Bu durumda isin sirri, icsel degerlerinizi ifade eden bir hayat kurmaktir.Entonces darte del truco es construir una vida que exprese tus valores intrínsecos.
Bugün artık bilgisayar ve uydularla... ...milyarlarca insanla iletişim kurmak mümkün.Communiquer en direct avec des milliards de gens... est possible grâce aux ordinateurs et aux satellites.
Bugün artık bilgisayar ve uydularla... ...milyarlarca insanla iletişim kurmak mümkün.Direkte Kommunikation zwischen Mrd. Von Menschen... ...wird von Computern und Satelliten ermöglicht.
Bugün artık bilgisayar ve uydularla... ...milyarlarca insanla iletişim kurmak mümkün.십억의 인간들 사이에서 직접적인 통신은 현재 컴퓨터와 위성에 의해서 가능하게 되었습니다.
Bugün artık bilgisayar ve uydularla... ...milyarlarca insanla iletişim kurmak mümkün.La comunicazione diretta tra miliardi di esseri umani... ...č ora resa possibile dai computer e i satelliti.
Bugün artık bilgisayar ve uydularla... ...milyarlarca insanla iletişim kurmak mümkün.Langsung komunikasi antar miliaran manusia... ... Kini dimungkinkan oleh komputer dan satelit.
Bugün artık bilgisayar ve uydularla... ...milyarlarca insanla iletişim kurmak mümkün.Директната комуникация между милиарди човешки същества сега стана възможна чрез компютри и сателити.
Bu iişkiyi kurmakta güçlük çekiyorsan şunu hayal et:世界中の全ての木々に、多くの食べ物が生っているとしよう。
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.Es ayudar a las personas a construir vidas con dignidad, estabilidad, economía autónoma, ciudadanía.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.Ini tentang membantu orang membangun hidup dengan martabat, stabilitas, dan kemandirian ekonomi, warga negara.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.존엄한 삶을 건설하도록 돕는 것이죠. 안정성, 경제적 자율성, 시민권을 가질 수 있도록 말이죠.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.זה לעזור לאנשים לבנות חיים של כבוד, יציבות, אוטונומיה כלכלית אזרחות.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.هي تعني مساعدة الناس ليبنوا حياة من الكرامة، الاستقرار، الاستقلال الإقتصادي، المواطنة.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.威厳 安定 経済的自律 市民権 を 取り戻す工程なのです 威厳 安定 経済的自律 市民権 を 取り戻す工程なのです 驚くことに
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.C'est comme si je fusionnais avec quelque héritage ou quelque énergie bien au-delà de moi.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.È come se fossi in contatto con un lascito o con una energia molto più grandi di me.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Es como si conectara con algún legado, o con alguna energía mucho más grande que yo.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Este ca şi cum mă unesc cu un fel de moştenire sau cu un fel de energie mult mai mare decât mine.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Het is alsof ik verbinding maak met een erfenis of met energie veel groter dan mijzelf.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.마치 저보다 훨씬 커다란 어떤 유산이라던가 에너지와 연결되는 것 같다고나 할까요.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Như thể tôi đuợc gắn kết với những di sản hay với những nguồn năng lượng vĩ đại hơn tôi rất nhiều.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Seperti saya terhubung dengan suatu peninggalan atau energi tertentu yang jauh lebih besar daripada diri saya.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.To tak, jakbym łączył się z jakimś dziedzictwem czy swego rodzaju energią znacznie większą niż ja sam.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.То е като да се докосвам до някакво наследство, или някаква енергия много по-велика от мен.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Я как будто подключаюсь к источнику вечной энергии, энергии гораздо более мощной, чем я сам.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.זה כמו שאני מתחבר עם קצת מורשת או קצת אנרגיה הרבה יותר גדולה ממני עצמי.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.كما لو أني متصل مع إرث كبير .. او نوع ما من الطاقة اكبر بكثير مني
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.自分という存在を超えた 大いなるエネルギーの 一部になったような気分です この写真の端には
Bu mesajları kontrol etmenin tek yolu bir ağ kurmak ve eleştirel bir şeyler yazan herkesi örneğin그렇기에 메시지를 통제하는 유일한 방법은 그것을 조작하는 것입니다. 예를 들어 비판적 글을 쓴 사람을
Bu mesajları kontrol etmenin tek yolu bir ağ kurmak ve eleştirel bir şeyler yazan herkesi örneğinאז הדרך היחידה לשלוט בהודעה כזו היא למעשה לעשות עליה ספין ולהאשים מישהו שכתב דבר ביקורת
Bu mesajları kontrol etmenin tek yolu bir ağ kurmak ve eleştirel bir şeyler yazan herkesi örneğinإذاً فالطريقة الوحيدة للتحكم في هذه الرسالة في الواقع هو أن تلفّق حولها قصة وتتهم أي شخص كتب شيئاً حرجاً
Bu mesajları kontrol etmenin tek yolu bir ağ kurmak ve eleştirel bir şeyler yazan herkesi örneğin情報に手を加え それを書いた人を 非難するのです 例えば あいつはCIA捜査官だってね
Buna, gerçek bir tiyatro kurmak için para kazanmak amacıyla başladık.Começamos isso para fazer dinheiro para montar um teatro de verdade.
