Ana içeriğe geç
Sözlük

kurban ile cümle

kurban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zatın ziyaretçileri ve kurban kesimleri çoktur.Offerplaatsen en offerfeesten komen vaak voor.
Fakat Kurban Bayramı çok yakın idi.Maar de feestvreugde was van korte duur.
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.Met de opvarenden kende men geen pardon; die werden allen omgebracht.
Ve Ayla ile Yusuf, üç-dört saat uzaklıktaki bir yatır türbesinde yapılacak kurban kesimi için yola çıkarlar.De soek bevond zich rondom de Yusuf Dey-moskee aan drie zijden, oost, noord en west.
Oyunun sonunda daima kurban sunulmuyordu.De moordenaar wordt dus op het einde van het spel niet automatisch bekendgemaakt.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Tantalus slachtte zijn zoon Pelops en zette hem voor aan de Olympische goden.
Zehir, özellikle de arsenik, kurbanlarını öldürmede en çok kullandıkları yöntemdir.Arseen is wellicht de stof die in de geschiedenis voor gifmoord het meest werd gebruikt.
Bu da kurbanın yani insanın hemen ölmesini engelliyor.De tekst impliceert het naderende overlijden van de man.
Temmuz ve Eylül 1982 arasında, dokuz ve on dokuz yaşları arasında beş kurban daha öldürdü.Tussen 1958 en 1983 doodde Biegenwald minstens negen personen.
Sünneti yasakladı ve sunakta domuzların kurban edilmesini emretti .Hij werd vogelvrij verklaard en de verbranding van zijn geschriften werd bevolen.
White bazıları tarafından AIDS salgının masum kurbanı olarak görüldü.Sommigen werden haast behandeld als leden van de blanke gemeenschap.
Kurbanın dilini yapıştırır.Ze impregneert haar slachtoffers met de tong.
Arapçada kurban için hedy (hediye)sözcüğü kullanılır.Amanat (Arabisch: أمانة; amānāt, van أمان; amān, "veiligheid") is een Oosters woord voor gijzeling.
Dördüncü kurban Keith Bennett'in bedeninin orada yakıldığından şüphe edildi.Later werd bekend dat het andere slachtoffer, Keith Bender, werd neergeschoten door Proof.
Bir olayın olması için adanan ve gerçekleşince de kesilen kurbandır.Wanneer en waardoor ze vervangen worden is nog ongewis.
Undertaker'ın WrestleMania da ilk kurbanı Jimmy Snuka oldu.De eerste uitbreiding was Jimmy’s Vendetta.
Daha sonra kurbanı öldürdü.Hij heeft het slachtoffer reeds dood aangetroffen.
Kurbanları sadece kadınlar değildi.Beide slachtoffers waren vrouwen.
Çocuklar saf varlıklar olarak kabul edildikleri için kurban seçilirlerdi.Slaven werd door families als gewoon bezit gehouden.
Bebeği elinden alınıp, kurban edilmiş.De hond wordt gered en..opgegeten.
Ortada ise birden çok şüpheli vardır.Ama hepsi de kurbanın ailesindendir.Hij verdenkt iedereen in de familie, maar ze hebben allemaal een alibi.
Kesilen kurbanlık hayvanın eti, komşulara ve muhtaçlara pay edilir.Het vlees wordt door hen gegeten en verdeeld onder armen, buren en familieleden.
Arada bunlar da kurban gider.Soms zijn er ook dodelijke slachtoffers.
Bu durumun Kurban ibadeti ve hicap uygulaması gibi örnekleri bulunmaktadır.Als zodanig stelden zij de oorkondes en capitularia op.
Sonra Âdem’in iki oğlunun kurban takdim etmeleri ve isim vermeden Habil ve Kabil konusu ele alınır.Arslan en de beide zonen van Chagri streefden ook naar opvolging, maar slaagden daarin niet.
Ancak Vitellius böyle değerli bir adamın kurban edilmesine karşı çıktı.Caesar is echter geschokt door deze brute dood van een waardige tegenstander.
Tanrıların adına bu putlara kurban kesmek yapılan adetlerden birisiydi.Waarschijnlijk waren ze daar neergelegd als offer aan de goden.
Genellikle aşk cinayetlerinin kurbanı kadınlar olur.De vrouwelijke slachtoffers van eerwraak zijn doorgaans familie van de dader.
Eskiden kakımların kurbanlarının kanını emdiği söylenirdi, ama bu doğru değildir.In vroeger tijden werd gedacht dat vlooien van kevers afstamden, maar dit bleek onjuist.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Een monument herinnert aan de slachtoffers.
Kudüs'teki İkinci Tapınağın Romalılar tarafından yıkılmasıyla Yahudilikteki kurban sunumları son buldu.De tweede Joodse Tempel in Jeruzalem wordt door de Romeinen vrijwel met de grond gelijk gemaakt.
Dexter ilk kurbanını 19 yaşındayken elde eder.Dexter zabił swoją pierwszą ofiarę w wieku 19 lat.
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.Korzystając z tego zwycięstwo doprowadził do uznania jego synów za następców.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Ofiara choroby kładzie się spać i śpi w dobrym zdrowiu.
Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti.Oto obydwaj przynieśli ofiarę; i została przyjęta od jednego z nich, a nie została przyjęta od drugiego.
Kendisine kara at kurban edilir.Uprzęż konia czarna.
Gamarra Herrera eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori karşı davasında kurbanların savunucusu olmuştur.Gamarra Herrera był przedstawiciel rodzin ofiar w procesie przeciwko byłego prezydenta Alberto Fujimori.
(Rusça). SSCB'de siyasi terör kurbanları (Жертвы политического террора в СССР) (Rusça).Жертвы политического террора в СССР (Ofiary terroru politycznego w ZSRR) (ros.)
2004 yılında Holokost kurbanları anısına bir anıt inşa edilmiştir.W roku 2004 wzniesiono pomnik ku pamięci tych ofiar Holokaustu.
Saçılga (Saçığ/Saçı): Cansız kurban.Infernal Affairs: Piekielna gra (oryg.
İnsan kurban etme adeti ilk Mayalar’da görülmez, sonradan ortaya çıkmıştır.)My pytamy o jedną kartę pierwszego pomocnika, a o drugą drugiego.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Jednakże po każdym zabójstwie ich mężowie rozliczają się finansowo.
Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.70% zamordowanych kobiet ginie z rąk swoich partnerów.
Kendisine beyaz at kurban edilir.Dosiada białego konia.
İbrahim oğlunu kurban ettiğini görür rüyasında.Bóg zdecydował jednak, że Abraham powinien mieć syna.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.Zabójcę rozpoznała jedyna jego ofiara, która przeżyła atak.
Erişim tarihi: 16 Ocak 2015. ^ "Bir dizi daha reyting canavarına kurban gitti!!!Hasłem na 2012 rok było: "Pomóż, by więcej dzieci osiągnęły piąte urodziny!!"
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Władze wyraziły ubolewanie członkom rodzin ofiar.
1888 - Karındeşen Jack ikinci kurbanı olan Annie Chapman'ı öldürdü.1888: Kuba Rozpruwacz zamordował swą drugą „kanoniczną” ofiarę, prostytutkę Annie Chapman.
Doğum günü, yıllık oyunların düzenlendiği ve kurbanların sunulduğu resmi tatil ilan edildi.Według tego kalendarza obchodzono coroczne święta, składano ofiary.
Genellikle aşk cinayetlerinin kurbanı kadınlar olur.Mężczyźni znacznie częściej niż kobiety są sprawcami zabójstw z miłości.
Evinin altında 27 kurbanın çürümüş cesedi bulundu.W domu i wokół niego znaleziono 26 ciał ofiar.
Ben kurban oldum başkaları olmasın.Obyło się bez ofiar.
Bazı toplumlarda bu karşılık kurban olabilmektedir.To zobowiązanie do rewanżu występuje chyba we wszystkich ludzkich społeczeństwach.
Kurban Bayramı ülkede resmi tatildir.Oficjalnym powodem przyjazdu jest urlop.
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.Bez leczenia surowicą może dojść do szybkiego zgonu.
Bir başka kurban gene 17 yaşındaki Laura Aime oldu.Nie chce jednak powiedzieć o tym zakochanej w nim 17-letniej Laurze.
1888 - Karındeşen Jack, beşinci kurbanı olan Mary Jane Kelly'yi öldürdü.1888 – Kuba Rozpruwacz zamordował swą piątą i ostatnią z „kanonicznych” ofiar – prostytutkę Mary Jane Kelly.
Görünüşe göre bir cinayete kurban gitmişti.Prawdopodobnie padł ofiarą morderstwa.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Dokonano także grabieży mienia ofiar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod