Genelde baskınlık kurmak için sesler ve duruşlar kullanılır ama dövüşler de olur.Zazwyczaj ustalają dominację za pomocą odgłosów i postaw ciała, aczkolwiek obserwuje się też walki.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.Postanowili dokonać tego podstępem.
Amacı Müzeyyen hanım ile arkadaşlık kurmaktır.Piosenka to dialog ze śmiercią niczym koleżanką.
Hükümet kurmak için en az 151 milletvekili gerekir.Dla gromady ustalono 151 członków gromadzkiej rady narodowej.
Buradan geçen herkese pusu kurmaktadırlar.Daje odpoczynek wszystkim tam przebywającym.
Bu kurallar arasında başlıcası şudur: Ağ etkilerini daha çok insanın kullanabilmesi için programlar kurmak."Główną zasadą jest: Twórz aplikacje, które lepiej okiełznają Sieć, by więcej ludzi ich używało”.
Bu nokta en ideali 2 savaşan karakter ve 2 iyileştiriciden oluşan bir grup kurmak.To historia czterech złamanych serc i próby uleczenia dwóch z nich.
7 Temmuz 1937 tarihinde NKVD tarafından tutuklandı ve karşı devrim komplosu kurmakla suçlandı.7 grudnia 1944 została aresztowana za działalność konspiracyjną przez NKGB.
İsa, dünyada Tanrı’nın krallığını kurmak için bizzat dönecektir.Chrystus powróci na ziemię i założy Królestwo Boże na ziemi.
Aynı akşam General Heinrici'ye bağlantı kurmak için izin verildi.Wieczorem Heinrici dostał pozwolenie na wykonanie tego połączenia.
1997 ve 1998 yıllarında çete kurmak suçlaması ile yargılandığı davalarda mahkeme görevsizlik kararı verdi.1998, 2002 i 2005 Skarga na przewlekłość postępowania sądowego.
Daha sonra yeni bir hayat kurmak için doğuya doğru yol alırlar.Czy nową drogą pojedziemy później?
Jack, Val ile beraber içeri girer ve bombayı kurmak üzere giderler.Jack razem z Benem wyjeżdża w góry, chcąc się z nim zaprzyjaźnić...
UCD, diğer partilerle koalisyon kurmak zorunda kaldı.Z Topałowem musiałem walczyć do ostatniej partii.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.De sätter därefter upp en plan för att lura in honom i deras fälla.
Genç Seneca ise Agrippina ile ilişki kurmak ve zimmetine para geçirmekle itham edildi.Seneca anklagades för att samarbeta med Agrippina och för förskingring.
İsa, dünyada Tanrı’nın krallığını kurmak için bizzat dönecektir.Kristus skall återkomma till jorden och upprätta Guds Kungarike på jorden.
Bu operasyonların amacı Hamid Karzai liderliğinde bir Afganistan yönetimi kurmaktı.Senare samma månad installerade Förenta nationerna en interimsregering i Afghanistan som leds av Hamid Karzai.
Amerika’ya gidip orada zengin olmayı kurmaktadır.Hon lockar med Amerika för där skulle han få resurser.
Partinin asıl amacı Bask Halkının yaşadığı yerlerde Bağımsız bir Bask Devleti kurmaktır.Spanska ETA har som mål att skapa en självständig baskisk stat.
İnşaat Alanları biraz enerji üretirler ve başka binalar kurmak için gereklidir.De flesta kraftverken har en begränsad livslängd och nya måste sedan byggas.
Kahramanlar bu değişimin sonuçlarına katlanmak, dengeleri yeniden kurmak zorunda kalırlar.Censurerna tvingade dem att ändra en av de gångerna till rumpa.
Fransa kralı François'de Avrupa Hristiyan İmparatorluğu kurmak istiyordu.Kung Afonso ville införa kristendom och europeiska seder i sitt rike.
22 Ekim 1899'da dergiye bir futbol kulübü kurmak amaçlı bir reklam bastırdı.22 oktober 1899 lade Gamper in en annons i tidningen där han skrev att han ville starta en fotbollsklubb.
Uzak erişim noktası: Kablosuz istemciler ve ara erişim noktaları tarafından bağlantı kurmak için kullanılır.Primärt är att undvika kontakt med och att snabbt avlägsna fästingar.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Medan statens inkomster minskade fördelade han generöst pengar till armén, förvaltningen och kyrkan.
Metasploit Framework birden çok dilde eklentileri kurmak için uzatılabilir.Metasploit Framework може бути розширений додатками на різних мовах.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Крім того, Римляни імпортували будівельні матеріали з Єгипту для зведення будівель у єгипетському стилі.
Başka köpeklere üstünlük kurmak ister.Собакам властива деяка високозадість.
