karşın RAB onun gururunu kıracak.ופרש ידיו בקרבו כאשר יפרש השחה לשחות והשפיל גאותו עם ארבות ידיו׃
Oracıkta yüzmek isteyen biri gibi ellerini uzatacak, Ama kurnazlığına karşın RAB onun gururunu kıracak.فيبسط يديه فيه كما يبسط السابح ليسبح فيضع كبرياءه مع مكايد يديه.
Oracıkta yüzmek isteyen biri gibi ellerini uzatacak, Ama kurnazlığına karşın RAB onun gururunu kıracak.他 必 在 其 中 伸 開 手 、 好 像 洑 水 的 伸 開 手 洑 水 一 樣 . 但 耶 和 華 必 使 他 的 驕 傲 、 和 他 手 所 行 的 詭 計 、 一 併 敗 落
Oracıkta yüzmek isteyen biri gibi ellerini uzatacak, Ama kurnazlığına karşın RAB onun gururunu kıracak.他 必 在 其中 伸 開手 、 好像 洑 水 的 伸開 手 洑水一樣 . 但 耶和華 必 使 他 的 驕傲 、 和 他 手 所 行 的 詭計 、 一 併 敗落
O şeytan gibi kurnaz. "Dia sama licik seperti setan. "
O şeytan gibi kurnaz. "E ca viclean ca diavolul. "
O şeytan gibi kurnaz. "Ele é tão ardiloso como o diabo. "
O şeytan gibi kurnaz. "Er ist so kunstvoll wie der Teufel. "
O şeytan gibi kurnaz. "Es tan ingenioso como el diablo. "
O şeytan gibi kurnaz. "Han är lika listig som djävulen. "
O şeytan gibi kurnaz. "Hän on niin ovela kuin paholainen. "
O şeytan gibi kurnaz. "He come abile come il diavolo. "
O şeytan gibi kurnaz. "He, kot Prepreden kot hudič. "
O şeytan gibi kurnaz. "Hij is zo listig als de duivel. "
O şeytan gibi kurnaz. "Il est aussi habile que le diable. "
O şeytan gibi kurnaz. "Je tak rafinovaný ako diabol. "