Tom bir cinayetin kurbanıydı.Tom was the victim of a homicide.
O kendi başarısının bir kurbanı.He's a victim of his own success.
Kurban katil tarafından defalarca bıçaklandı.The victim was stabbed repeatedly by the killer.
O, toplum için kendini kurban ediyor.He sacrifies himself for the community.
Halk için kendini kurban ediyor.She sacrifies herself for the community.
Tom serseri bir keskin nişancı saldırısının kurbanıydı.Tom was the victim of a random sniper attack.
Tom rastgele bir keskin nişancı saldırısının kurbanıydı.Tom was the victim of a random sniper attack.
Dine küfretmek kurbansız bir suçtur.Blasphemy is a victimless crime.
Bir kurban olmak zorunda değilsiniz.You don't have to be a victim.
Tom bir yankesicinin kurbanıydı.Tom was the victim of a pickpocket.
Kurban erkek mi yoksa kadın mıydı?Was the victim male or female?
Burada başka hiç kimseden daha az kurban değilsin.You're no less a victim than anyone else here.
Sen bir sistem kurbanısın.You're a victim of the system.
Tom üçüncü kurbandı.Tom was the third victim.
Tom kurbanı oynamayı sever.Tom loves to play the victim.
Sizin kurban fark edilmeden gitmeyecek.Your sacrifice won't go unnoticed.
Sen bir aldatmaca kurbanısın.You're the victim of a hoax.
Belediye başkanı, tüm kurbanların ailelerine duygudaşlığını ifade etti.The mayor expressed his sympathy to all the families of the victims.
Kurtarma ekibi kurbanların yerini saptadı.The rescue team located the victims.
Kurban Dan Anderson olarak tespit edildi.The victim was identified as Dan Anderson.
Dan kurbanın çantasının içeriğini inceledi.Dan examined the contents of the victim's purse.
Dan kurbanın aracına bir göz attı.Dan took a look at the victim's vehicle.
İkinci kurban Dan Anderson olarak tespit edildi.The second victim was identified as Dan Anderson.
Dan ve kurbanın ailesi arasında hiçbir bağlantı yoktu.There was no connection between Dan and the victim's family.
Bir yankesici kurbanıydım.I was a victim of a pickpocket.
Kurbanın kendi kanı ile katilin adını yazmaya çalıştığı görünmektedir.It appears that the victim tried to write the murderer's name with his own blood.
Kader kurbanlarına yardım etmek önemlidir.It's important to help victims of fate.
Tom kendi açtığı kurşun yarasının kurbanıydı.Tom was the victim of a self-inflicted gunshot wound.
Hiç kurban yok.There are no victims.
Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.The victim didn't have to testify.
Arama köpekleri kurbanın cesedinin yerini saptadı.Search dogs located the victim's body.
Kurbanların hiçbirinin adı açıklanmadı.None of the victims' names have been released.
Tom çocukken bir taciz kurbanıydı.Tom was a victim of molestation as a child.
Tom durumun masum bir kurbanıydı.Tom was an innocent victim of circumstance.
Kurbanın akciğerlerinde sabun izleri bulundu. Sanırım onlar onu banyoda boğdular.Traces of soap were found in the victim's lungs. I suppose they drowned her in the bath.
Kurbanların bilinmeyen sayısı moloz altında kalmış olabilir.An unknown number of victims may be trapped beneath the rubble.
Kurbanı kimsenin bilmemesi tuhaf.It's strange that no one knows the victim.
Bu şirket kendi başarısının kurbanıdır.This company is a victim of its own success.
Tom kurbanlardan biriydi.Tom was one of the victims.
Kurban, Boston'daki bir hastanede hayatını kaybetti.The victim died at a hospital in Boston.
Kurbanların çoğu küçük çocuklardı.Most of the victims were small children.
Kurbanın adı bildirilmedi.The victim's name hasn't been released.
Bir başka kurban, hastanede kalmaya devam ediyor.One other victim remains hospitalized.
Mayın kurbanlarının yaklaşık % 80'i sivildir.Approximately 80% of landmine casualties are civilian.
Tom kimlik hırsızlığının bir kurbanı.Tom is a victim of identity theft.
Kendimi kurban olarak görmüyorum.I don't consider myself a victim.
Kurbanın kimliğini keşfettim.I've discovered the victim's identity.
Diş kayıtları kurbanın kimliğini doğruladı.Dental records confirmed the victim's identity.
Hiçbir kurbanın kimliği tespit edilmedi.Neither victim has been identified.
Kurbanın adı yayınlanmadı.The victim's name wasn't released.
Kurbanın kimliği tespit edilmedi.The victim hasn't been identified.
Kurban adlandırılmadı.The victim hasn't been named.
Tom kurbanlarından bazılarını tanıyorum.I know some of Tom's victims.
Tom cinayete kurban gitti mi?Did Tom get away with murder?
Birçok kurban vardı.There were many victims.
Ben burada kurban değilim.I'm not the victim here.
Kurban olmayı bırak.Stop being the victim.
Kurbanı neden suçluyorsun?Why blame the victim?
Kurban kimdi?Who was the victim?
Tom kanser kurbanının hayatını kurtarmak için kemik iliğini bağışladı.Tom donated his bone marrow to save the cancer victim's life.