Ana içeriğe geç
Sözlük

kurban ile cümle

kurban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Biz sadece yardıma muhtaç değiliz, aynı zamanda sivil savaşın kurbanlarıyız.Ние не сме просто безпомощни и жертви на гражданската война.
Biz sadece yardıma muhtaç değiliz, aynı zamanda sivil savaşın kurbanlarıyız.אנחנו לא רק חסרות האונים והקורבנות של מלחמת האזרחים.
Biz sadece yardıma muhtaç değiliz, aynı zamanda sivil savaşın kurbanlarıyız.نحن ليس نفتقد للمساعدة وضحايا الحرب الأهلية
Biz sadece yardıma muhtaç değiliz, aynı zamanda sivil savaşın kurbanlarıyız.ただの無力な被害者ではありません。 私たち女性は仲直りができます。
Bölüm 58: "Kurbanlar""Ofiary".
Bölüm 58: "Kurbanlar""Sacrifici"
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Bo odwrócenie prostaków pozabija ich, a szczęście głupich wytraci ich.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Căci împotrivirea proştilor îi ucide, şi liniştea nebunilor îi pierde;
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Car la résistance des stupides les tue, Et la sécurité des insensés les perd;
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.For de uforstandiges selvrådighet dreper dem, og dårenes trygghet ødelegger dem;
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.어리석은 자의 퇴보는 자기를 죽이며 미련한 자의 안일은 자기를 멸망시키려니와
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Lebo odvrátenie hlupcov ich samých zabije, a vlastná hriešna ubezpečenosť bláznov, tá ich zahubí.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Mert az együgyûeknek pártossága megöli õket, és a balgatagoknak szerencséje elveszti õket.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Nebo pokoj hloupých zmorduje je, a štěstí bláznů zahubí je.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Porque o desvio dos néscios os matará, e a prosperidade dos loucos os destruirá.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Porque su descarrío matará a los ingenuos, y su dejadez echará a perder a los necios
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Sillä yksinkertaiset tappaa heidän oma luopumuksensa, ja tyhmät tuhoaa heidän oma suruttomuutensa.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.thi tankeløses Egensind bliver deres Død, Tåbers Sorgløshed bliver deres Undergang;
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Ty av sin avfällighet skola de fåkunniga dräpas. och genom sin säkerhet skola dårarna förgås.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Vì sự bội nghịch của kẻ ngu dốt sẽ giết chúng nó, Và sự yên ổn của kẻ dại dột sẽ làm hại cho chúng nó.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Vì sự bội_nghịch của kẻ ngu_dốt sẽ giết chúng_nó , Và sự yên_ổn của kẻ dại_dột sẽ làm hại cho chúng_nó .
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Want hun onwil wordt hun dood en hun voorspoed zal bedrieglijk blijken; ook die kan hun val niet voorkomen.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Was die Unverständigen gelüstet, tötet sie, und der Ruchlosen Glück bringt sie um.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Διοτι η αποστασια των μωρων θελει θανατωσει αυτους, και η αμεριμνησια των αφρονων θελει αφανισει αυτους.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.Потому что упорство невежд убьет их, и беспечность глупцов погубитих,
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.כי משובת פתים תהרגם ושלות כסילים תאבדם׃
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.لان ارتداد الحمقى يقتلهم وراحة الجهال تبيدهم.
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.愚 昧 人 背 道 、 必 殺 己 身 . 愚 頑 人 安 逸 、 必 害 己 命
Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.愚昧 人 背道 、 必殺 己身 . 愚頑人 安逸 、 必 害己 命
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Aşa cǎ Indra a venit, şi a sacrificat un cal.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Così Indra arrivò, e sacrificò un cavallo.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Et donc, Indra arriva, et exécuta le sacrifice du cheval.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Indra verscheen en offerde ritueel een paard.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.그러자 인드라 신이 나타나 말을 제물로 바쳤습니다.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Megérkezett hát Indra, és lóáldozatot mutatott be.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.So erschien Indra, und brachte das Pferdeopfer dar.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Tak więc przybył Indra i złożył ofiarę w postaci konia.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Vì thế, Indra đã tới, và hiến tế một con ngựa.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Y así, Indra llegó, y practicó el sacrificio del caballo.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Έτσι, κατέφθασε ο Ίντρα και εκτέλεσε τη θυσία ενός αλόγου.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Индра пристигнал и направил конното жертвоприношение.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.И тут появился Индра и принес в жертву лошадь.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.Тож Індра прийшов і приніс у жертву коня.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.אז הגיע אינדרה, והקריב קורבן של סוס.
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.لذا حضر إندرا وقام بالتضحية بحصان
Böylece İndra geldi... ...ve atın kurban edilmesini yerine getirdi.馬を生け贄にしました そのため
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.Also standen auf jeder Seite des Tors vier Tische; das sind zusammen acht Tische, darauf man schlachtete.
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.Čtyři štokové s jedné, a čtyři štokové s druhé strany po boku brány, osm štoků, na nichž zabíjeli.
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.fire Borde på hver Side ved Portens Hjørner, i alt otte. På dem slagtede man Slagtofferet.
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.fire bord ved hver sidevegg på porten, tilsammen åtte bord; på dem skulde de slakte.
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.gy asztal egyfelõl, és másfelõl is négy asztal a kapu oldalán; nyolcz asztal, ezeken ölik vala [az áldozatot.
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.Jadi, semuanya ada delapan buah meja tempat memotong kurban: empat di dalam, dan empat di luar pelataran
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.문 곁 이편에 상이 넷이 있고 저편에 상이 넷이 있어 합이 여덟 상이라 그 위에서 희생을 잡는 소용이며
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.neljä pöytää portin sivuseinämillä kummallakin puolella, siis kahdeksan pöytää. Niillä oli teurastettava.
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.ארבעה שלחנות מפה וארבעה שלחנות מפה לכתף השער שמונה שלחנות אליהם ישחטו׃
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.اربع موائد من هنا واربع موائد من هناك على جانب الباب. ثماني موائد كانوا يذبحون عليها.
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.門 這 邊 有 四 張 桌 子 、 那 邊 有 四 張 桌 子 、 共 八 張 . 在 其 上 祭 司 宰 殺 犧 牲
Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.門這邊 有 四 張 桌子 、 那邊 有 四 張 桌子 、 共 八 張 . 在 其上 祭司 宰殺 犧牲
Böylece Musa İsraillilere Fısıh kurbanını kesmelerini söyledi.Da sagde Moses til Israeliterne, at de skulde fejre Påsken;
Böylece Musa İsraillilere Fısıh kurbanını kesmelerini söyledi.Da talte Moses til Israels barn og sa at de skulde holde påske.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod