1915 yılında kurmay oldu.Ông bị thương nặng vào năm 1915.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.地上に仮設して水を流す筒状の樋は筧(かけい・かけひ)と呼ばれる。
Ölü, bu aşamayı atlatabildiği takdirde, göksel sular üzerinde hakimiyet kurma olanağını edinir.この有為の人物を引き出すことが出来れば、大雨沛然として天下を澤(うるお)すことも出来よう。
Bu grubu Cilla Black şarkıları söylemek için kurmamıştım," demiştir.僕はシラ・ブラックの歌を演奏するためにグループを作ったんじゃない 」。
NASA 4 Aralık 2006'da kalıcı bir ay üssü kurma planlarını açıkladı.2006年12月4日、NASAは月面基地建設計画を発表した。
Ayrıca L ile ilk direk teması da kurmalarını o sağlar.また、L への追加は先頭に行うことに注意。
9. Ordu'nun taarruzdan önceki son kurmay toplantısı 28 Nisan, saat 15:00'da yapıldı.第9軍は4月28日14時に最後の作戦会議を開いている。
2004'te ISMWSF ve ISOD Uluslararası Tekerlekli Sandalye ve Ampute Spor Federasyonu’nu kurmak için birleşti.2004年、ISMWSFとISODが合併し、国際車いす・切断者競技連盟が発足した。
Birlik komutanı, 9. Ordu Kurmay Başkanı'nın Seni gördüğüme sevindim.駐屯地司令は、第9特科連隊長が兼務。
Cenneti burada kurmamız lazım!”我々が、地上のここで天国を作らなければならない!
Kürt (Kurmanc) ve Zaza halkının yaşadığı bir ilçedir.豊崎(とよざき) 佳乃と祐のクラスメイトの男子。
Chappe aygıtını Paris'te kurmayı denedi ancak bunda başarılı olamadı.シェパードはパリで仕事を始めたがうまくいかなかった。
1938'de Kurmay kıta stajı için 1. Topçu Alayı'na verildi.1938年に召集され野砲兵第1連隊に入隊。
Sarmal galaksinin kuzey kolu NGC 2404 ile bağlantı kurmaktadır.北側に伸びる腕は、NGC 2404と繋がっている。
Kurmak, sermek anlamları taşır.あぶり出し 詰めあがりが意味を持っているもの。
Muhalefetin yeni hükûmet kurma çabasında bir sonuç alınamadı.他の植民地は新法の執行に反対しなかった。
Otuz yıl sonra Mareşal Vasilevski (1943 yılında Genel Kurmay Başkanıydı) anılarında şöyle yazmaktadır.30年後、アレクサンドル・ヴァシレフスキー元帥(1943年時のソビエト赤軍総司令部参謀総長)は回顧録にこう書いている。
Güney Kurmancisi konuşurlar, Yâresânidirler.)南部方言(大理方言。
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.またその父親にも罠を嵌めようとする。
London Company'ye, 34. enlem ile 41. enlem arasında 100 milkarelik bir alanda koloni kurma yetkisi verildi.ライバルのロンドン会社は北緯34度線から41度線までの海岸を認められた。
Böyle isim kurmalarının sebebi "Tama" kelimesi (玉) top anlamındadır.屑桐を『屑の字』と呼ぶ。
Avusturya Okulu insan eylemlerinin temel ilkelerinden yola çıkarak bir ekonomik teori kurmaya çalışır.経済学のオーストリア学派は、経済現象の基礎を個人の意図的な行動に置く方法論的個人主義を提唱した。
Sasha, Maggie'ye gece olmadan önce kamp kurmaları gerektiğini söyler.ルービーは夜になる前にそこから出て行いった方が良いと警告する。
Devletin kendi yurttaşları aleyhinde çalışacak servisler kurmamasını istiyoruz.交戦者はまた相手当事国の国民を強制して本国に対する作戦行動に加わらせることができない。
Filmde zaman zaman karısı ile konuşmakta, hayaller kurmaktadır.妻と世界一周旅行をすることが夢と語っている。
Ayrıca Türkiye ile iyi siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmak bir çelişki değil.このほかにもトルコに対して障害となる経済や政治に関する多くの争点がある。
İtalya'daki Denizci cumhuriyetler Ragusa ve Venedik ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı.ドイツ騎士団は、ヴィータウタスとの良い関係を維持しようとしていた。
Şu halde 360 derecelik yıldız gününün süresini bulmak için bir orantı kurmak yeterlidir.恒星日 - 天体が360°自転するのに要する時間である。
Ardından Kurmay Subay olarak 192.収容人員192名。
Aralarında Zazaca konuşanlar da olmakla birlikte çok büyük bir bölümü Kurmanci konuşur.弟分ながらもにゃんぱいあよりもしっかりしていて、かなりの毒舌家でもある。
Kar amaçlı şirket kurmak veya devretmek.雪玉を投げつけたり突進してきたりする。
Yeni bir yerleşim bölgesine yerleşip yuva kurmanın ne kadar zor olduğunu hepiniz bilmektesiniz.しかし元の耕地に戻すのは困難と判断され、土地の整理と住宅地としての開発をおこなうことになった。
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.元々は方向音痴では無かったが、とある原因で方向音痴になってしまった。
Göktürklerin bir kağanlık kurması O'nun isteği ile olmuş, Türk milletine kağanını O vermiştir.アトリの碑文を奪い、天狼を媒体として具現化した。
Çünkü, kendi kariyerini babasının desteği olmadan, kendi kurmak istiyordu.父親の援助なしで彼が綱渡りをしたのは、初めてだった。
Doğu Cephesi'nde 1943'ten 1944'e kadar Güney Ordular Grubu Kurmay Başkanı oldu.この間、1943年から1944年にかけて機動師団参謀長として東部戦線に出征。
Firefox kullanıcılarına eklenti kurma desteği sunar.フォックスたちにアイテムを送るなどの支援を行う。
Okul yöneticilerinin ve velilerinin birbirlerine karşı komplo kurma eğilimi vardır.他校の生徒会長とは互いに鋭く牽制し合う関係である。
Küçükken Hashirama ile kendi köylerini kurma hayalini paylaşmışlardır.幼いときから家で漢文とクオックグーとを学ぶ。
Ayrıca bu yöntemde değişik resim dosyaları için değişik algoritmalar kurmanız gerekecektir.また、ファイルの種類毎に異なる差分アルゴリズムを使って同期をとる。
İngiltere ve Fransa Krallığı, 16. yüzyılda Amerika'da kololoniler kurmaya çalıştılarsa da başarılı olamadılar.イギリスとフランスは16世紀にアメリカ大陸に植民地を築こうとしたが、初めは失敗に終わった。
Fakat onların kurma kolu yoktu.おこうには片腕がなかった。
Sinek'in plan kurmasında hep yardımcı olmuştur.いつもヴァルコグの仕事を手伝っている。
Julianus dini olmayan bir devlet kurmak isteyen dinsiz bir imparatordu.イデアの望まなかった世界を作らせるため、イデムを作った。
Kasım 2008'de milletvekili Marc Dolez ile Sol Parti'yi kurmasıyla Sosyalist Parti'den ayrıldı.2008年11月に国民議会議員マルク・ドレズ(フランス語版)と共に社会党を離党して左翼党を創設した。
Bir kurmacanın içinde olduklarını dile getiren/gösteren karakterler.主人公に何者かの面影を重ねている節がある。
Bir grup bu teklifi kabul etmenin Filistin'de bir Yahudi devleti kurmayı daha da zorlaştıracağını öne sürdü.一方、この打診を受け入れてしまうと今後パレスチナへのユダヤ人国家建設が困難になってしまうと考え、強硬に反対する者もいた。
Ayrıca internete bağlantı kurmanın başka bir yolu olarak WiFi sunuyor.このような状況で、インターネット上で彗星捜索をするという、全く新しい方法も現れている。
Artık mahalle nüfusu azaldığı için takım kurmak bile zorlaşmıştır.それは既に我々の人口を減らしているからだ。
Babası kurmay subay idi.犯人は親兵衛であった。
Bu dönemde insanlarla iletişim kurmaları eğer ileride evcil köpek olacaklarsa çok önemlidir.後者の場合は現代のイヌのように繋いで飼われるのが一般的であった。
Bir nükleer santral kurmak için zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç vardır.北部クシャブに、核兵器の材料となるプルトニウム生産用原子炉がある。
Kendi köylüsü ve akrabaları dışında kişilerle samimi ilişkiler kurmaktan kaçınırlar.自分の親族以外の人間を見下しているところがある。
Devlet, bir sınıfın bir başka sınıf üzerinde egemenlik kurma aygıtıdır.これは一階級が他の階級に抱く敵愾の精神である。
Yeni Arnavutluk parlamentosunun açılmasının ardından başbakan olarak hükümeti kurmakla görevlendirildi.建武の新政が始まると内大臣に還任。
Tanrı'nın ona yeni bir kilise kurması gerektiğini söylediğini vaaz etmiştir.彼女はここに教会を建てるよう彼に命じた。
"Kurmay" sınıfındaki en ast subay rütbesi Kıdemli Üsteğmendir.軍人としての最終階級は名誉准将。
Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.(4) 人人有为维护其利益而组织和参加工会的权利。
Zaman zaman onları, yasa koyucuların üzerimizde haksız bir yönetim kurma girişimleri konusunda uyardık.我们一再警告过他们,他们的立法机关企图把无理的管辖权横加到我们的头上。
Güney Asya'yı ele geçirmek ve bir ticaret imparatorluğu kurmak ana amaçtır.任务是征服东印度,建立贸易帝国。