Aralık 1999'da NWA Georgia, NWA Wildside'ı kurmak için NCW ile birleşti.У грудні 1999 року NCW і NWA Georgia об'єдналися і утворили єдиний промоушен NWA Wildside.
Buradan geçen herkese pusu kurmaktadırlar.З усіх усюд сюди стікались прочани.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Голос служить їм для підтримання контактів між собою в темряві.
Sarmal galaksinin kuzey kolu NGC 2404 ile bağlantı kurmaktadır.Спіральна галактика з перемичкою NGC 2442.
Yasef Nassi, Filistin'de bir Yahudi Devleti kurmak emeli taşıyordu.Антіох Єпіфаній наказав кинути у вогонь всі єврейські манускрипти у Палестині.
2008 yılında, Justin Rosenstein ile Asana'yı kurmak için Facebook'tan ayrıldı.V roce 2008 Facebook opustil a společně s Justinem Rosensteinem založil společnost Asana..
Camideki boya düzenini kurmak için 30.000’den fazla yumurta kullanılmıştır.K přípravě barev a glazury bylo použito více než 30 000 vajec.
Amerika’ya gidip orada zengin olmayı kurmaktadır.Nyní se chtěl dostat do Ameriky, protože doufal, že tam zbohatne.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Bezpečné a kvalitní potraviny.
Ancak çevresinde metal ile ilgilenen pek fazla kişi olmadığından grup kurmakta zorlanmıştır.Mnoho z nich se pochopitelně necítí bezpečně, když jsou kolem nich ozbrojení muži.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler üyesi tüm devletlere Kudüs'te diplomatik misyon kurmaktan kaçınma çağrısı yapıldı.Rezoluce dále vyzývá členské státy, aby z Jeruzaléma stáhly své diplomatické mise.
1906’da aktör August Falck ile birlikte Stockholm'de deneysel bir tiyatro kurmak için uğraşmaya başladı.V roce 1907 založil spolu s hercem Augustem Falckem Intimní divadlo ve Stockholmu, které vedl tři roky.
Ayrılmak isteyen birimler bağımsız devletler kurmak yerine, federe devlet haline gelmeyi tercih ederler.Oba raději spáchali sebevraždu, než aby byli oběšeni Brity.
İsa, dünyada Tanrı’nın krallığını kurmak için bizzat dönecektir.Ježíš jej vyučil v tajemství království Božího").
Dalga fonksiyonunu kurmak için bir diğer yöntem ise sınırlandırılmış açık kabuklu Hartree Fock yöntemidir.Jako další řešení pro systémy s otevřenými slupkami je metoda restricted open-shell Hartree–Fock (ROHF) .
Caligula ve kız kardeşleri ensest ilişki kurmakla suçlanmışlardı.Karimov a jeho dcery byli kritizováni za nepotismus.
Kendisi ise Trakya'da bir ordu kurmakla görevlendirildi.Cítil jsem, že právě pro službu v Alžírsku jsem povolán.
Koch postülatları, bir hastalık ile bir mikrop arasında nedensel ilişki kurmak için gereken dört kriter.Existují čtyři typy mimologického jednání podle vztahu mezi prostředkem a účelem.
Bir nükleer santral kurmak için zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç vardır.Pro ostatní typy reaktorů se musí používat obohacený uran.
Bir WebStart uygulamasını kurmak için internet üzerindeki özel bir bağlantıya tıklamak yeterlidir.Pro otevření zprávy je vhodné použít externí webový prohlížeč.
Yeni bir yaşamın düşü kurmaktadır.Víra dává novou chuť k životu.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Romanii, de asemenea, importau materiale de construcții din Egipt pentru a ridica structuri în stil egiptean.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Calificarea și salarizarea bună a sănătății.
Başka köpeklere üstünlük kurmak ister.Se va dovedi dominant în prezența altor câini.
Gölet çevresinde piknik yapmak, kamp kurmak mümkün.În jurul lacul se poate și campa.
Krallık özgürlükçü bir yönetim kurmak istemiştir.Iar regele avea să acorde autoritate laică.
128 milletvekilinin 124'ünün oyunu alması sonucunda 6 Nisan 2013'te hükümeti kurmakla görevlendirildi.La 6 aprilie 2013 a fost însărcinat cu formarea guvernului, cu sprijinul a 124 deputați din 128.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..Cu o rapiditate crescândă, au fost construite tot mai multe linii .
Ana hedefi, özgür ve demokratik seçimler yoluyla seçilmiş bir demokratik hükümeti yeniden kurmaktı.Poate cel mai semnificativ, el a restaurat practica unor alegeri democratice.
Ruslar Eflak ve Buğdan'da konsolosluklar kurmak istemekteydi.Kouii au fost aliati ai cnejilor rusi impotrva cumanilor si pecenegilor.
Buradan geçen herkese pusu kurmaktadırlar.Aici se întâlneau oameni veniți din toate părtile.