Ana içeriğe geç
Sözlük

kurmak ile cümle

kurmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her iki ülke de yasal hükümdar aleyhinde komplo kurmakla suçlanan mültecileri değiştirmeyi kabul etti.Les deux pays conviennent d'échanger des réfugiés politiques accusés de comploter contre le pouvoir en place.
Sadi Carnot, 1887 yılında Cumhurbaşkanı seçildikten sonra hükümeti kurmakla görevlendirildi.Il est ensuite battu par Sadi Carnot aux élections à la présidence de la République de 1887.
Camideki boya düzenini kurmak için 30.000’den fazla yumurta kullanılmıştır.Plus de 30 000 œufs ont été nécessaires pour élaborer le liant contenu dans la peinture.
Daha sonra yeni bir hayat kurmak için doğuya doğru yol alırlar.Ils viennent du futur pour mener une nouvelle vie.
Yeni bir yaşamın düşü kurmaktadır.Elle a une nouvelle vie imaginaire.
Metasploit Framework birden çok dilde eklentileri kurmak için uzatılabilir.Metasploit Framework peut être étendu en utilisant des modules externes en plusieurs langages.
Hükümet kurmak için en az 151 milletvekili gerekir.151 sièges de députés sont à pourvoir.
Bu arada Lisa arkadaşlık kurmakta zorluk çeker ve sınavdan B+ alır.Elle reprend ensuite des études et obtient un B.A. de biologie.
Dere kıyısında çadır kurmak için uygun düze bir çimlik alan da vadır.Elle comporte aussi une lame pointue pour pénétrer l'herbe.
Yeni bir Parti kurmak üzere bulunan Turgut Özal’ı sık sık odasına kabul etti, tavsiyelerde bulundu.Il visite « Renatinio », comme il le nomme, fréquemment en prison afin de recevoir ses conseils.
Her iki ülke de yasal hükümdar aleyhinde komplo kurmakla suçlanan mültecileri değiştirmeyi kabul etti.Ambos países acordaron el intercambio de refugiados acusados de conspiración contra el gobernante legal.
17. yüzyılda ülke İsveç İmparatorluğu'nu kurmak adına genişletildi.En el siglo XVII, amplió sus territorios para formar el Imperio sueco.
Başkan George Washington ile birlikte yeni Federal Hükümeti kurmak için çok yakın çalıştı.Trabajó de cerca con el nuevo presidente George Washington en la organización del nuevo gobierno federal.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Hacia una sanidad libre y eficiente.
Sarmal galaksinin kuzey kolu NGC 2404 ile bağlantı kurmaktadır.Su brazo norte conecta con la nube estelar NGC 2404.
Amerika’ya gidip orada zengin olmayı kurmaktadır.Se fue a América para ganar dinero y regresó siendo rico.
Bu yüzden Sultan II. Mahmut iktidarını 18 yıl boyunca ince bir denge üzerine kurmak zorunda kaldı.Tal vez por esto su carrera eclesiástica permaneció estancada durante 18 años en esa misma diócesis.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..Posteriormente al crearse más ligas fue aumentando el número de equipos.
Amaçları yeniden Baas Partisinin iktidarını kurmaktır.Recuperando dicha posición política para su Partido.
Hedefi, bir İngiliz Bale Topluluğu kurmaktı.Allí, pensaba poner una barra de ballet.
Metasploit Framework birden çok dilde eklentileri kurmak için uzatılabilir.El Sistema Metasploit se puede extender y es capaz utilizar complementos en varios idiomas.
E01 Otoyolu; 2509 km'lik mesafe boyunca birçok yol ile bağlantı kurmaktadır.Episodio 09 - Un camino de mil millas empieza con un paso.
Kurumun temel görevi; Avrupa Birliği ile uyumlu "ulusal mesleki yeterlilik sistemi"ni kurmak ve işletmektir.«Acuerdo que regula la organización y funcionamiento interno del Instituto Nacional del Emprendedor».
İsrail’in ayaklanmaya karşı tavırları içinde kontrol noktaları kurmak ve sıkı sokağa çıkma yasakları vardı.Los israelíes han instalado puestos de control fronterizos y han restringido los desplazamientos.
Çünkü, kendi kariyerini babasının desteği olmadan, kendi kurmak istiyordu.Crio sola a su hija, sin un padre.
Onun için yeni bir hipotez kurmak ve yeni bir sınama yapmak gerekir.Adopta un nuevo chasis y un nuevo diseño.
Banka soymak, patlayıcı kurmak.Matar para robar, luchar para vivir.
Bazen Latium'un Ardea şehrini kurmakla itibarlandırılır.A veces se le acreditaba la fundación de la ciudad de Ardea en el Lacio.
Ayrıca Türkiye ile iyi siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmak bir çelişki değil.Le relazioni politiche e commerciali con il Giappone sono oggetto di controversia.
Bu operasyonların amacı Hamid Karzai liderliğinde bir Afganistan yönetimi kurmaktı.Il Fronte ebbe una presenza molto forte all'interno del governo provvisorio afghano guidato da Hamid Karzai.
Bazen Latium'un Ardea şehrini kurmakla itibarlandırılır.Le viene talvolta attribuita la fondazione della città di Ardea, nel Lazio.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Probabilmente i suoni erano anche utilizzati dai vari individui per comunicare tra loro.
1949'da NBL ve BAA, basket ligleri NBA'yi kurmak üzere birleştiler.Al termine del 1949 le due leghe (BAA e NBL) si fusero nella NBA.
Mahya kurmak için, caminin en az iki minareli olması gerekir.I kaiju per potersi muovere hanno bisogno di 2 cervelli.
Evlilikler akrabalar arasında dostluk kurmak için yapılıyordu, yeni bir akraba kazanmak için değil.La legge la costringeva a sposare il parente più prossimo ma non gli ascendenti.
Krallık özgürlükçü bir yönetim kurmak istemiştir.La Norvegia chiedeva l'istituzione di un governo proprio.
8 Ekim 2010'da yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi.Il 10 dicembre del 1983 entrò in carica il nuovo governo democratico.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..Nell'epoca della tarda repubblica, il numero di latifondi aumentò.
Ölümünden sonra yeni hükümeti kurmakla Giulio Andreotti görevlendirilmiştir.È presente l'allora ministro degli Esteri, Giulio Andreotti.
Çadırı buraya kurmak kimin fikriydi?Чья была идея поставить здесь палатку?
Onunla iletişim kurmak güç.С ним трудно общаться.
Tom kendi işini kurmak için üniversiteden ayrıldı.Том бросил университет, чтобы начать свой бизнес.
Ancak Friday, Doctor ve Bill ile ittifak kurmak ister ve onları kurtarır.Пятница решает объединиться с Доктором и Билл и вызволяет их из заключения.
Bu arada Lisa arkadaşlık kurmakta zorluk çeker ve sınavdan B+ alır.Тем временем, Лиза не может познакомиться с новыми друзьями, и получает B+ на тесте.
1993'te Colin Lloyd-Tucker ile Bushtucker grubunu kurmak için iş birliği yaptı.В 1993 году совместно с Колином Ллойдом-Такером (англ. Colin Lloyd-Tucker) создал группу Bushtucker.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.Поэтому решил раскрыть его обман.
1949'da NBL ve BAA, basket ligleri NBA'yi kurmak üzere birleştiler.В 1949 году БАА и НБЛ объединились, сформировав НБА.
Hükümet kurmak için en az 151 milletvekili gerekir.Должно было быть избрано 1525 депутатов.
1837 yılı yeni bir iş kurmak için hiç uygun bir zaman değildi.1847-й год совсем не был благоприятен для работы.
İnsanlığa karşı savaş suçları ve suç işlemek için komplo kurmaktan ömür boyu hapse mahkûm edildi.За соучастие в военных преступлениях и преступлениях против человечности приговорён к пожизненному заключению.
Devletin başına geçince ilk işi düzenli bir ordu kurmak oldu.Первым же своим указом оно позаботилось о создании регулярных правительственных войск.
Batı Avrupa cephesinde Almanlar büyük metal çubuklardan tank tuzakları kurmaktaydı.В конце концов немецкие солдаты заперли тоннели со своей стороны тяжелыми железными воротами.
Amerika’ya gidip orada zengin olmayı kurmaktadır.Потом эмигрировала в Америку и разбогатела...
Krallık özgürlükçü bir yönetim kurmak istemiştir.Король пытался хоть как-то сохранить свободное сословие.
Daha sonra bir grup kurmak için planlara başladılar.Тогда они и решили создать группу.
Wilcock da çok geçmeden kendi grubunu kurmak için Iron Maiden'dan ayrıldı.Вскоре Иваньков создал собственную банду.
Onun amacı yeni ve işler bir sistem kurmaktı.Его целью было создание совершенно новой, самостоятельной системы.
İngiltere'nin temel amacı burada bir kukla yönetimi kurmaktı.Победа над Англией была нашей настоящей целью.
7 Temmuz 1937 tarihinde NKVD tarafından tutuklandı ve karşı devrim komplosu kurmakla suçlandı.17 июля 1937 арестован органами НКВД по необоснованному обвинению в контрреволюционном преступлении.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Римляне стремились не допустить прекращения поставок зерна из Египта.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod