Ana içeriğe geç
Sözlük

kurma ile cümle

kurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Teğmen-Kumandan rütbesini kazanarak Donanma Kurmay Kolejine kabul edildi.Se le reconoció el grado de coronel de marina.
Çünkü, kendi kariyerini babasının desteği olmadan, kendi kurmak istiyordu.Crio sola a su hija, sin un padre.
Onun için yeni bir hipotez kurmak ve yeni bir sınama yapmak gerekir.Adopta un nuevo chasis y un nuevo diseño.
Japonlar, milliyetçilerin hükümet kurmalarına müsaade etti.Que era mentira que el gobierno fuera a nacionalizarlas.
Banka soymak, patlayıcı kurmak.Matar para robar, luchar para vivir.
İşçi ve memurlara sendika kurma hakkı ile grev hakkı tanınmıştır.Reconocimiento como un derecho de los trabajadores las huelgas y los paros.
"25 temel kurmaca dışı LGBT kitabı".«5 Redes sociales verticales Originales».
Heyete geçici hükümet kurma görevi verildi.El Cabildo debe nombrar inmediatamente una junta provisoria de gobierno.
Birincisi zorlayıcı iken ikincisi üzerinde etki kurma ve ikna etme esasına dayalıdır.Ella sabe que lo primero es prácticamente imposible, pero lo segundo...
Mevlana bir tarikat kurmamış olsa da bunun temellerini attı.Sin dejarse impresionar con el informe, lo tira a la basura.
Hindistan için büyük bir ordu kurmayı başardı.Añadió un batallón más para la campaña de la India.
"İtalya'da 'görülmemiş kriz': Hükümet kurma çalışmaları çöktü".«"En el espacio público ideal el conflicto es continuo"» El País.
Bazen Latium'un Ardea şehrini kurmakla itibarlandırılır.A veces se le acreditaba la fundación de la ciudad de Ardea en el Lacio.
2006 yılında, otomatik kurmalı yeni nesil mekanik düzenekler piyasaya sürülmüştür.Nel 2006, viene lanciata una nuova generazione di movimenti meccanici a carica automatica.
2 Nisan 1936 da Genel Kurmay Akademisi tekrar açıldı.Il 2 aprile 1936 ci fu il ripristino della Accademia di Stato Maggiore.
Hükümeti kurma yoluyla Gunnar, 69 yaşında İzlanda'nın tarihinin en yaşlı Başbakanı oldu.Formando il governo, Thoroddsen divenne il più anziano Primo Ministro dell'Islanda, all'età di 69 anni.
Bu grubu Cilla Black şarkıları söylemek için kurmamıştım," demiştir.Non ho formato una band per suonare le canzoni di Cilla Black".
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Ai lavoratori non era permesso far parte di sindacati liberi.
1884'ten itibaren Almanya, Avrupa dışında sömürgeler kurmaya başladı.A partire dal 1884, la Germania iniziò a fondare colonie al di fuori dell'Europa.
Bu mağlubiyetten sonra Hollanda Orduları'nın kurmay başkanlığına atandı.Dopo questa sconfitta fu nominato capo di stato maggiore dell'esercito olandese.
Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, 9 Temmuz 2004 tarihinde kendisini yeni hükümeti kurmaya davet etti.Il Presidente Hosni Mubarak lo ha invitato a formare un nuovo governo il 9 luglio 2004.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.Chi negherà viver la Terra, e la Acqua, le quali danno vita agli animali generati da loro?»
1994 yılında kısaca ordunun kurmay başkanı olarak görev yaptı.Nel 1994 è stato per breve tempo al comando dell'esercito.
Verileri bağlantı kurmadan yollar.Deve rinsaldare i rapporti prima di partire.
Kuzey Kurmancisi konuşurlar.Parla il prof.
1524 tarihi kurmalı saatlerin yapıldığı ilk tarih olarak tarihe geçti.152 Da tempo conosco le tue testimonianze che hai stabilite per sempre.
Yeni bir yerleşim bölgesine yerleşip yuva kurmanın ne kadar zor olduğunu hepiniz bilmektesiniz.È difficile risalire alla struttura delle abitazioni e ricostruire la planimetria del villaggio.
Ayrıca Türkiye ile iyi siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmak bir çelişki değil.Le relazioni politiche e commerciali con il Giappone sono oggetto di controversia.
Ben iki şey arasında bir denge kurmaya çalıştım.Tentò due volte un approccio con me...
Bu operasyonların amacı Hamid Karzai liderliğinde bir Afganistan yönetimi kurmaktı.Il Fronte ebbe una presenza molto forte all'interno del governo provvisorio afghano guidato da Hamid Karzai.
Bazen Latium'un Ardea şehrini kurmakla itibarlandırılır.Le viene talvolta attribuita la fondazione della città di Ardea, nel Lazio.