Buna, gerçek bir tiyatro kurmak için para kazanmak amacıyla başladık.Empezamos con esto para juntar plata para montar un teatro de verdad.
Buna, gerçek bir tiyatro kurmak için para kazanmak amacıyla başladık.Kita memulai ini untuk mendapatkan uang untuk mendirikan teater yang sebenarnya
Buna, gerçek bir tiyatro kurmak için para kazanmak amacıyla başladık.애초에 우리가 이 일을 시작한 게 극단 다시 만들기 위한 자금을 만들기 위한 거였잖아
Buna, gerçek bir tiyatro kurmak için para kazanmak amacıyla başladık.Адже все починалося заради коштів для нашого театру.
Buna, gerçek bir tiyatro kurmak için para kazanmak amacıyla başladık.لقد بدأنا هذا لجمع المال لعمل مسرح حقيقي
Buna kanal kurmak deniyor.To się nazywa kanalizm. Duchowa Nauka - Lekcja 3 Kanalizm
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.Avec un peut de chance nous allons voir pourquoi il en est ainsi.
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.Dunque il migliore modo di vederlo è quello dell'analogia
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.Jadi cara terbaik untuk membayangkannya adalah dengan perumpamaan
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.La mejor manera de verlo es con una analogía.
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.Nejlépe si to vysvětlíme pomocí analogie.
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.Wydaje się, że najlepiej byłoby posłużyć się tutaj analogią.
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.Най-добрият начин на разглеждането на въпроса е по аналогия
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.Тож найкращим способом представити це буде аналогія.
Bunu gözlemenin en iyi yolu, bir benzeşim kurmaktır.たとえば、2次元の空間がある
Bunu yerine yapacağımız şeyse "küme grafı" kurmak olacak.Und stattdessen werden wir etwas konstruieren, dass wir Cluster Graph nennen.
Bu oylama seni prenses yapmak için değil, kraliyet ailesini yeniden kurmak için.Természetesen ez a szavazás nem a hercegnő megválasztására irányul, hanem az uralkodó család visszaállítására.
Bu oylama seni prenses yapmak için değil, kraliyet ailesini yeniden kurmak için.وهذه الانتخابات ليست لجعلك اميرة, لكن لاعادت العائلة الملكية
Bu paketi kurmak için kimlik doğrulaması gerekli.تحتاج للاستيثاق لتثبيت هذه الحزمة.
Buradaki esas varsayım, her şeyi B treninde oturan yeşil adama göre kurmak. -그리고 핵심적이었던 가정(설정)은 기차 B에 타고 있던 초록색 사람의 관점에서 상대적으로 한 것이었습니다.
Buradaki esas varsayım, her şeyi B treninde oturan yeşil adama göre kurmak. -Det vigtige her er at løse det her.
Buradaki esas varsayım, her şeyi B treninde oturan yeşil adama göre kurmak. -E l'assunzione chiave è fare tutto relativo al tizio verde seduto all'interno del treno B.
Buradaki esas varsayım, her şeyi B treninde oturan yeşil adama göre kurmak. -E o pressuposto é fazer tudo relativo ao cara verde sentado dentro do trem B.
Buradaki esas varsayım, her şeyi B treninde oturan yeşil adama göre kurmak. -И ключово предположение е, да се направи всичко спрямо зеления човек, който седи вътре във влак В.
Buradaki esas varsayım, her şeyi B treninde oturan yeşil adama göre kurmak. -緑色列車の人の視点でみます。 他の方法でも解けます。
Buradaki fikir şu hasta ile tedavi arasında bir ilişki kurmak ama bağımlı bir ilişki.Dunque, l'idea è di creare una relazione tra il paziente ed il trattamento, ma una relazione di dipendenza.
Buradaki fikir şu hasta ile tedavi arasında bir ilişki kurmak ama bağımlı bir ilişki.Iar ideea acestuia este să creeze o relaţie între pacientul tratamentului, dar o relaţie de dependenţă.