Samimi taziyelerini kurbanların arkadaşlarına, ailelerine ve Fransız halkına sundu.وأعربت عن تعازيها الصادقة للضحايا وأسرهم، وللحكومة والشعب المصري.
Kimberly onun son kurbanı oldu.بدا وأن روما ضحيته التالية.
Kölelik veya ticaret kurbanları için yeni yasal savunma oluşturulması.كما يحظر القانون الاتجار بالبشر لأغراض تجارة الرقيق أو الدعارة.
Akîka kurbanında aranan şartlar, İslam'da kurbanda aranan şartlardır.ما هي العيوب التي يجب تجنبها في الأضحية؟ موقع طريق الإسلام.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.المجلس يقوم أيضا بالاحاطة بضحايا التعذيب وعائلاتهم.
23:21 Tüm sunularını Tapınak'ta kurban et Deut.مت 23: 11 وأكبركم يكون خادما لكم.
Daha sonra anlattıklarına göre kurbanlarını kelepçelenmeleri konusunda ayartıyordu.في هذه الأثناء جاء من يخبرهما بموت أقهات.
Dahmer'ın kurbanlarının ailelerinin tepkileri karışık oldu.وبقيت نساء عائلة داشوود في حالة سيئة.
Tüküren kobra ve ringhals zehirini kurbanının gözüne püskürtür.الكوبرا وrinkhals يمكنهم بصق السم في 'عيون ضحاياهم.
Bazı durumlarda tecavüz suçlusu kurbanla evlendirilerek ceza düşürülür.وينص القانون في بعض الحالات على تبرئة الخاطف لقاصر إذا تزوج الجاني ضحيته.
Bu dönemde birçok Dada faili meçhul cinayetlere kurban gitti.أغلبية الجثث في هذه الحالة سلمت إلى أقارب القتلى.
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.مسلسل عمر بدور عياش ابن ربيعة رضي الله عنه.
Terörün kurbanları sayısında farklılıklar vardır.تختلف أرقام الخسائر في الغارة.
Ben kurban oldum başkaları olmasın.أنا الأفضل إذن فالآخرون علي ضلال.
Bu yüzden, bütün zehirli yılanlar kurbanlarına zehir enjekte etmeden onları ısırabilme yetisine sahiptir.منذ التأثر بزعاف الحشراتفهو أمر طوعي تماما، وجميع الثعابين السامة قادرة على العض دون حقن السم في ضحيتهم.
Daha sonra kurbanı öldürdü.غير أن الجميل قتل لاحقا.
Kendisine keçi kurban edilir.عربة تجرها الماعز.
Saldırganlar bıçak kullanır ve birçok durumda kurbanın vajinasına keskin cisimler sokulur.واستخدم المهاجمون العصي والسكاكين والشفرات، وفي عدة حالات تم إدخال أجسام حادة في مهبل الضحية.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.وتهديم منازل أقاربه.
Irak Hükûmeti dost Türkiye halkına ve kurbanların ailelerine başsağlığı diler." ifadelerine yer verdi."رئيس العراق يعزي بضحايا البحر الميت ويطالب بمحاسبة المسؤولين".
Özellikle kurban bayramı döneminde bu oranın arttığı görülmektedir.هذا ويلاحظ زيادة هذا المعدل خاصة في أوقات عيد الأضحى.
Tanrı bu kurbanı kabul ederek, İsa'yı ölümden diriltmiştir.لقد أعطانها يسوع المسيح حياه من بعد موت.
Kurbanlara acil tedavi uygulanmazsa solunum yetmezliğinden ölebilirler.إذا لم تعالج فورا الضحية قد تموت من فشل في الجهاز التنفسي.
İlk olarak kurbanlara bıçakla saldırdığını, önce göğüs bölgesine saldırdığını itiraf etti.تلتها غزوة بواط، وغزوة العشيرة وغزوة بدر الأولى.
Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı.من فضائل الصيام وشهر رمضان.
Erkeğe iki kız çocuğuna da bir kurban kesilir.وأن أدنى أهل الجنة له زوجتان.
Orada kaç tane kurban vardı?كم ضحية كانت هناك
White bazıları tarafından AIDS salgının masum kurbanı olarak görüldü.White foi visto por alguns como "vítima inocente" da epidemia de aids.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.A maioria das vítimas foi encontrada no corredor principal da escola.
Kendisine keçi kurban edilir.A cabra é sacrificada a ela.
Kurbanların 18.000 kadarı Budist lamalardı.Cerca de 18.000 vítimas eram lamas budistas.
Katillere ve kurbanlara hiç rastlanmadı.Não encontraram assassinos nem vítimas.
Araştırmaları yoluyla listeyi 87 isimle şekillendirirler ve kurbanları aramaya başlarlar.Após pesquisas, eles montam uma lista com 87 padres suspeitos e começam a procurar as vítimas.
Macarlar bir savaş öncesinde onun için beyaz aygır kurban etme alışkanlığı vardı.Era costume sacrificar garanhões brancos para ele antes de uma batalha.
Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde taciz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.Uma em cada três mulheres será, em determinado momento da vida, vítima de abuso físico ou sexual.
Malezya kurbanların aileleriyle, Fransız hükümeti ve halkıyla birliktedir." diyerek saldırı kınadı.A Malásia está unida com as famílias das vítimas, o governo da França e o povo francês."
Diğer kurbanlardan farklı olarak tırnaklarıyla yere "Rache" yazan bir not bırakmıştır.Ao contrário de outras vítimas, ela deixou um bilhete, arranhando "Rache" no chão.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Eu não peço por sacrifícios, e a pureza é para a água potável, não para pessoas.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Nossos pensamentos estão com as vítimas e suas famílias.
Genç bir trajedi kurbanı, Omayra Sánchez ın fotoğrafları ve görüntüleri dünyanın her yerinde yayımlandı.Filmagens e fotografias de Omayra Sánchez, uma jovem vítima da tragédia foram publicadas ao redor do mundo.
Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser.Mas aquele que perseverar até ao fim, esse será salvo.
"Nuh'un bir kurban adaması", Ayrıntı.«Novas imagens de 'Ninja Assassino' são divulgadas».
Bu hayvanlar, çiftliklerde kurban törenleri için çok sayıda yetiştirilirdi.Esses animais foram criados em grande número nas fazendas a fim de serem sacrificados.
Kurbanların sayısı, “Holokost” un hangi anlamda kullanıldığına göre değişir.O número de vítimas depende da forma como o termo "Holocausto" é utilizado.
Meiwes'a adanmış gönüllü kurbanların ilan verebildiği web siteleri ortaya çıkmıştı.Sites dedicados a Meiwes apareceram, com pessoas que se anunciavam vítimas voluntárias.
Altar, Yunan tanrılarla dolduruldu ve Yahudilerin kurban kesmesi yasaklandı.Altares a deuses gregos foram criados e animais proibidos a judeus foram sacrificados neles.
Gizli bir hesapla, Alman Millî Bankası, kurbanlardan ele geçirilen varlıkları hortumladı.Através de uma conta oculta, o banco nacional alemão ajudou a lavar objetos de valor roubados das vítimas.
Ayrıca, besili bir öküzün kesilmesi, kurban törenlerinin ana temasını oluşturuyordu.O abate de um boi gordo era também uma parte central de um ritual de oferenda.
17 Haziran 1797'de suikasta kurban gitti ve yeğeni Feth Ali Şah Tahta çıktı.Em 17 de junho de 1797, foi assassinado e sucedido por seu sobrinho, Fath Ali Xá Cajar.
Haiti deprem kurbanları için para toplamak amaçlı düzenlenen etkinlik, Naomi Campbell tarafından düzenlendi.O evento foi organizado por Naomi Campbell para arrecadar dinheiro para as vítimas do terremoto no Haiti.
8 Nisan 217'de, Caracalla Carrhae seyahati sırasında suikaste kurban gitmiştir.No dia 8 de abril de 217, Caracala foi assassinado.
Bir filmdeki ilk rolünü 1943'te kara film Yedinci Kurban'da oynadı.O primeiro papel de Hunter no cinema foi no film noir A Sétima Vítima em 1943.
Arada bunlar da kurban gider.E enquanto isso o povo sofre.
Tanrı bu kurbanı kabul ederek, İsa'yı ölümden diriltmiştir.Levado ao Santo, este restituiu-lhe a vida.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.Terríveis coisas aconteceram às vítimas e suas famílias.
Eğer Kurban Bayramıysa, ilk gün kurbanlar kesilir ve hemen dağıtılacak yerlere teslim edilir.Se isso não é sobre paixão, você está morto no dia que abrir as portas.
David, temizlikçiyi kurbanların evine kadar izler.Marion segue Charles até a casa da dama.
Artık listesinde tek bir kurban kalmıştır.Houve somente uma perda em seu grupo.
İfadelerinde, gençliğinde cinsel istismar kurbanı olduğuna dair beyanlarda bulunmuştur.Em seu testemunho, ele se descreveu como vítima de abuso sexual quando era mais jovem.
Daha sonra anlattıklarına göre kurbanlarını kelepçelenmeleri konusunda ayartıyordu.Lembrando-lhes de sua relação, ele então disse que precisava de algo de seus siques.