3500 kurban, 1800 bitişiklik talebi boydan boya fiziksel özellikler ve nihai olarak estetiğin önemi.l'importanza delle specifiche fisiche complessive e l'estetica finale.
3500 kurban, 1800 bitişiklik talebi boydan boya fiziksel özellikler ve nihai olarak estetiğin önemi.全員の物理的な位置の制約と最終的な見た目の美しさを 両立する必要があります メディアに報道された当初
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.60시간 동안의 인질극 중 어느 한 시점에 테러리스트들은 숨어있는 사람들을 더 찾아내기 위해서 이 방 저 방으로 찾아다녔습니다.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.A 60 órás ostrom egy pontján a terroristák szobáról szobára jártak, további áldozatok után kutatva.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.Niekedy počas 60-hodinového obliehania teroristi chodili z izby do izby a hľadali ďalšie obete.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.Podczas 60-godzinnego oblężenia, terroryści chodzili po pokojach szukając kolejnych ofiar.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.Tijdens het beleg van 60 uur liepen ze de kamers af om meer slachtoffers te vinden.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.Während der 60-stündigen Belagerung gingen die Terroristen von Raum zu Raum, um zusätzliche Opfer zu finden.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.В певний момент 60-ти годинної облоги, терористи ходили від кімнати до кімнати, у пошуках нових жертв.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.По време на 60 часова блокада, терористите влизаха от стая в стая, като се опитваха да намерят още жертви.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.בשלב מסויים במהלך המצור בן 60 השעות, המחבלים עברו מחדר לחדר (במלון) כדי למצוא קורבנות נוספים.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.في مرحلة ما خلال الحصار الذي استمر 60 ساعة، كان الإرهابيون ينتقلون من غرفة إلى أخرى بحثاً عن ضحايا جدد.
60 saatlik kuşatma sırasında bir noktada teröristler odadan odaya giderek ek kurbanlar bulmaya çalışıyorlardı.テロリストたちは 部屋から部屋へとまわって 殺すべき相手を探しました ホテルの最上階の
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Apakah kita semua korban dari khayalan massal ?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Czy jesteśmy ofiarami masowego złudzenia?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?우리는 집단현혹의 희생자들인가?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Liệu chúng ta có các nạn nhân của một ảo tưởng đại chúng?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Seremos vítimas de uma ilusão em massa?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Siamo le vittime di un delirio di massa? E così via.
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Sind wir die Opfer eines Massenwahns?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Sommes-nous les victimes d'une illusion de masse ?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?¿Somos víctimas de un delirio masivo?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Suntem oare victimele unei amăgiri în masă?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Zijn wij het slachtoffer van een massa illusie?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Είμαστε θύματα μαζικής παράισθησης;
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Дали не сме жертви на масова заблуда?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?Разве мы - жертвы массового обмана?
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız??האם אנו קרבנות של אשליה המונית
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?هل نحن ضحية لوهم جماعي؟
Acaba hepimiz toplu bir aldanma kurbanları mıyız?などなど
Aferin, kurbanlarım.Bra jobbat, mina offer.
Aferin, kurbanlarım.Bravi, sacrifici miei.
Aferin, kurbanlarım.Buen trabajo, sacrificios míos.
Aferin, kurbanlarım.Dobra robota, moje ofiary.
Aferin, kurbanlarım.Godt gået, mine ofre.
Aferin, kurbanlarım.Hienoa, uhrit.
Aferin, kurbanlarım.Muito bem, meus sacrifícios.
Aferin, kurbanlarım.Μπράβο σας, θυσίες μου.
Aferin, kurbanlarım.Молодцы, мои жертвы.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.Die Familien — die Opfer der Familien — gingen zu diesem Pier, der unglaublich entmenschlichend war,
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.Familiile - victimele familiilor - mergeau la acest doc care era incredibil de dezumanizant.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.희생자 가족들은 인간존엄을 잃은 채 이 부두로 쫓겨왔었습니다.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.Las familias -- las víctimas de las familias -- iban a este muelle que era increíblemente deshumanizante.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.Le famiglie... le famiglie delle vittime... andavano su questo molo, un luogo assolutamente deumanizzante.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.Les familles, les familles de victimes, se rendaient sur cette jetée incroyablement dégradante.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.Para keluarga korban tadinya pergi ke tempat ini, yang sangat tidak manusiawi.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.Rodziny, ofiary pochodzące z tych rodzin, szły w stronę tej estakady, co było niesamowicie nieludzkie.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.На этом пирсе собирались семьи жертв и было бы крайне бесчеловечно трогать его тогда.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.Семействата... жертвите от семействата... ходеха на този кей, който беше невероятно безчовечен.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.המשפחות -- הקורבנות של המשפחות-- היו הולכים למזח זה, מה שהיה בלתי אנושי במידה שלא תאומן.
Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.العائلات-عائلات الضحايا كانوا يذهبون إلى الرصيف ، لم يكن هذا إنسانيا على الإطلاق
Al da mı? Kurbanlar toplanıyor olabilir mi?Czy możliwe, że gromadzą ofiary?
Al da mı? Kurbanlar toplanıyor olabilir mi?Quizá estén reuniendo a todos los sacrificios.
Al da mı? Kurbanlar toplanıyor olabilir mi?Ενδέχεται να μαζεύονται οι θυσίες;
Ama beni kurban etme, çünkü özgür olmak benim tanrımın cezası, sıradan bir hakkım.Pero no me conviertas en víctima, porque aún tengo mi vano y mediocre derecho a ser libre.
Ama beni kurban etme, çünkü özgür olmak benim tanrımın cezası, sıradan bir hakkım.Это моё право, чёрт возьми, - оставаться свободной столько, сколько я сама захочу. Моё право.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.A barana porąbał na sztuki jego, i spalił Mojżesz głowę, i sztuki i tłustość.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Ai đã bị ô uế, lại ăn thịt của lễ thù ân vẫn thuộc về Ðức Giê-hô-va, thì sẽ bị truất khỏi dân sự mình.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Ai đã bị ô_uế , lại ăn thịt của lễ thù ân vẫn thuộc về Ðức_Giê - hô-va , thì sẽ bị truất khỏi dân_sự mình .
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Kalau orang memakan daging itu pada waktu ia sedang najis, ia tidak lagi dianggap anggota umat TUHAN