Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.만일 몸이 부정한 자가 여호와께 속한 화목제 희생의 고기를 먹으면 그 사람은 자기 백성 중에서 끊쳐질 것이요
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Men den som äter kött av HERRENS tackoffer, medan orenhet låder vid honom, han skall utrotas ur sin släkt.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Men den som eter kjøtt av Herrens takkoffer mens det er noget urent på ham, han skal utryddes av sitt folk.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.men enhver, som i uren Tilstand spiser Kød af HERRENs Takoffer, skal udryddes af sin Slægt;
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.והנפש אשר תאכל בשר מזבח השלמים אשר ליהוה וטמאתו עליו ונכרתה הנפש ההוא מעמיה׃
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.واما النفس التي تأكل لحما من ذبيحة السلامة التي للرب ونجاستها عليها فتقطع تلك النفس من شعبها.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.只 是 獻 與 耶 和 華 平 安 祭 的 肉 、 人 若 不 潔 淨 而 喫 了 、 這 人 必 從 民 中 剪 除
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.只是 獻與 耶和華 平安 祭 的 肉 、 人 若 不 潔淨 而 喫了 、 這人 必 從民 中 剪除
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››(2:10) а я гласом хвалы принесу Тебе жертву; что обещал, исполню: у Господа спасение!
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››A kik hiú bálványokra ügyelnek, elhagyják boldogságukat;
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››De, der dyrker det tomme Gøgl, lader Gudsfrygt fare;
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››De som hålla sig till fåfängliga avgudar, de låta sin nåds Gud fara.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››De som holder sig til de tomme avguder, de forlater sin miskunnhet*. / {* sin miskunnelige Gud; SLM 144, 2.}
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Ich aber will mit Dank dir opfern, mein Gelübde will ich bezahlen; denn die Hilfe ist des HERRN.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››나는 감사하는 목소리로 주께 제사를 드리며 나의 서원을 주께 갚겠나이다 구원은 여호와께로서 말미암나이다 하니라
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Kteříž ostříhají marností pouhých, dobroty Boží se zbavují.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Ne, jotka kunnioittavat vääriä jumalia, hylkäävät armonantajansa.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Quelli che onorano vane nullità abbandonano il loro amore
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Tí, ktorí pozorujú na klamné márnosti, opúšťajú svoju milosť.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Αλλ' εγω θελω θυσιασει προς σε μετα φωνης αινεσεως θελω αποδωσει οσα ηυχηθην η σωτηρια ειναι παρα του Κυριου.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Но аз ще принеса жертва с хвалебен глас; Ще отдам това, което съм обрекъл. Спасението е от Господа.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››ואני בקול תודה אזבחה לך אשר נדרתי אשלמה ישועתה ליהוה׃
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››اما انا فبصوت الحمد اذبح لك واوفي بما نذرته. للرب الخلاص
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››但 我 必 用 感 謝 的 聲 音 獻 祭 與 你 . 我 所 許 的 願 、 我 必 償 還 。 救 恩 出 於 耶 和 華
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››但 我 必 用 感謝 的 聲音獻 祭與 你 . 我 所許的願 、 我 必償還 。 救恩 出於 耶和華
Amerikan büyükelçisi cinayete kurban gidiyordu.미국 대사의 살해와 영사관 공격,
Amerikan büyükelçisi cinayete kurban gidiyordu.l'assassinat de l'ambassadeur américain et l'attaque du consulat.
Amerikan büyükelçisi cinayete kurban gidiyordu.של רצח השגריר האמריקאי וההתקפה על הקונסוליה.
Amerikan büyükelçisi cinayete kurban gidiyordu.قتل السفير الأمريكي و الإعتداء علي القنصلية الامريكية.
Amerikan büyükelçisi cinayete kurban gidiyordu.そしてまたある朝は...
Amerika'nın küçük, büyük bir çok şehrinde, her gün, araların da çocukların da bulunduğu kurbanlar verildi.تقارير يومية لضحايا، اكثرهم اطفال، في بلدات صغيرة وفي الكبيرة ايضاً وعبر كل اميركا.
Amerika'nın küçük, büyük bir çok şehrinde, her gün, araların da çocukların da bulunduğu kurbanlar verildi.その多くで 犠牲者の過ちといえば 運の悪い時期に 運の悪い場所にいたことだけです
Amerika'nın küçük, büyük bir çok şehrinde, her gün, araların da çocukların da bulunduğu kurbanlar verildi.幾乎每天不論在美國的小鄉村或是大都市都有受害者,其中許多是小孩
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.A však výsostí nezkazili, ještě lid obětoval a kadil na výsostech.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Contudo os altos não foram tirados; o povo ainda sacrificava e queimava incenso neles.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Csakhogy a magaslatok nem rontattak le, a nép még ott áldozott és tömjénezett a magaslatokon.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Dầu vậy , người không dỡ các nơi cao đi ; dân_sự cứ tế_lễ và xông hương trên các nơi cao ấy .
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Dầu vậy, người không dỡ các nơi cao đi; dân sự cứ tế lễ và xông hương trên các nơi cao ấy.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Denn die Höhen wurden nicht abgetan; sondern das Volk opferte und räucherte noch auf den Höhen.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Dog blev offerhaugene ikke nedlagt; folket blev ved å ofre og brenne røkelse på haugene.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Hun forsvandt Offerhøjene ikke. men Folket blev ved med at ofre og tænde Offerild på Højene.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.산당을 제하지 아니하였으므로 백성이 오히려 산당에서 제사를 드리며 분향하였더라
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.오직 산당은 제하지 아니하였으므로 백성이 오히려 그 산당에서 제사를 드리며 분향하였고
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Kuitenkaan eivät uhrikukkulat hävinneet, vaan kansa uhrasi ja suitsutti yhä edelleen uhrikukkuloilla.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Kun forsvandt Offerhøjeneikke, men Folket blev ved med at ofre og tænde Offerild på Højene,
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Len že výšiny neboly ustúpily; ľud ešte vždy obetoval a kadil na výšinách.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Ma non scomparvero le alture. Il popolo ancora sacrificava e offriva incenso sulle alture
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Numai că înălţimile nu le -a stricat; poporul tot mai aducea jertfe şi tămîie pe înălţimi.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.nur, daß sie die Höhen nicht abtaten; denn das Volk opferte und räucherte noch auf den Höhen.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Ofiarował też i kadził na wyżynach, i na pagórkach, i pod każdem drzewem gałęzistem.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.rt a magaslatokat nem rontották le, hanem a nép [még mindig] ott áldozott és ott tömjénezett a magaslatokon.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Solo non scomparvero le alture; il popolo ancora sacrificava e offriva incensi sulle alture
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Thế mà người không dỡ các nơi cao đi; dân sự cứ cúng tế và xông hương trên các nơi cao.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Thế_mà người không dỡ các nơi cao đi ; dân_sự cứ cúng_tế và xông hương trên các nơi cao .
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Toda višave niso bile odpravljene, ljudstvo je še darovalo in žgalo kadilo na višavah.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Wszakże wyżyny nie były zniesione: jeszcze lud ofiarował i kadził po wyżynach.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Οι υψηλοι ομως τοποι δεν αφηρεθησαν ο λαος εθυσιαζεν ετι και εθυμιαζεν επι τους υψηλους τοπους.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Πλην οι υψηλοι τοποι δεν αφηρεθησαν ο λαος ετι εθυσιαζε και εθυμιαζεν επι τους υψηλους τοπους.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Но високите места не се отмахнаха; людете още жертвуваха и кадяха по високите места.
Ancak alışılagelen tapınma yerleri henüz kaldırılmamıştı ve halk oralarda hâlâ kurban kesip buhur yakıyordu.Обаче високите места не се отмахнаха; людете жертвуваха и кадяха по високите места.