Ana içeriğe geç
Sözlük

kurma ile cümle

kurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama bunu gerçekleştirmek için bazen, bir senaryo kurmalısınız.Но за да стане реалност понякога, трябва да предложим план.
Ama bunu gerçekleştirmek için bazen, bir senaryo kurmalısınız.אבל כדי לגרום לזה לקרות, אתה נדרש לעיתים להציע תרחיש.
Ama bunu gerçekleştirmek için bazen, bir senaryo kurmalısınız.لكن لتجعلها تحدث أحيانا، يجب عليك أن تقترح سيناريو.
Ama bunu gerçekleştirmek için bazen, bir senaryo kurmalısınız.シナリオとデザインを提案する必要があります
Amacımız, integrali kurmak.Il nostro obiettivo è in realtà solo per impostare gli integrali.
Amacımız, integrali kurmak.Naszym zadaniem jest tak naprawdę określenie całek.
Amacımız, integrali kurmak.Nosso foco é realmente só preparar as integrais.
Amacımız, integrali kurmak.Nuestro enfoque es en plantear los integrales.
Amacımız, integrali kurmak.まず、視覚化 します。
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bóg rzekł do mnie: Nie będziesz budował domu imieniowi memu, przeto żeś mąż waleczny, i rozlewałeś krew.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bôh mi povedal: Nebudeš staväť môjmu menu dom, lebo si mužom vojen a vylieval si krv.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bůh mi řekl: Nebudeš stavěti domu jménu mému, proto že jsi muž válkami zaměstknaný a krev jsi vyléval.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ali Bog mi je rekel: Ti ne boš gradil hiše mojemu imenu, ker si mož vojščak in si kri prelival.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Dar Dumnezeu mi -a zis: ,Să nu zideşti o casă Numelui Meu, căci eşti un om de război şi ai vărsat sînge.`
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›오직 하나님이 내게 이르시되 너는 군인이라 피를 흘렸으니 내 이름을 위하여 전을 건축하지 못하리라 하셨느니라
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›ma Dio mi disse: Non costruirai un tempio al mio nome, perché tu sei stato un guerriero e hai versato sangue
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Men Gud sade till mig: 'Du skall icke bygga ett hus åt mitt namn, ty du är en krigsman och har utgjutit blod.'
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Men Gud sagde til mig: Du skal ikke bygge mit Navn et Hus, thi du er en Krigens Mand og har udgydt Blod!
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›men Gud sa til mig: Du skal ikke bygge hus for mitt navn, for du er krigsmann og har utøst blod.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Tetapi TUHAN melarang aku melakukan hal itu karena aku seorang prajurit yang sudah banyak menumpahkan darah
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Но Бог ми каза: Ти няма да построиш дом на името Ми, защото си войнствен мъж и си пролял много кръв.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Но Бог сказал мне: не строй дома имени Моему, потому что ты человеквоинственный и проливал кровь.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›והאלהים אמר לי לא תבנה בית לשמי כי איש מלחמות אתה ודמים שפכת׃
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›ولكن الله قال لي لا تبني بيتا لاسمي لانك انت رجل حروب وقد سفكت دما.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›只 是 神 對 我 說 、 你 不 可 為 我 的 名 建 造 殿 宇 、 因 你 是 戰 士 、 流 了 人 的 血
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›只是 神對我說 、 你 不 可 為 我 的 名 建造 殿宇 、 因 你 是 戰士 、 流了 人 的 血
Ama umut gitmemişti. Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Tapi harapan belum hilang Kebenaran mulai terdengar... ...bahwa pengunduran diri Hugo Chavez adalah kebohongan
Ama umut gitmemişti. Hugo Chávez'in istifasının bir kurmaca olduğu gerçeği ortaya çıkmaya başladı.Αλλά η ελπίδα δε χάθηκε. "ρχισε να αναδύεται η αλήθεια... ότι η παραίτηση του Ούγκο Τσάβες ήταν ψέμα.
Amazonlarda yaşayıp hala irtibat kurmadığımız yaklaşık 110 Kızılderili grubu var.110 indiántörzs van, mellyel még nem kerültünk kapcsolatba.
Amazonlarda yaşayıp hala irtibat kurmadığımız yaklaşık 110 Kızılderili grubu var.아마존에서만 아직 현대 문명과 아직 접촉을 하지 않은 110개의 부족이 남아있다는 것을 알게 되었습니다.
Amazonlarda yaşayıp hala irtibat kurmadığımız yaklaşık 110 Kızılderili grubu var.Alleen al in het Amazonegebied bestaan nog ongeveer 110 indianenstammen waar nog nooit contact mee is geweest.
