Düşüşünün ertesi günü ölürken son sözleri "Kurbanlar verilmelidir" olmuştur.Hän kuoli seuraavana päivänä sanoen ”Opfer müssen gebracht werden!” (”Uhrauksia on tehtävä!”).
Birleşmiş Milletler: İşkence Kurbanlarına Destek Günü (wikidata).YK: Kansainvälinen päivä kidutuksen uhrien puolesta (”International Day in Support of Victims of Torture).
Denetleyici yapımcı Leonard Dick'e göre, "Ana Lucia kurban olmak istemeyen biri.Leonard Dickin mukaan ”Ana Lucia on ihminen, joka ei halua olla uhri.
Kurbanın dilini yapıştırır.Kuvaus: Liimaa uhrin kielen kitalakeen.
Kendisine beyaz at kurban edilir.Lisäksi hän käyttöönsä valkoisen hevosen.
Gilda kendini Dük yerine kurban etmeye karar verir ve eve girer.Gilda päättää uhrata oman henkensä Herttuan puolesta ja koputtaa oveen.
Ne yazık ki tur, skandalların kaynağı olarak kendi başarısının kurbanı oldu.Aëtius joutui voittojensa jälkeen juonittelujen uhriksi.
İbâdet Fıkıh Kurban İslamUskontojen uhrien tuki ry..
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Lääkitystä ei tule lopettaa omatoimisesti.
Lokmacı da bu Cemde Kurbancıya yardım eder.Tietysti myös neuvonantajan kuolema päättää tämän viranhoidon.
İlerleyen süreçte diğer 5 kurbanını da Des Plaines nehrine attığını itiraf etmişti.Loput viisi hän sanoi heittäneensä Des Plaines -jokeen.
Kurbağadan sonraki kurban bir hamster ve bir papağan olur.Kilvenkannattajina on haukka ja papukaija.
Kurbanlar genelde ilk gün kesilir.Poikaset kuoriutuvat yleensä samana päivänä.
"Kadın seri katiller için, önemli kurbanları arasında kocaları ve çocukları vardır.Siviiliuhrien joukossa on naisia ja pieniä lapsia.
Bu nedenle Kurban Bayramı her sene 11-12 gün daha erken kutlanır.Juhlapäivät siirtyvät siis aurinkovuoteen nähden 11 päivää joka vuosi.
Görünüşe göre bir cinayete kurban gitmişti.Hän kuoli poliittisen murhan uhrina.
Kurban yalnızca Kurban Bayramı'nda kesilmez.Pässiä ei nykyisin teurasteta itse juhlassa.
Cadı ona bebekleri kurban ettirmiştir.Kuolema riisti häneltä hänen lapsiaan.
Elza'nın ailesinin avukatı Stanislav Markelov 19 Ocak 2009'da suikasta kurban gitti.Kungajevan perheen asianajaja Stanislav Markelov ammuttiin tammikuussa 2009.
Erlik'e asla at kurban edilmez.Kaikissa tapauksissa hevosta ei voida pelastaa.
Bazı toplumlarda bu karşılık kurban olabilmektedir.Joissakin tapauksissa lisäksi voidaan vaatia korvauksia uhrille.
Erişim tarihi: 16 Ocak 2015. ^ "Bir dizi daha reyting canavarına kurban gitti!!!Viitattu 22.5.2009. (englanniksi) Popoi: "It's a Mana Beast!!!!!!!!"
Bu olayın kurbanları çeşitli yerlerde farklı sayılarda anlatılmaktadır.Kuolinpaikka on eri tarinoiden mukaan monessa eri paikassa.
Kızlar, Nijerya'daki petrol savaşının kurbanlarındandırlar.Delta on Nigerian öljyntuotantoaluetta.
2002 Moskova tiyatro rehine krizi kurbanı olan insanları savundu.Kobzon osallistui Moskovan teatterikaappauksen uhrien pelastustöihin vuonna 2002.
Kendini kurban etme.Älä luovuta.
18 Şubat, 1878, Tunstall cinayete kurban gitti.Tunstall murhattiin 18. helmikuuta 1878.
Kurbanların birçoğu Boşnak ve Hırvat erkeklerdi.Monet hänen uhreistaan olivat vanhoja, kodittomia miehiä.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Elokuva tehtiin yhteistyössä uhrien omaisten ja ystävien kanssa.
O ve kocasının yalan ve dedikodu kurbanı olduğunu söyledi.Hänen aviomiehensä on sanottu olleen väkivaltainen ja tyrannisoiva.
1888 - Karındeşen Jack, beşinci kurbanı olan Mary Jane Kelly'yi öldürdü.1888 – Viiltäjä-Jack surmasi viimeisen tunnetun uhrinsa, Mary Jane Kellyn.
Sonunda Numenorlular Morgoth’a tapmaya, ona insan kurbanlar sunmaya başlamışlardı.Númenorilaiset uhrasivat ihmisiä ja palvoivat Morgothia, mutta pysyivät kuolevaisina.
Charlie Hebdo saldırısı kurbanları için Fransa'da 3 gün yas ilan edildi.Tuenilmaisu Charlie Hebdon toimitukseen kohdistuneen iskun uhreille Brysselissä.
Kurbanların tam sayısı da hiçbir zaman belirlenemedi.Uhrien täsmällinen lukumäärä tuskin selvinnee koskaan.
Genellikle kurbanlarını önce boğduğu ardından da nehire attığı söylenir.Yleensä hän kuristi uhrinsa tainnutettuaan heidät ensin kaasulla.
Tanrılara, kurbanların yakılmasıyla tapılırdı.Sä jumalia halveksit, kun heilut noin.
Kraliçe danışmanlara rüşvet vererek çocukların kurban edilmesi yanıtını krala vermelerini sağlar.Kuningattaren kuoltua neuvonantajat painostavat kuningasta hankkimaan puolison.
Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde taciz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.Arviolta joka viides pariskunta kärsii jossain elämänsä vaiheessa lapsettomuudesta.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ryöstetyt joutuivat myös lunastamaan omia tavaroitaan takaisin.
Bazı kişiler, tapınakta hayvan kurbanlarının olmayacağını Rabbi Abraham Isaac Kook'a bağlar.Sitä vastoin rabbi Abraham Isaac Kookin mukaan eläinuhreja enää palautettaisi.
Genellikle sırtlan ve kartalların saldırılarına kurban giderler.Yleensä he taistelivat secutoreja ja murmilloja vastaan.
Ben kurban oldum başkaları olmasın.Toisessa ei tullut ihmisuhreja.
Fakat aynı gece Marla esrarengiz bir cinayete kurban gitmiştir.Saman yön aikana Hale teki täydellisen tunnustuksen.
Bu vaka Karındeşen’in ilk kurbanı olarak varsayılmış ancak kesin olarak ona bağlanamamıştır.Hänen on myöhemmin uskottu olleen Viiltäjän ensimmäinen uhri, mutta sitä ei ole voitu kiistatta todistaa.
Suikaste kurban giden İsveç eski başbakanı Olof Palme'nin eşidir.Heistä polveutuu Ruotsin pääministeri Olof Palme.
(Kurbanla ilgili olarak bkz. sidur).(Luterilaisessa messussa uhrivirsi.)
Diğer bir sava göre ise İspanyollar insan kurban edilmesi törenlerine müdahale etmişlerdir.Yhden tarinan mukaan leipä on tulos katolisia espanjalaisia kauhistuttaneesta tavasta uhrata ihmisiä.
Suçluların %50'sinden fazlası kurbanların akrabaları, aile dostları ya da tanıdıklarıdır.Yli 80 prosenttia kävijöistä tulee ystävien tai perheen kanssa.
Kurban bu kez black metal camiası dışındaydı.Se saavutti kulttiaseman black metal -ympyröissä.
Kurbanı zorlukla kurtuldu.Uhri jäi henkiin.
Kurbanlarına zehirli bir tükürük atarak kör edebilir.Se pystyi lamaannuttamaan uhrinsa sylkemällään myrkyllä.
Kurban, Rus yönetmen Andrei Tarkovsky'nin 1986 yapımı son filmidir.Uhri on vuonna 1986 ensi-iltansa saanut ohjaaja Andrei Tarkovskin viimeinen elokuva.
O kurban değil.Hän ei ole uhri.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Το θύμα πηγαίνει στο κρεβάτι και κοιμάται με καλή υγεία.
Simetrik anahtar rastgele olarak üretilir ve diğer kurbanlara yardımcı olamaz.Το συμμετρικό κλειδί δημιουργείται με τυχαίο τρόπο και δεν μπορεί να βοηθήσει άλλα θύματα.
Erkekler için genel olarak bir "kardeşin" kurban edilmesi daha uygun bir duygulanma kaynağıdır.Για του άνδρες γενικά, η ιδέα να θυσιαστείς για έναν αδερφό είναι μια πιο κατάλληλη πηγή συναισθήματος.
Birleşmiş Milletler: İşkence Kurbanlarına Destek Günü (wikidata).Ημέρα υπέρ των θυμάτων βασανισμού.
Öne çıkan kurbanlar arasında şu kişiler bulunmaktadır: Dmitri Sipyagin – İçişleri Bakanı.Επιφανή θύματα των δολοφονιών περιελάμβαναν τους: Ντμίτρι Σιπιάγκιν – Υπουργός των Εσωτερικών.
Kalan üçte bir ise kurbanı kesenin ailesine kalır.Το άλλο ένα τρίτο για την συντήρηση της οικίας του.
Gilda kendini Dük yerine kurban etmeye karar verir ve eve girer.Η Τζίλντα, σκεπτόμενη παρορμητικά, αποφασίζει να θυσιαστεί για τον δούκα και μπαίνει στο σπίτι.