Ana içeriğe geç
Sözlük

kurmak ile cümle

kurmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ve bitirdiklerinde, onlara "Başka bir tane daha kurmak ister misin?" 2,40 dolar, 2,10 dolar karşılığında,"Chcecie może zbudować kolejnego?" za 2,40 $, 2,10 $ i tak dalej, aż w pewnym momencie ktoś powiedział:
Ve bitirdiklerinde, onlara "Başka bir tane daha kurmak ister misin?" 2,40 dolar, 2,10 dolar karşılığında,"Vrei să mai construiești unul?" pentru $2,40, $2,10 și așa mai departe, până când, la un moment dat ziceau:
Ve bitirdiklerinde, onlara "Başka bir tane daha kurmak ister misin?" 2,40 dolar, 2,10 dolar karşılığında,"Искаш ли да направиш още едно?" за 2,40, 2,10 долара и т.н. докато в един момент хората отговаряха:
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.A mimochodem, rozdílnost mezi zmírňováním trápení a vytvářením štěstí je extrémně důležitá.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Bisogna dire che la differenza tra ridurre la sofferenza e costruire la felicità è estremamente importante.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Ero kurjuuden vähentämisen ja onnellisuuden lisäämisen välillä on muuten erittäin tärkeä.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.És mellesleg: rendkívül fontos, hogy különbséget tegyünk a nyomorúság enyhítése és boldoggá tétel között.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.그런데 고통을 더는 것과 행복을 만드는 것을 구별하는 것은 정말 매우 중요합니다.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Mimogrede, razlika med lajšanjem nesreče in gradnjo sreče je izredno pomembna.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Och gränsen mellan att mildra lidande och att bygga upp lycka är förresten väldigt viktig.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Og for øvrigt, forskellen mellem at lindre fortvivlelse og bygge lykke er ekstrem vigtig.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Perbedaan antara mengurangi penderitaan dan membangun kebahagiaan adalah sesuatu yang sangat penting.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Przy okazji, różnica między niesieniem ulgi, a wywoływaniem szczęścia jest bardzo ważna.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Şi apropo, distincţia dintre a uşura suferinţa şi clădirea fericirii este extrem de importantă.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Und nebenbei, die Unterscheidung zwischen Not lindern und Glück schaffen ist extrem wichtig.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Và tiện đây, sự khác nhau giữa giảm nhẹ đau khổ và tạo ra hạnh phúc là vô cùng quan trọng.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.А между другото, разликата между облекчаване на нещастието и изграждане на щастие е изключително важна.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Кстати, разница между облегчением страданий и построением счастливой жизни чрезвычайно важна.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Між іншим, різниця між полегшенням страждання і побудовою щасливого життя є надзвичайно важливою.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.ודרך אגב, ההבחנה בין הקלה על אומללות ובניית אושר היא מאוד חשובה.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.و بالمناسبة, الفارق بين علاج المآساة و بناء السعادة هو فارق في غاية الأهمية.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.幸せを築くことの区別は非常に大切です 私が30年前に初めてセラピストになった時には
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.A tak náhle vzniká spojení mezi strojem, který Babbage postavil a dnešním počítačem.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.Đột nhiên, bạn nhận được liên kết này khi bạn nói về thứ mà Babbage đã tạo ra thực sự là một máy tính.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.E assim, de repente, estabelece-se uma ligação que diz que o que Babbage criou era realmente um computador.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.Et soudain, on comprend que cet appareil que Babbage a construit était vraiment un ordinateur.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.I nagle otrzymujemy ogniwo łączące i możemy stwierdzić, że Babbage zbudował komputer.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.Og så pludselig, får man dette link hvor man siger denne ting Babbage byggede faktisk var en computer.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.Plotseling krijg je het inzicht dat dat ding van Babbage echt een computer was.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.Şi dintr-o dată, faci legătura și spui, ce a construit Babbage a fost cu adevărat un computer.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek Babbage inşa ettiği bu şey gerçekten bir bilgisayardı.Y así, de repente, hacemos la asociación y decimos que esto que Babbage construyó fue realmente un computador.
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek여러분은 방금 배비지가 설계한 컴퓨터와
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersekUnd daher gibt es plötzlich eine Verbindung und stellt fest:
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersekИ тут-то тебя и осеняет внезапно:
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersekואז לפתע, נוצר הקשר ואנו אומרים
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersekوهكذا فجأة، تصل إلى هذا الرابط حين تقول
Ve bu bağlamda, bağlantı kurmak istersek本当にコンピュータ だったと言えるのです
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Danach wollte ich einen Computer aus Leuten bauen, den menschengetriebenen Computer.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Después de esto quise construir una computadora con humanos, llamada computadora que funciona con humanos.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Dopo ciò decisi di voler costruire un computer fatto di persone, chiamandolo "computer alimentato a persone".
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Et après ça j'ai voulu construire un ordinateur avec des gens, appelé "ordinateur alimenté par des humains".
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Hierna wilde ik een computer bouwen uit mensen, een mens-aangedreven computer.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.그 후 저는 사람들로 구성된 컴퓨터를 만들고 싶었습니다. 인간으로 움직이는 컴퓨터.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Po tym wszystkim zapragnąłem zbudować komputer z ludzi, czyli taki komputer zasilany ludźmi.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Sau đó, tôi muốn chế tạo một máy tính từ người thật, gọi là máy tính "chạy" bằng người.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Și după aceasta am vrut să construiesc un computer din oameni, numit computer alimentat-de-oameni.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.После этого я захотел создать "человеческий" компьютер, компьютер из людей.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.След това исках да построя компютър от хора, наречен човеко-захранван компютър.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.ואחרי זה רציתי לבנות מחשב מאנשים, הנקרא מחשב מונע מאנשים.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.و بعد ذلك أردت أن أبني كمبيوتر من الناس و أسميه " الكمبيوتر المغذى بالانسان"
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.名付けて「人力コンピューター」です 1993年のことです
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.Așa că a trebuit să-mi dau demisia și să pornesc compania "A Better Place".
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.E ho dovuto lasciare e venire e fare quesa cosa chiamata A Better Place.
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.En ik moest ontslag nemen en dit ding genaamd "A Better Place" komen doen.
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.Então tive de desistir e fazer esta coisa chamada "Um Lugar Melhor".
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.Et j'ai dû démissionner et venir créer cette chose qui s'appelle A Better Place (Un Meilleur Monde).
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.Ki kellett lépnem, hogy 'Egy Jobb Hely'-nek nevezett dologgal foglalkozzam
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.그래서 저는 사표를 내고 베터플레이스라는 프로젝트를 시작하게 됐죠.
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.Og jeg blev nødt til at sige op og komme og lave denne ting kaldet A Better Place.
Ve bunun üzerine işimden ayrılıp A Better Place'i ( Daha İyi Biryer ) kurmak durumunda kaldım.Und dann kündigte ich und gründete "Better Place".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod