Ana içeriğe geç
Sözlük

kurmak ile cümle

kurmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aynı dönemde Macaristan üzerinde hâkimiyet kurmak için uğraş veren bir başka devlet de Avusturya'ydı.Alte destinații preferate de cei care căutau o viață nouă includeau Australia.
Onunla bağlantı kurmak istiyorum.Vreau să intru în contact cu el.
1914'e geri dönüldüğünde, Kol French Quarter'daki cadılarla ittifak kurmak istemekte.Visszatekintünk 1914-be, ahol Kolnak az a feladata, hogy szövetséget kössön a francia negyed boszorkányaival.
22 Ekim 1899'da dergiye bir futbol kulübü kurmak amaçlı bir reklam bastırdı.1899. október 22-én ebben az újságban jelent meg a hirdetése egy labdarúgóklub szervezéséről.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.A rómaiak is az egyiptomiaktól vették át a szövés technikáját.
Young’un başarılarının en önemlisi Işığın Dalga Teorisi’ni kurmak olmuştur.Young leginkább a fény interferenciájával kapcsolatban végzett kutatásainak köszönhetően vált híressé.
Rusların amacı Polonya üzerinde hakimiyet kurmaktır.Lengyelország sorsát mégis az oroszországi helyzetnek kellett eldöntenie.
Ancak kısa süre sonra Lynott kendi grubu Thin Lizzy'yi kurmak için ayrıldı.Ezután Gorham kijelentette, hogy hamarosan bejelenti Thin Lizzy jövőbeli terveit.
Ana hedefi, özgür ve demokratik seçimler yoluyla seçilmiş bir demokratik hükümeti yeniden kurmaktı.6. Új alapokra fektetett, szabad demokratikus választási rendszert követelünk.
Onun için yeni bir hipotez kurmak ve yeni bir sınama yapmak gerekir.Be kéne temetni és újat építeni némileg odébb.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..Ha több térre volt szükség, újabb kamrákat építettek.
Bozizé, hükümete karşı komplo kurmakla suçlanıyordu.Benignit az államvallás megsértésével vádolták meg.
Buna rağmen dörtlü kamp kurmakta karar kılar ve kamp ateşi yakarak etrafında sohbete başlarlar.Menj a Régi táborba, és próbálj meggyőzni néhány tűzmágust.
Hükümet kurmak için en az 151 milletvekili gerekir.Olihan hallituspohjalla peräti 152 kansanedustajaa.
Bu eyalet belediyelerinde doğa ile iç içe bir yaşam kurmak isteği belirleyici rol oynamıştır.Hämeen liitto on määritellyt alueen maakuntakaavassaan maakunnallisesti arvokkaaksi luontotyypiksi.
Yeni bir yaşamın düşü kurmaktadır.Επινόησε μια νέα ζωή.
1724 - Franken gelen ilk Alman yerleşimciler nehrin güneyinde gelip Neu Arad kurmak.1724 – Οι πρώτοι Γερμανοί έποικοι από τη Φραγκονία έρρχονται στα νότια του ποταμού και ιδρύουν το Νέο Αράντ.
1914'e geri dönüldüğünde, Kol French Quarter'daki cadılarla ittifak kurmak istemekte.Με αναδρομές στο 1914, ο Κολ είναι σε αναζήτηση ενός είδους συμμαχίας με τις μάγισσες τής Γαλλικής Συνοικίας.
Camideki boya düzenini kurmak için 30.000’den fazla yumurta kullanılmıştır.Περισσότερα από 30.000 αυγά χρησιμοποιήθηκαν για να φτιαχτεί το χρώμα-στίλβωση της διακόσμησης .
Kar amaçlı şirket kurmak veya devretmek.Ρήξη ή αποκόλληση του επιχείλιου χόνδρου.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..Το κάστρο επεκτάθηκε πολλές φορές για να στεγάσει τους αυξανόμενους αριθμούς των Ιπποτών.
1949'da NBL ve BAA, basket ligleri NBA'yi kurmak üzere birleştiler.To 1949, NBL και BAA συγχωνεύθηκαν δημιουργώντας το ΝΒΑ, στο οποίο προσχώρησαν και οι Πίστονς.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Οι συντελεστές ταξίδεψαν μέχρι την Αίγυπτο για να συλλέξουν υλικό.
1917'de Jack yeni bir film satış şirketi kurmak için Los Angeles'a gönderildi.I 1917 blev Jack sendt til Los Angeles for at starte endnu et distributionsselskab.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Et gratis sundhedssystem.
Amerika’ya gidip orada zengin olmayı kurmaktadır.Han løber hjemmefra for at blive rig.
Amaçları Orta Doğu'da bağımsız bir ülke kurmaktır.Han agtede at oprette en reelt uafhængig stat i fjernøsten.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto havde til hensigt at dominere kirken og forene de tyske landområder.
İsa, dünyada Tanrı’nın krallığını kurmak için bizzat dönecektir.Kristus vil komme igen og etablere Guds Rige på jord.
Amacı kendisine ait ticari bir imparatorluk kurmaktır.Deres mål var en genoprettelse af et autoritært kejserrige.
Bazen Latium'un Ardea şehrini kurmakla itibarlandırılır.Hun krediteres nogen gange for grundlæggelsen af Ardea i Lazio.
Yeni bir yaşamın düşü kurmaktadır.Vakili Ét Liv Feat.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Romerne importerte også byggematerialer fra Egypt for å reise bygningsverker i egyptisk stil.
Papa II. İnnocentius bile bu Alman imparatorunun dünya üzerinde üstünlük kurmak için isteklerindne korkmuştu.Selv pave Innocent III var skremt av den tyske keiserens krav på verdensherredømme.
Bu kart mikrodalga fırın ile iletişim kurmak için bir anten kullanır.Kortet bruker en antenne til å kommunisere ved hjelp av mikrobølger.
Jack, Val ile beraber içeri girer ve bombayı kurmak üzere giderler.Jack og Will følger etter piratene inn i hulen med den forbannede skatten.
Hükümet kurmak için en az 151 milletvekili gerekir.Det skal velges 705 representanter.
Cengiz, bir kumarhanede çalışmakta ve hep zengin olmanın hayallerini kurmaktadır.Julie ble født i Riverside, og drømte alltid om å leve det gode liv.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto hadde til hensikt å dominere kirken og således kunne forene de tyske landområdene.
Yasef Nassi, Filistin'de bir Yahudi Devleti kurmak emeli taşıyordu.Han talte også for å opprette en jødisk stat i Palestina.
Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır.Helselaget arbeidet med tiltak for bedre helse og trivsel i nærmiljøet.
Amacı Na’vi’ler ile barışçıl yollardan temas kurmaktır.Hans visjon for Tel Aviv involverte fredelig sameksistens med araberne.
İsa, dünyada Tanrı’nın krallığını kurmak için bizzat dönecektir.Jesus skal komme tilbake til jorden og opprette et rike.
1917'de Jack yeni bir film satış şirketi kurmak için Los Angeles'a gönderildi.Pada tahun 1917, Jack dikirim ke Los Angeles untuk membuka perusahaan lain pertukaran film.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Orang Romawi juga mengimpor bahan bangunan dari Mesir untuk mendirikan struktur dengan gaya Mesir.
İngiltere'de, Lord Ascot Alice'i, Çin'e okyanus ticareti yolu kurmak fikriyle yardımcısı olarak alır.Terkesan, Lord Ascot membawanya sebagai muridnya dengan ide mendirikan jalur perdagangan laut ke China.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Mikhael dengan murah hati membagikan uang kepada tentara, birokrasi, dan Gereja dalam upaya membangun dirinya.
Aynı akşam General Heinrici'ye bağlantı kurmak için izin verildi.Pada malam harinya Heinrici diperintahkan untuk bergerak.
Bu kartlar, iletişim kurmak için yalnızca bir antene yakınlık gerektirir.Alien memiliki sepasang antena untuk mendengar.
2006 yılında Bucaspor Futbol Akademisi’ni kurmak için kolları sıvadı.Pada 2006, dia masuk ke akademi Sepak bola Flamengo.
İlki Müslümanları birleştirerek İslam birliğini kurmaktı -ki bunu hayattayken gerçekleştirmiştir-.Agar supaya umat Islam bersatu dulu, baru melakukan qisas.
Kar amaçlı şirket kurmak veya devretmek.Likuidasi perusahaan Perusahaan bangkrut atau dibubarkan.
Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır.Generasi mendatang berhak atas lingkungan hidup yang baik dan sehat.
Moğolca Helhe/Kelkiye sözcüğü iletişim kurmak demektir.Kata medium/media berarti pembawa sesuatu.
17. yüzyılda ülke İsveç İmparatorluğu'nu kurmak adına genişletildi.Pada abad ke-17, wilayah Swedia terus meluas, sehingga terbentuklah Kekaisaran Swedia.
1917'de Jack yeni bir film satış şirketi kurmak için Los Angeles'a gönderildi.In 1917, Jack đã được cử tới Los Angeles để lập thêm một công ty trao đổi phim nữa.
Duke, Dune'un yerli savaşçıları Fremen'lerle ittifak kurmak istemektedir.Công tước cũng muốn phát triển mối quan hệ đồng minh với người Fremen, vốn là các chiến binh bản địa của Dune.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Người La Mã cũng nhập khẩu vật liệu xây dựng từ Ai Cập để xây dựng nên các kiến trúc mang phong cách Ai Cập.
Apple TV ile iletişim kurmak için hem Kızılötesi hem de Bluetooth kullanıyor.Thiết bị dùng cả IR và Bluetooth để giao tiếp với Apple TV.
Microsoft'a Outlook için USB senkronizasyonu yeniden kurmak için bir dilekçe açılmıştı.Một kiến nghị với Microsoft đã trình lên để yêu cầu đồng bộ USB cho Outlook.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurmak ile cümle - Sayfa 10 - kurmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App