Amazonlarda yaşayıp hala irtibat kurmadığımız yaklaşık 110 Kızılderili grubu var.W samej Amazonii jest jeszcze około 110 grup Indian, żyjących z dala od cywilizacji.
Amazonlarda yaşayıp hala irtibat kurmadığımız yaklaşık 110 Kızılderili grubu var.Только в лесах Амазонки есть около 110 групп индейцев, с которыми пока не установлена связь.
Amazonlarda yaşayıp hala irtibat kurmadığımız yaklaşık 110 Kızılderili grubu var.ורק באזור האמאזונס יש כ- 110 קבוצות של אינדיאנים שעדיין לא נתקלו בתרבות מערבית.
Amazonlarda yaşayıp hala irtibat kurmadığımız yaklaşık 110 Kızılderili grubu var.وفقط في الأمازون لدينا 110 مجموعة من الهنود الذين لم يتصلوا بالعالم بعد.
Amazonlarda yaşayıp hala irtibat kurmadığımız yaklaşık 110 Kızılderili grubu var.約110の先住民の集団がいます だから私達は 森を守らねばなりません
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.우리는 AIMS 를 24시간 배움의 공간으로 만들자고 정해놓았습니다. 그리고 처음부터 이 대학을 설립하는게 아주 즐거웠습니다.
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.Е, ние замислихме АИМН като 24-часова учебна среда, и беше фантастично да започнеш университет от началото.
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.Мы задумывали АИМН как круглосуточную обучающую среду, и было неописуемо здорово строить университет сначала.
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.ובכן, תיכננו את AIMS כסביבת למידה סביב השעון, וזה היה נהדר לפתוח אוניברסיטה מההתחלה שלה.
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.حسنا , صممنا آيمز لتكون بيئة تعليمِ على مدار الساعة كان رائعا بدء جامعةٍ من البداية
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.そして大学をゼロから作り上げることは すばらしいことでした 大学は何のために存在するかを 再考する必要があります
Analiz öğretmenlerinin çoğu, integrali kurmanızı ister ve sorunun geri kalanının kolay olduğunu söyler. -Heel veel Analyse-docenten laten je gewoon de integraal opstellen en zeggen dan, OK, de rest is makkelijk.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.De ahhoz hogy megértessük magunkat másokkal is, szükség van arra, hogy megtanuljuk használni mások nyelvét.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Desafortunadamente, no podemos comunicarnos con los que no saben nuestro idioma.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Din nefericire, nu poți comunica cu alții fără să le cunoști sau să le înveți mai întâi limba.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Jammer genoeg, je kunt niet met anderen communiceren zonder hun taal eerst te kennen of leren.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.불행하게도, 다른 사람들의 언어를 모르고 있다면 당신은 그들과 소통할 수 없습니다.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Leider können wir nicht mit anderen Menschen kommunizieren, ohne zunächst deren Sprache zu lernen.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Sfortunatamente tu non puoi comunicare con altri e non conoscendo o imparando prima la loro lingua.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Tuy nhiên, bạn không thể giao tiếp với người khác khi mà không học ngôn ngữ của họ trước.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.К сожалению, вы не можете общаться с другими людьми без знания или изучения их языка.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.למרבה הצער אינך יכול לתקשר עם אחרים מבלי ללמוד את שפתם קודם
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.لسوء الحظ ، لا تستطيع التواصل مع الآخرين بدون معرفة او تعلم لغتهم أولاً
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.それを学ぶ必要に迫られた 同じ問題がネットにも
Ancak, bir hükümeti yıkmak farklı bir şeydir, sağlam demokrasiyi kurmak ise biraz daha karmaşıktır.Abbattere un governo è una cosa, ma costruire una democrazia stabile è un po' più complicato.
Ancak, bir hükümeti yıkmak farklı bir şeydir, sağlam demokrasiyi kurmak ise biraz daha karmaşıktır.Aber eine Regierung zu stürzen ist nicht so kompliziert, wie eine solide Demokratie aufzubauen.
Ancak, bir hükümeti yıkmak farklı bir şeydir, sağlam demokrasiyi kurmak ise biraz daha karmaşıktır.A kormány megdöntése egy dolog, egy erős demokráciát felépíteni egy kicsit bonyolultabb.
Ancak, bir hükümeti yıkmak farklı bir şeydir, sağlam demokrasiyi kurmak ise biraz daha karmaşıktır.Ale obalanie rządu to jedno, natomiast budowanie stabilnej demokracji jest nieco bardziej skomplikowane.
Ancak, bir hükümeti yıkmak farklı bir şeydir, sağlam demokrasiyi kurmak ise biraz daha karmaşıktır.Dar, înlăturarea unei guvernări este una iar construirea unei democraţii stabile e puţin mai complicată.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod