Ana içeriğe geç
Sözlük

kurban ile cümle

kurban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kurbanların tam sayısı da hiçbir zaman belirlenemedi.Na realidade, o número exato de vítimas nunca foi confirmado.
Caligula’nın sürekli davranışlarını eleştirmesi onu yeterince sinirlendirince, suikaste kurban gitti.Tendo tido o suficiente de raiva de Calígula em suas críticas e comportamento, ela comete suicídio.
Kurban etinden büyük bir tencere kavurma yapılır, bayram ziyaretine gelenlere ikram edilir.A boa sorte de um caçador é atribuída também aos presentes que ele oferece.
Bazı durumlarda tecavüz suçlusu kurbanla evlendirilerek ceza düşürülür.Além disso, a lei que permitia que os violadores escapassem da punição casando-se com a vítima foi abolida.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Também será construído um memorial em homenagem às vítimas.
Her ikisi de kısa bir süre sonra suikaste kurban gideceklerdi.Ambos, porém, se reconciliaram pouco depois com o segundo.
Kurbanlar çoğunlukla Siyonist olmayan Ortodoks Yahudilerdi.Os Einstein eram judeus asquenazes não praticantes.
Fakat aynı gece Marla esrarengiz bir cinayete kurban gitmiştir.Uma noite, o marido de Maria aparece misteriosamente assassinado.
(Kurbanla ilgili olarak bkz. sidur).(O refúgio da Moreia).
Ama o da Pete'in kurbanlarından biri oldu.É uma das vítimas de Walter.
2009 yılında CSI: Miami'nin sekizinci sezonunun 19. bölümünde öldürülmüş kurbanı canlandırdı.Em 2009 entra na oitava temporada do seriado CSI MIAMI.
Kurban Bayramının ilk günü olan ertesi gün güneş doğmadan Mina'ya hareket edilir.Antes do nascer do sol parte-se para Mina.
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.As linhas da frente são geralmente reservadas para membros próximos da família ou amigos.
Konstans 341 yılında Pagan kurban verme eylemlerini yasaklayan bir ferman yayımlamıştı.Constante promulgou um édito banindo os sacrifícios pagãos em 341.
1888 - Londra'da Karındeşen Jack, son kurbanını öldürdü.1888 - Primeiro assassinato atribuído a Jack o Estripador, em Londres.
Ben kurban oldum başkaları olmasın.Vou ajudar a todos menos aos homens errados.
Bu açık tabut cenazeleri tarafından eğer kurban başından hasar görmüşse yapılan bir şeydir.Porém, há dúvidas se o edifício alguma dia serviu de fato como seu túmulo.
Cadı ona bebekleri kurban ettirmiştir.Mas seu coração batia pelas crianças.
Bu tip efsanevi temellerle insan kurban edilmesi, zaman zaman büyük sayılarda, devam etmiştir.No entanto, ele não se adapta bem a esse estilo de vida, caçando humanos ocasionalmente.
Antagonist Murder Legendre rolünde Béla Lugosi, kurban rolünde ise Madge Bellamy yer alır.Estrelando o ator Bela Lugosi como antagonista e a atriz Madge Bellamy como protagonista.
Deprem kurbanlarının sayısı 3.000 kişi tahmin edilir.O número de mortes do furacão foram estimados em centenas.
İlk kurbanlar Einsatzgruppen tarafından vurularak öldürülüyordu.Ambos foram mortos a tiros pelo grupo.
Dizi 17. bölümde, reyting kurbanı olmuş ve ekranlara veda etmiştir.Série 17. classificação e disse adeus para a tela secção foi vítima.
Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek O'nu kurtardık.Wij heffen aan om dit te toonen, Een vroolijk, krachtig lied.
Kurbanı sakin tutmaya çalışın.Stel het slachtoffer gerust.
Kendisine kara at kurban edilir.Hij treft er een zwart paard aan.
Akşam güneş batınca kurban (tayılga) için hazırlıklar başlar.Bij een zonnewende keert het lengen van de dagen.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Het slachtoffer gaat naar bed en slaapt gezond.
Mehemet Bey son kurbanı öldürmesi için mumyayı Banningler'in evine gönderir.Mehemet Bey stuurt de mummie naar het huis van de Bannings om zijn laatste slachtoffer te doden.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Deze brandwonden kunnen niet uit zichzelf genezen.
Cadı, Walter'a bir bıçak verir ve Danny'yi kurban etmeye zorlar.De heks overhandigt Walter een mes en draagt hem op Danny te doden.
Kurbanı zorlukla kurtuldu.De hand kon met moeite worden gered.
Ama o da Pete'in kurbanlarından biri oldu.Ben werd ook een van zijn slachtoffers.
Bu olaydan ötürü denizciler RAB'den öyle korktular ki, O'na kurbanlar sundular, adaklar adadılar.De duivel was op zijn beurt bang voor God en dus stelde hij zich in dienst van God.
Bunlar tören sırasında kurban edilen hayvanların kemikleridir.Het wordt dan gemaakt van lamsvlees van dieren die ritueel geofferd zijn tijdens het feest.
Eğer ölüm nedeni belirtilmemişse, kurban kalp krizinden ölür.Als er geen specifieke doodsoorzaak wordt opgegeven, zal het slachtoffer aan een hartaanval sterven.
Macarlar bir savaş öncesinde onun için beyaz aygır kurban etme alışkanlığı vardı.Het was een gebruik voor de Hongaren om voor een oorlog of gevecht witte hengsten te offeren voor hem.
Kendisine keçi kurban edilir.Er wordt een schaap geofferd.
Isırığı kurbanını kuduz hale getirir.Maakt het slachtoffer in de war.
Kurbanların bedenleri gizli bir oluktan bodrum katına düşer.De lichamen van zijn slachtoffers werden vervolgens via een geheime stortkoker in de kelder gegooid.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.De families van de slachtoffers werden gecondoleerd.
Bu kurbanın cesedi 6 Nisan'da bulundu.Het lichaam van het slachtoffer werd eind oktober 1961 gevonden.
İki yüksek mahkeme yargıcı suikasta kurban gitmiştir.Twee rechters van het Hooggerechtshof worden vermoord.
Elektrikli sandalyenin ilk kurbanı kız arkadaşını öldürmekten yargılanan William Kemmler'dır.Moordenaar William Kemmler was de eerste persoon die werd veroordeeld tot de elektrische stoel.
Anthony Perkins'in karısı 2001'de 11 Eylül saldırısının kurbanlarından biridir.Zijn vrouw Berry was een van de slachtoffers van de terroristische aanslagen van 11 september 2001.
Nuh'in kurban adaması (restore edilmiş) .Noë geldt als Enochs opvolger in vroomheid.
Tevrat'a göre çocukların kurban edildikleri Tanrı'nın adı Molek idi.Aan Moloch, de god van het vuur, werden namelijk kinderen geofferd.
Kurbanların sayısı, “Holokost” un hangi anlamda kullanıldığına göre değişir.Het totale aantal hangt vooral af van welke definitie van "de Holocaust" er wordt gehanteerd.
1912 - İspanya Başbakanı José Canalejas, suikaste kurban gitti.In 1912 werd de eerste minister José Canalejas op het plein vermoord.
Temizliğin masum kurbanları arasında Sejanus'un çocukları da vardı.Onder de onschuldige slachtoffers van de zuivering waren de kinderen van Seianus.
Kurbanlarını hangi bahanelerle götürdüğünü, nasıl öldürdüğünü anlattı.Hij hield gedetailleerd bij wat hij zijn slachtoffers aandeed, hoe hij dat deed en wat de reacties waren.
Bu nedenle köpek kurban ederler.Man bijt Hond.
Et yemeyi veya kurban etmeyi dînî hukuka aykırı bulmaktadırlar.Voedsel kan halal (toegestaan) of haram (niet toegestaan) zijn.
Kurbanlar kesilip misafirlere ikram edilir.De klachten van de bezoekers worden afgehandeld.
Bu nedenle Kurban Bayramı her sene 11-12 gün daha erken kutlanır.Het schoof daarom ieder jaar 11 of 12 dagen naar voren ten opzichte van de lente-evening.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Ik heb geen offers nodig en het begrip "zuiver" is bedoeld voor bronwater, niet mensen.
Kurbanların tam sayısı da hiçbir zaman belirlenemedi.Het exacte aantal slachtoffers is nooit vast komen te staan.
Kurbanlar hareket edemeyecekleri duruma geldiğinde onları bir ahıra kapattılar ve ahırı ateşe verdiler.Als blijkt dat ze dat niet gaan doen, steken ze de schuur in brand waar ze sliepen.
Her yıl en az 50-100 adet kurban kesilmektedir.Er zijn nog wel 50 tot 100 gevallen per jaar bekend met een dodelijke afloop.
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.Evenals bij de andere slachtoffers van de seriemoordenaar zijn haar ogen uit hun kassen gesneden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod