General Friessner-Pico, kurmay başkanının öne sürdüğü görüşleri kabul etti.Generaal Friessner kwam tot dezelfde conclusie als zijn voorganger.
Grub kurma çabaları birçok kez başarısız oldu.Overnamepogingen liepen meerdere malen op niets uit.
Önceleri siyasi parti kurmayı düşündüm.Hij begon vroeg aan een politieke loopbaan.
Kilam (Arapça'dan: kalām =söz, konuşma) Kurmanci ve Zazaca'da dengbej şiirine denilir.Voorbeeldwerkwoorden: keffen en (de dorst) lessen tegenover leven en azen (op prooi).
Bu operasyonların amacı Hamid Karzai liderliğinde bir Afganistan yönetimi kurmaktı.Zij besloten tot een voorlopige regering voor Afghanistan, onder leiding van Hamid Karzai.
Böylece birlik kurma yolunda üçüncü aşamaya gelinmiştir.Onder goede weerstomstandigheden vindt de derde etappe plaats.
Hikâyeye göre meşe ağacının tümü temeli kurmak için kullanılır.Het houten kistje wordt alles voor haar.
Diyarbakır ile Urfa arasındakiler ise Kurmançtırlar (Kürt) bilinir.De bekendste uitvoerder en grondlegger is Əliağa Vahid.
Böylelikle yazışarak iletişim kurmaya başlar.Dan kan hij beginnen met zenden.
1952 ve 1953 yıllarında iki defa hükümeti kurmakla görevlendirildi ancak bu girişimleri sonuçsuz kaldı.Hij nam in 1952 en 1953 deel aan 2 Grands Prix waarin hij geen punten scoorde.
Metin tekrar oyun kurma hakkına sahiptir.Wickmayer mocht vervolgens weer spelen.
Ana hedefi, özgür ve demokratik seçimler yoluyla seçilmiş bir demokratik hükümeti yeniden kurmaktı.Neues Forum eiste vrije en democratische verkiezingen.
Aralarında ilişki kurmak olanaksız.Er is geen touw aan vast te knopen.
Aralarında bağlantı kurmak olanaksız.Er is geen touw aan vast te knopen.
Güney Kurmancisi konuşurlar, Yâresânidirler.)Południowa grań Ostrej (słow.
Mektuplaşmaya devam ettiler ve 1890'da Gauguin Anvers'de birlikte bir atölye kurmayı önerdi.Tym niemniej korespondowali ze sobą, a w 1890 Gauguin zaproponował, żeby razem utworzyli atelier w Antwerpii.
1917'de Jack yeni bir film satış şirketi kurmak için Los Angeles'a gönderildi.W 1917 roku wysłano Jacka do Los Angeles, aby założył tam kolejną firmę dystrybucyjną.
Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.Dokument stanowił duży krok naprzód na drodze Japończyków do zdobycia hegemonii w regionie.
Yeni bir yaşamın düşü kurmaktadır.Nowe życie leży przede mną.
1912’de Weber, sosyal demokratlar ve liberalleri birleştirerek bir sol parti kurmayı denedi.W 1912 roku Weber dążył do stworzenia partii łączącej socjaldemokratów i liberałów.
Tuzak kurma da avcılık yöntemlerinden biridir.Polowanie na czatach − jeden ze sposobów polowania.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.W 1839 New Zealand Company ogłosiła plany zakupu dużych obszarów ziemi i założenia kolonii na Nowej Zelandii.
Hükümeti kurma görevi tekrar kendisine verildi.Ci znowu przerzucili odpowiedzialność na rząd.
Bu zorbalardan bazıları lüks kahvehaneler kurmakla nam salmıştı.Ty słyszał, ży tam kubity fajny byli?
Daha sonra Graham Bonnet ile birlikte Alcatrazz'ı kurmak için gruptan ayrıldı.Wspólnie z wokalistą Grahamem Bonnetem utworzyli zespół Alcatrazz.
Partinin amacı Marksist-Leninist ilkelere dayalı bağımsız bir Kürt devleti kurmaktır.Celem partii jest utworzenie niepodległego państwa kurdyjskiego opartego na zasadach marksizmu-leninizmu.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.Oddzielisz ziemię od ognia, subtelne (lotne) od gęstego, z wolna, z wielką zręcznością.
Bir ölünün yaşayanlarla iletişim kurması mümkün müdür?Ma zdolność kontaktowania się ze zmarłymi.
Genelde baskınlık kurmak için sesler ve duruşlar kullanılır ama dövüşler de olur.Zazwyczaj ustalają dominację za pomocą odgłosów i postaw ciała, aczkolwiek obserwuje się też walki.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.Postanowili dokonać tego podstępem.
General Weidling kendi kurmay grubuyla saat 06:00'da teslim oldu.O 6:00 rano gen. Weidling poddał się ze swoim sztabem.
Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.Wielu pacjentów nie mogło poruszać się o własnych siłach.
Amacı Müzeyyen hanım ile arkadaşlık kurmaktır.Piosenka to dialog ze śmiercią niczym koleżanką.
Hükümet kurmak için en az 151 milletvekili gerekir.Dla gromady ustalono 151 członków gromadzkiej rady narodowej.
Buradan geçen herkese pusu kurmaktadırlar.Daje odpoczynek wszystkim tam przebywającym.
Falkland Adaları) bir koloni kurma izni vermesini sağlar.Oostendse Compagnie (Towarzystwo Handlowe Ostendy) miało pozwolenie na zakładanie kolonii zamorskich.
Gençlerin tamamına yakını Ankara'da bir yaşam kurmaya başlamıştır.Zbuduję ci lepszy dom w Angers.
Bu kurallar arasında başlıcası şudur: Ağ etkilerini daha çok insanın kullanabilmesi için programlar kurmak."Główną zasadą jest: Twórz aplikacje, które lepiej okiełznają Sieć, by więcej ludzi ich używało”.
Bu nokta en ideali 2 savaşan karakter ve 2 iyileştiriciden oluşan bir grup kurmak.To historia czterech złamanych serc i próby uleczenia dwóch z nich.
Gunumuzde buharli ve kurmali modeller koleksiyoncular tarafından aranan modellerdir.Należy do rzadkich i poszukiwanych kamieni kolekcjonerskich.
1994 yılında kısaca ordunun kurmay başkanı olarak görev yaptı.W 1994 przez krótki okres zajmował stanowisko ministra obrony.
Toplantı ve dernek kurma özgürlükleri sınırlıydı.Wolność zgromadzania się i stowarzyszania się jest niezwykle ograniczona.
Yaptığı ticaretler, ona Burgonya Düklüğü ile iletişim kurma imkanı vermiştir.Skontaktował się z nim, po czym umożliwił mu ucieczkę posyłając chleb z pilnikiem.
Örgütü kurma fikri Hermione Granger'dan çıkmıştır.Gwardię Dumbledore’a wymyśliła Hermiona Granger.
Burada yetişmişler ve Romulus Roma'yı kurmaya karar vermiştir.Wszyscy uznali więc, że to Romulus ma założyć miasto.
Söz konusu sınır güvenlik gücü kurma adımının Afrin harekatının ana etkenlerinden biri olduğu ifade edildi.Wynika z niej, że czołową rolę w powstaniu ruchu odegrali Afroamerykanie.
Dize kurma.Sądź płoć!
7 Temmuz 1937 tarihinde NKVD tarafından tutuklandı ve karşı devrim komplosu kurmakla suçlandı.7 grudnia 1944 została aresztowana za działalność konspiracyjną przez NKGB.
İsa, dünyada Tanrı’nın krallığını kurmak için bizzat dönecektir.Chrystus powróci na ziemię i założy Królestwo Boże na ziemi.
Aynı akşam General Heinrici'ye bağlantı kurmak için izin verildi.Wieczorem Heinrici dostał pozwolenie na wykonanie tego połączenia.
1997 ve 1998 yıllarında çete kurmak suçlaması ile yargılandığı davalarda mahkeme görevsizlik kararı verdi.1998, 2002 i 2005 Skarga na przewlekłość postępowania sądowego.
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Zawierało ono zgodę na powstanie niezależnych związków zawodowych.
Cüneyt Karakuş) Kurmaca Dalında Jüri Özel Ödülü: Göz (Yön.Żyły one od wczesnej jury do późnej kredy (dokładniej synemur-cenoman).
Öncelikle siyasi düzeni yeniden kurmaya girişti.Zaapelował o bezzwłoczne przywrócenie porządku demokratycznego.
En modern ekipmanla donatılmış yeni fabrikalar kurmaya başladı.Katedrę wyposażono w najnowocześniejszy sprzęt.
Daha sonra yeni bir hayat kurmak için doğuya doğru yol alırlar.Czy nową drogą pojedziemy później?
Yine de etkin bir dış politika sürdürmektedir ve sıklıkla dünya çapında barış kurma girişimlerine katılır.Będziemy walczyć wytrwale dla Pokoju, Razem z postępowymi siłami świata!
Bu hususta mezunlar derneği kurma çalışmaları devam etmektedir.Obecnie trwa dyskusja czy szkoła dalej utrzymuje swoją pozycję.
Jack, Val ile beraber içeri girer ve bombayı kurmak üzere giderler.Jack razem z Benem wyjeżdża w góry, chcąc się z nim zaprzyjaźnić...
Weimar Cumhuriyeti sırasında, Reichswehrministerium'da kurmay subay olarak görev yaptı.W czasach Republiki Weimarskiej był oficerem sztabowym w Reichswehrministerium.