Bazıları Fransız sosyalist Jean Jaurès ile ilişki kurma içinde idi.Un suo grande ispiratore fu certamente il politico socialista francese Jean Jaurès.
Aynı zamanda Azerbaycan, çağdaş bir cemiyet kurmaya, Avrupalı bir zihniyetle çalışmaya azmetmiştir.L'Azerbaigian ha inoltre implementato un nuovo stile organizzativo al fine di modernizzare il suo esercito.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Probabilmente i suoni erano anche utilizzati dai vari individui per comunicare tra loro.
1949'da NBL ve BAA, basket ligleri NBA'yi kurmak üzere birleştiler.Al termine del 1949 le due leghe (BAA e NBL) si fusero nella NBA.
Kurma kolu silahın ön tarafında, sol yanındadır.La leva di armamento si trova sul lato destro dell'arma.
Mahya kurmak için, caminin en az iki minareli olması gerekir.I kaiju per potersi muovere hanno bisogno di 2 cervelli.
II. Dünya Savaşı patlak verdiğinde Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı'nda kurmay bir yüzbaşı idi.Allo scoppio della seconda guerra mondiale, era un capitano dell'Oberkommando der Wehrmacht.
Aynı zamanda grup kurma ve bir gruba katılmaya zorlanmama hakkını da kapsar.Cresce così il bisogno di associarsi con loro e di appartenere a un gruppo.
Evlilikler akrabalar arasında dostluk kurmak için yapılıyordu, yeni bir akraba kazanmak için değil.La legge la costringeva a sposare il parente più prossimo ma non gli ascendenti.
Bu hevesle eski arkadaşları ile tekrar bağlantılar kurmaya başlar.Grazie a lei, si riavvicina ai vecchi amici.
Böylece birlik kurma yolunda üçüncü aşamaya gelinmiştir.Per un punto rimase fuori dalla terza fase.
4 Şubat 1938'de Hitler'in kurmay subay sekreteri Ilse Borchert ile evlendi.Sposò Ilse Borchert, una delle segretarie dello staff di Hitler il 4 febbraio 1938.
Böylece hükümet ve parti üzerinde otorite kurma olanağı elde etti.E da ultimo, aveva precisato quale fosse la funzione del partito davanti allo Stato e al popolo.
TBMM'de en az 20 milletvekili ile temsil edilen siyasi partiler grup kurma hakkına sahiptir.I partiti che abbiano almeno 20 deputati posso formare un gruppo parlamentare.
Bir ölünün yaşayanlarla iletişim kurması mümkün müdür?Chi può essere collegato in qualche modo ai cadaveri?
Krallık özgürlükçü bir yönetim kurmak istemiştir.La Norvegia chiedeva l'istituzione di un governo proprio.
20 Eylül 2013 tarihinde NASA artık uzay aracıyla bağlantı kurma çabalarından vazgeçti.Tuttavia, il 3 settembre 2013 la NASA diede comunicazione di aver perso i contatti con la sonda.
1902 yılında Kurmay Yüzbaşı oldu.Nel 1902 è diventato direttore.
Tüm ülkelerle dostça ilişkiler kurmayı hedefleyerek tamamlayıcılık politikasını sürdürür.Conserva relazioni cordiali con i politici di tutti i partiti.
Gerekli durumlarda özel komisyonlar kurma hakkına sahiptir.In casi di estrema emergenza, può assumere poteri speciali.
Kurmalı yayın en büyük dezavantajı iki atış arasındaki sürenin uzunluğudur.Tra le sue migliori doti, c'è il tiro dalla media distanza.
Planck, aslında gerçek bir okul kurmadı.Manet potrebbe veramente fare scuola».
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.Ma essi non vennero colpiti, fu la corazzata ad essere colpita da una fregata con alcuni colpi.
Fakat onların kurma kolu yoktu.Non aveva alcun abbinamento.
Verona'daki Tümen Komutanlığı'nın Kurmay Başkanı olarak görev aldı.In seguito assunse la carica di capo di Stato Maggiore del comando divisionale di Verona.
Daha sonraları: "Albümü dinledikten sonra bir grup kurmaya karar verdim." dedi.Poi mi disse: "Ti piacerebbe scrivere, e formare un gruppo?".
Kral orayı çok beğenir ve bir kent kurmalarını buyurur.Ama essere il re e decreta le cose a caso.
Nitekim eserinde ‘’Ne ji boy sahip rewacan, belki ji boy piçûkên Kurmancan’ eder.Qui uno degli Uomini Senza Volto, "il Signore Gentile", prende Arya con sé.
Lolanlar Kurmanci lehçesi konuşuyorlar.In questo caso si parla di poliposi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod